ABD-Peşmerge-PKK üçgeninde Türkiye (2)

Dünkü yazımda, ABD-Peşmerge-PKK üçgenindeki çıkarların analizini yapmaya çalışmıştım. Bu konuda, köşe yazarlığına başladığımdan beri beş yıldır yazıp çiziyorum; her fırsatta yetkili mercilere bu gerçekleri anlatmaya çalışıyorum.

Dünkü yazımda, ABD-Peşmerge-PKK üçgenindeki çıkarların analizini yapmaya çalışmıştım. Bu konuda, köşe yazarlığına başladığımdan beri beş yıldır yazıp çiziyorum; her fırsatta yetkili mercilere bu gerçekleri anlatmaya çalışıyorum.
Lâkin, ne yazık ki her defasında alınacak tedbirlerin geciktirildiğini görüyorum. Bu gecikmede, yöneticilerin yakın çevrelerinde ve medyadaki yanlış yönlendirilmelerin olumsuz etkileri rol oynamaktadır.
Bir kısmı iyi niyetli fakat hayalperest liberallerden, bir kısmı da ABD ile Talabani-Barzani'nin sözcülerinden meydana gelen bu kadronun yanlış yönlendirmeleri, bir psikolojik harekât uygulaması şeklinde cereyan etmektedir.
Bunların empoze etmeye çalıştıkları görüşler şöyle özetlenebilir:
1. Türkiye'de 'Kürt sorunu' vardır. Kürtler ezilmişlerdir. PKK terörünün temelinde bu vardır.
2. 'Kürt sorunu' siyasî, demokratik ve barışçı yoldan çözülebilir. Kürtlere yayın, eğitim hakları verilmeli; 'Kürt Kimliği' ile yönetimde yer almaları sağlanmalıdır.
3. Apo da dahil olmak üzere PKK'lılara af çıkarılmalı ve siyasette yer almaları sağlanmalıdır.
4. Barzani ile Talabani, Türkiye'nin dostudur. Kuzey Irak'taki yönetim muhatap alınmalı ve her bakımdan desteklenmelidir. Bırakınız Habur'u kapatmayı, çok sayıda yeni kapı açılmalıdır.
5. Irak'ta Kürdistan'ın kurulması Türkiye'ye zarar vermez; aksine yeni bir dost sağlar. Türkmenlerin sayısı azdır, zaten seçimlerde birkaç yüzbini geçmedikleri görülmüştür. Ne yani, Türkiye bunlar için savaşsın mı?
6. PKK asıl Türkiye içindedir. Bunlarla başa çıkamadan Irak'a girmek doğru mudur? Daha önce de 24 defa sınır ötesi operasyon yapıldı da ne faydası oldu? Türkiye asla sınır ötesi operasyon yapmamalıdır.
Bu saydıklarımıza daha birçok yanıltıcı psikolojik propaganda unsuru eklenebilir.
* * *
İleri sürülen bu görüşlerin hiçbiri doğru değildir.
Türkiye'yi ABD-Peşmerge-PKK üçgeninden çıkarmak mümkündür. Bunun için;
1. Zor, oyunu bozar. Türkiye, gerçekten büyük ve güçlü bir devlettir. Önemli olan, bu gücünün farkına varması ve dış politikada inisiyatifi ele almasıdır. Türkiye, birlik ve bütünlüğüne yönelik saldırıları bertaraf etmek için bu gücünü kullanabilmelidir.
2. Nitekim, gecikerek de olsa, TBMM'den son tezkerenin geçmesi, sıcak takibin yapılması ve sınır ötesi operasyon hazırlıklarının tamamlanması, henüz güç kullanılmamışken bile, durumu Türkiye lehine çevirebilmiştir. Bundan sonra yapılacak iş, hiç tereddüt etmeden ve daha fazla vakit kaybetmeden 'sınır ötesi harekât'ın gerçekleştirilmesidir. Bu harekât sonucunda, peşmergelerin ve ABD'nin müdahalesi vukuunda gereken karşılığın verileceği hissettirilmelidir.
3. Sudan ekonomik ambargolar ile oyalanmayı bırakıp, Kuzey Irak'a hava sahası ve Habur sınır kapısı kapatılmalı; Mersin serbest bölgesindeki peşmerge şirketlerinin faaliyetlerine son verilmeli; Kuzey Irak'taki Türk şirketlerinin faaliyetleri durdurulmalı; boru hattı kapatılmalı ve elektrik kesilmelidir.
4. Bu konuda düğüm noktası ABD'dir. Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı ile -kendi deyimiyle- açık ve net konuşmalı ve Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni radikal açılım alternatifleri teklif etmelidir. ABD'ye, Türkiye olmadan Ortadoğu'da hiçbir projenin uygulanamayacağı anlatılmalıdır.
Yeni açılımlar şu şekilde düşünülebilir:
a) Türkiye ile ABD, Irak'ta yeni bir ortak strateji geliştirebilir. Türkiye, Irak'ın bütünlüğüne dayanan yeni rejimin kurulmasında ABD'ye yardımcı olabilir. ABD, Irak'tan çekildiği zaman, peşmergelerin meydana gelecek boşluğu doldurması mümkün değildir. Türkiye, bu konuda faal görev alabilir. ABD'nin stratejisini bu istikamette değiştirmesi gerekir.
b) Bu kabul görmezse, Türkiye, güvenliğini sağlamak ve terörün kökünü kazımak için gene gereğini yapar. Kerkük'ün statüsü ve Irak'ın bütünlüğü konusundaki kararlılığından vazgeçmez; ancak ötesine karışmayabilir.
c) Bu alternatifler reddedilirse, Türkiye, bölge ülkeleriyle ittifak hâlinde millî menfaatlerini korur. Stratejik ittifakın ve NATO üyeliğinin icaplarına uymayan ABD'ye karşı caydırıcı tedbirleri uygulamaya koyar. İncirlik üssünü kapatır, Afganistan'dan çekilir ve bu şeytan üçgenini kıracak kararlı icraatı başlatır.
Aksi hâlde, oyalanıp durarak vakit kaybetmeye devam ederiz.