2007 falı

Ben fala inanmam. Birtakım falcı tâifesinin yılbaşlarında savurdukları palavralara da gülüp geçerim. Lâkin, bir iktisatçı ve plancı olarak belirli varsayımlara göre...

Ben fala inanmam. Birtakım falcı tâifesinin yılbaşlarında savurdukları palavralara da gülüp geçerim. Lâkin, bir iktisatçı ve plancı olarak belirli varsayımlara göre geleceğe ait tahminlerde bulunulmasının mümkün olduğunu biliyorum. Bu konuda, son yıllarda geliştirilen 'fütüroloji' (gelecek bilimi), astroloji ve bilimkurgunun ötesinde bir geçerlilik kazanmıştır.
Bu çerçevede yapılacak bir değerlendirmeye göre 2007 yılında Türkiye'de siyasî, ekonomik ve sosyal gelişmelerin şu şekilde seyredeceğini tahmin ediyorum:
1. Dış Politika: Türkiye'nin MGK toplantısından sonraki resti, KKTC üzerindeki ambargonun kısmen kaldırılması sonucunu doğurabilir. Bu durum ise, Rumları yeni bir BM planı üzerinde anlaşmaya zorlayacaktır. Ancak, Rumların 2007 yılı içerisinde yeni bir plan üzerinde mutabakata varması güçtür. Bu takdirde, Türkiye'nin Kıbrıs'ın şart olarak öne sürülmemesi gerektiği görüşü haklılık kazanır ve AB müzakereleri hızlanabilir.
Türkiye, ABD ile münasebetlerini ayarlayabilirse, Irak'ta Saddam'ın idamıyla şiddetlenecek iç savaşta rol sahibi olabilir; Irak'ın parçalanmasını ve Kerkük'teki emrivakileri engelleyebilir.
ABD'de, bu defa Ermeni Soykırım kararı kabul edilebilir. Türkiye, bu konuda BM nezdinde müracaatta bulunabilir.
2. İç Politika: Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça CHP'nin ve jakoben çevrelerin TBMM ve iç siyaset üzerindeki dayatmaları artar ve toplumun huzuru daha da bozularak yeni gerilimler ortaya çıkabilir. Ancak, AK Parti iktidarı dikkatli hareket ederse, bu gerilimin, herhangi bir askerî müdahale olmadan Cumhurbaşkanlığı seçimiyle nihayete ermesi beklenmelidir.
Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday olmaz. Bu takdirde, Bakanlar Kurulu'ndan veya AK Parti Grubu'ndan bir milletvekili aday olarak gösterilerek üçüncü turda seçilir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Kasım Ayı beklenmeden erken seçime gidilebilir. Böylece, Köşk zaferinin tesirinden faydalanılarak muhalefet toparlanamadan seçim gerçekleştirilebilir.
Bu arada ekonomik dengeler bozulmadan bazı popülist uygulamalara gidilebilir.
Seçim sonuçlarına göre; AK Parti yüzde 32-34, CHP 21-23, MHP 11-13, DYP 9-11, ANAP 6-8 oranında oy alabilir. Bu durumda AK Parti, DYP barajın gerisinde kalırsa, gene tek başına iktidar olur; DYP barajı geçerse, öncelikle DYP veya daha az ihtimalle MHP ile koalisyona gidebilir. DYP'nin barajı geçmesi hâlinde, zayıf bir ihtimal de CHP-MHP-DYP koalisyonunun kurulmasıdır.
AK Parti, tek başına veya koalisyonla yeniden iktidara gelince, süratle toparlanarak 2007'nin ikinci yarısında siyasî ve ekonomik istikrarı devam ettirebilir.
3. Ekonomi: 2007 yılında ekonomi üç safhalı olarak gelişme gösterir. En kritik dönem, Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağı 15 Mayıs'a kadar olan 4.5 aylık dönemdir. Ancak, bir askerî müdahale olmadığı takdirde, bu dönemdeki gerilimin ekonomik krize dönüşme ihtimali çok zayıftır. Bu dönemde, muhtemelen döviz fiyatları artacak; dolar 1.600 YTL'ye ve avro da 2.100 YTL'ye kadar yükselebilecektir.
İkinci dönem, Cumhurbaşkanı seçiminden genel seçimlere kadar devam edecek olan ikinci derecede kritik dönemdir. Bu dönemin, tahmin ettiğimiz gibi birkaç ay devam etmesi hâlinde, popülist maksatlarla yapılan harcamaların artışı, genel ekonomik durumu beklendiği kadar olumsuz etkilemeyecektir.
Seçimden sonraki üçüncü dönemde, muhtemelen değişmeyecek olan yeni iktidarın ekonomik istikrar politikası, 2007'nin ikinci yarısında göstergelerin iyileşmesini sağlayacaktır. Yıl sonunda, yüzde 7'lik bir büyüme hızının ve 110 milyar dolarlık ihracatın gerçekleştirileceği; fiyat artış oranının da yüzde 10'un altında tutulacağı söylenebilir.
4. Sosyal Durum: 2007 yılında sosyal reformların tam olarak yerine oturtulması muhtemel görülmemekte; işsizlik konusunda ve sağlık, sosyal güvenlik, konut gibi sektörlerde kaydedilen iyileşmelere rağmen, düzensizliklerin bir süre daha devam edeceği anlaşılmaktadır. Eğitim sektöründe gerçekleştirilen atılımlar ve başarılar sürerken yükseköğretimdeki sorunlar çözülmeden kalacaktır.
* * *
Beni iyimser bulacaklara, bugünün bayram olduğunu hatırlatmak istiyorum.