Çılgınlık seyirciye de geçiyor

İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Can Yücel'in 'Bahar Noktası' gösterimde. Sahneye koyan Murat Karasu.

İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Can Yücel'in 'Bahar Noktası' gösterimde. Sahneye koyan Murat Karasu.
Evet, Can Yücel'in 'Bahar Noktası' diyorum, çünkü, Shakespeare'in 'Bir Yaz Gecesi Rüyası'ndan esinlenilmiş de olsa, 'Bahar Noktası', kanımca, Can Yücel'in, bu dil cambazı, espri kaynağı, kendine özgü bir düş evreni yaratmış olan bu müthiş ozanın imzasını taşıyan bir metindir, kendini alçakgönüllülükle 'Türkçe söyleyen' deyiminin ardına saklamış olsa da... Tiyatro tarihimizde bu alçakgönüllülüğü gösteren ender yazarlardan biridir, Can Yücel, Ahmet Vefik Paşa'yla birlikte. Bilindiği gibi, bu usta da, Moliére'in 'Georges Dandin'ini 100 yıl sonraki Osmanlı toplumuna getirmek için yeniden yazıp 'Yorgaki Dandini'ye dönüştürdüğünde yaptığı işe 'adaptasyon' demişti. Buna karşılık, örneğin Moliére, Plautus'un 'Çömlek'inden esinlenerek yazdığı, kimi bölümlerini olduğu gibi aktardığı 'Cimri'ye imzasını atmıştı haklı olarak, sonuçta kendi ürünü olduğu için, pek çok başka büyük yazarın da benzer durumlarda yaptıkları gibi. Zaten Shakespeare de 'Bir Yaz Gecesi Rüyası'nı yazarken değişik kaynaklardan -kimi kez doğrudan doğruya- esinlenmiş değil midir?
Düşsel bir evrende geçen 'Bahar Noktası'na Can Yücel kendi damgasını vurmuş, zamanı değiştirmiş, olayı kendi düş dünyasına taşımıştır.
Olay yine Atina'da geçmektedir, ancak dönem artık Osmanlı dönemidir. Zamanla birlikte hemen tüm kişi adları ya farklılaştırılmışlar ya da tümüyle değiştirilmişlerdir: Atina dükü Thezeus: 'Tezeus', sözlüsü, Amazonlar Ecesi Hippolyta: 'İpolita'; Hermia 'Hermiya'. Hermiya'nın babasına, Egeus'a, bir Türk adı verilmiştir: 'Ege'; sevgilisi Lysander de 'İskender' olmuştur. Bu arada, Periler Ecesi Titania 'Müzeyyen'; Periler Sultanı Oberon 'Babaron'; Cin de 'Babacan Bican'. Sayıları dörtten üçe indirilen periler de artık 'Mürdümük', 'Hardal', 'Örümcek'tirler. Ara oyunda çıkan Elizabeth çağı esnafları da dönemin Atina'sına getirilmişlerdir. Adları da mesleklerini yansıtan 'Testere', 'Öreke', 'Körük', 'Teneke', 'Mengene' ve 'Yüksük' olmuştur artık.
İyi seçilmiş canlı uygulanan müzikle desteklenen bu çılgın komedya Tezeus ile Ermiya'nın düğün töreninin yapılacağı süre içinde dört gün farklı düzeylerde gelişen olayları kapsar. Düğün konusunda bir sorun yoktur. Kentin esnaf takımı şenlikte sunmak üzere kendi çapında bir oyun hazırlamaktadır. Bunda kimi kez sorunlar yaşanır. Birbirlerini seven ve evlenmek isteyen bir çift daha vardır bu hengâmenin içinde: Ermiya ile İskender. Ancak Dimitri de Ermiya'ya tutkundur; Eleni'yse Dimitri'ye. Durum, onlar da evliliklerinde sorun yaşayan Periler Sultanı Babaron ile Periler Ecesi Müzeyyen'in devreye girmeleriyle daha da karışır.
Abartılı görsellik
Düşler evreninde de gezinen bu komedyanın başarılı sahneye koyucusu Murat Karasu, 'Bahar Noktası'nı daha çok groteske kaçan bir uyarlamayla, vur patlasın çal oynasın bir curcuna havası yansıtan bir yorumla getiriyor seyircinin karşısına. Bunu da görselliği maskelerle ve giysilerle abartarak, esnaf takımının provalarını, sonra da dükün huzurunda verdikleri gösteriyi öne çıkararak gerçekleştirmiş. Temposu giderek yükselen gösterim, özellikle ikinci perdede, seyirciyi de içine çeken bir çılgınlık zirvesine ulaşıyor, dört gencin karşılıklı ya da karşılıksız aşkları ve tutkularının altı da, bir yandan, sevecence çizilerek. Murat Karasu, Can Yücel'e yakışan bir iş çıkarmış.
Bu başarıda çevre (Ethem Özbora), giysi (Medine Yavuz) ile ışık tasarımı (Yakup Çartık) ve koregrafinin (Cihan Yöntem) yanı sıra, iki uç arasındaki dengeli dalgalanmalar mekanizması iyi ayarlanmış bu yorumu içten benimsemiş, 'Yücelce'nin kıvraklığını doğru vurgulamalarla mükemmel yansıtan, kimi iki role birden çıkan ve gösterimi bir kasap havasıyla bitiren tüm oyuncu kadrosunun katkısı büyük. Öne çıkanlarsa Tezeus ile Babaron'u değişerek oynayan Metin Belgin ile Murat Karasu; İpolita ve Müzeyyen'de Sumru Yavrucuk; Cin Babacan Bican'da Kadir Çermik ile Öreke'de Mustafa Uğurlu. Tüm kadroyu vermem ne yazık ki olanaksız.
Nitelikli, yaşam şiiri dolu, insan sıcaklıklı yorum arayanlara önerilir.