'Ah sinekler olmasa!'

Toprağı bol olsun, Aziz Nesin'in bir mizah hikâyesi hiç aklımdan çıkmaz. Belki de okumuşsunuzdur. Hani, adam yazar olmak ister ama mahrumiyet içerisindedir.

Toprağı bol olsun, Aziz Nesin'in bir mizah hikâyesi hiç aklımdan çıkmaz. Belki de okumuşsunuzdur. Hani, adam yazar olmak ister ama mahrumiyet içerisindedir. Ah, güzel bir kalemim olsa, der. Kalemi olunca kendine ait odası olsun ister, o da olur. Uzatmayalım, âşık olmak, evlenmek, zengin olmak ister. Sonunda her şeyi olur. Boğaz'a nâzır villasındaki lüks çalışma odasında yazmaya çalışırken sineklerin uçuştuğunu görünce, 'Ah şu sinekler olmasa öyle bir eser verirdim ki...' der.
***
Sevgili okuyucular, bu pazar sizinle şu bizim CHP'nin hâl-i pür melâlini Aziz Nesin'ce ele alalım ister misiniz?..
CHP Merkez Yürütme Kurulu'nun seçim yenilgisi hakkında hazırladığı rapor, herkes gibi beni de çok güldürdü. Raporu alıp mizah hikâyesi gibi okuyabilirsiniz. CHP'nin 6 oku, 6 'günah keçisi'ni vurmuş. Meğerse, CHP yönetiminin seçim hezimetinde hiç rolü, kabahati ve günahı yokmuş.
CHP'nin seçim mağlubiyetinin 6 sebebi varmış: Tarikatlar, imamlar, 2. cumhuriyetçiler, ABD-AB, seçim rüşveti ve Güneydoğu'daki halkımız. Ah, bunlar olmasa CHP seçimi kazanırmış. Abdera'daki filozof Demokritus bugün yaşamış olsaydı, bu saçmalıkları okuyunca gülme krizine girmez miydi?
Yahu, sizde yazarlık kabiliyeti yoksa sineklerin ne suçu varmış?!..
***
Bizim Adnan'la elimizde gazeteler gülmekten bayılıyoruz. "Pes kardeşim!" diyorum Adnan'a; "Gördüm ama bu kadar pişkinini görmedim."
Adnan, "Adamlar haklı" diyor sırıtarak... "CHP'liler özellikle Fethullah Hoca'ya tepki gösteriyorlardır. Çünkü Gülen onlara haksızlık yaptı. 1999'da Gülen ve tarikatı Ecevit'i desteklemiş ve DSP iktidara gelmişti. Ecevit öldüğü için bu kez desteklenme sırasının Baykal'a geldiğini düşünen CHP'liler umduklarını bulamadılar ve seçimi kazanamadılar. Ramazan'da ellerinde rakı kadehleriyle poz veren CHP'lilere değil de AK Parti'ye oy veren tarikatler ayıp etmişler."
"İyi ama Fethullah Hoca tarikatçı değil ki" diyorum. Adnan, "Canım, bunlar o kadar derinini nereden bilsinler, laikçi çocuklar" cevabını veriyor.
"Peki, İmamlara ne dersin?" diye soruyorum. Adnan ciddiyetle kaşlarını çatarak, "Aslında, imamların AK Parti propagandası yaptığının nasıl tespit edildiğini çok merak ediyorum" diyor. İmamların propaganda yaptığını görmek ve öğrenmek için sonuçta camilere gidilmesi gerekiyor. Öyleyse CHP'li kurmayların camilere gidiyor olması lazım gelir ki, bu ise laikçi mantığa ve etiğe ters bir durumdur. Adnan anasının gözü ya... "Eğer böyle olmuşsa, yani CHP'liler de camiye gitmişse, büyük ihtimalle onlar da imamların etkisinde kalıp AK Parti'ye oy vermiş olabilirler" diyor. Doğru söze ne denir?..
2. Cumhuriyetçiler konusunda Adnan ile farklı düşünüyoruz. Ben, Rapor'daki '2. cumhuriyetçiler'in bizim TV gülü liberal tosuncuklar olduğunu düşünüyorum. Halbuki Adnan, "Bunlar, İzmir'de İkinci Cumhuriyet Mitingi düzenleyenler olabilir" diyor. Adnan'a bakılırsa, Ankara'da Birinci Cumhuriyet Mitingi'nin gazına gelip İzmir'de ikincisi düzenlenince, vatandaşın mitingde 'Darbeye de hayır!' diye bağırması Atatürkçü Düşünce Derneği'ni çok kızdırmış; böyle olunca da 2. Cumhuriyet Mitingi yüzünden CHP istediği oyu alamamışmış...
Bu defa Adnan bana sordu: "İyi de, AB ile ABD'nin CHP'den ne alıp veremediği varmış?" "Bilmez misin?" dedim; "Sinek meselesi... Gençliğimizde solcusu, sağcısı bir araya gelince, karşı devrimcileri, komprador burjuvaziyi, sermayeyi filan suçlardık. Lâkin bir mazeretimiz vardır ki, kırk senedir hiç değişmemiştir: Batı ve ABD... Aslında bu bir çocukluk hastalığıdır."
Adnan , 'seçim rüşveti' konusunda CHP polit bürosunu haklı buluyor ve şunları söylüyor: "AK Parti'nin vatandaşlara kömür, gıda ve para yardımı yaptığı; seçimlerin de bu yüzden kaybedildiği doğrudur. Oysa vatandaş bunların 'helâl' olduğu konusunda şüpheye düşmüşken, Baykal mitinglerde çıkıp 'Bunlar helâldir vatandaş, alın, alın' deyince şüphe ortadan kalktı. Koskoca üniversite hocası bir doçent herhalde yalan söyleyecek değildi. Vatandaş da 'mademki helâldir, o zaman oyum AK Parti'yedir" dedi.
Ben, "Ama onlar da mazot, fındık, ÖSS gibi konularda rüşvet vermediler mi?" diye itiraz edecek oldum. Adnan gülerek "Yemezler" dedi; "Adam peşin kömürü bulmuşken, mazot palavrasına inanır mı?"
CHP yönetiminin, son günah keçisi olarak gösterdiği 'Güneydoğu halkı' konusunda Adnan'a danışmaya lüzum görmedim. Seçimlerde tek bir Güneydoğu iline bile gidemeyen Baykal'a ve partisine Güneydoğu halkı ne diye oy versin ki?!..
***
Sevgili okuyucular, CHP yönetiminin onu bunu saçma sapan ve gülünç ithamlarla eleştireceğine, iğneyi kendisine batıracağı günü hasretle bekliyoruz. Biliyorum, içinizden 'Sen daha çok beklersin' diyorsunuz. Haklısınız ama bir gün hepsinin çıplak olduğu ortaya çıkacak...
Pazar sohbetime Aziz Nesin'le başlamıştım. Gene, Aziz Nesin'in 'Çocuklarıma' başlıklı şiirinden bir dörtlükle bitiriyorum. 'Ah, sinekler olmasa!' diyenlere ithaf olunur:
'De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı'.