Bu devlet darbecilerin babasının malı mı?

2003-2005 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan Oramiral Özden Örnek'in, Nokta Dergisi'nde yayımlanan günlüklerini ibretle okuyoruz.

2003-2005 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan Oramiral Özden Örnek'in, Nokta Dergisi'nde yayımlanan günlüklerini ibretle okuyoruz. Türkiye'de 27 Mayıs'tan bu yana yapılan darbelerin çirkinliği ve içyüzü yıllar sonra ortaya çıkmıştır. Ancak, bu günlüğün şu bakımdan çok önemli bir farkı var: Bu defa darbe hazırlıklarının üzerinden henüz iki yıl geçmiş durumda ve bu komplolarda adı geçen komutanlar, siyasîler ve diğer aktörlerin önemli bir kısmı hâlâ görevde bulunuyorlar.
Nokta Dergisi'ni başarılı haberciliği için tebrik ediyoruz. Özden Örnek Paşa'nın bu samimî günlükleri, Türkiye'deki antidemokratik oluşumların anatomisini sergilemesi bakımından son derece önemlidir.
Biz bu darbe hazırlıkları sürecini yakından takip ettik ve 2003'ten itibaren yazılarımızla, TSK'yı yıpratmayacak şekilde ikazlarda
bulunduk. Bu yazılarda, Hilmi Özkök Paşa'nın demokratik rejimi nasıl koruduğunu anlatmaya çalıştık. Bu günlükler, Özkök Paşa'nın tarihî rolünü bir defa daha göstermiştir. Lâkin, ne yazık ki mevcut yönetim Paşa'nın durumunu gerektiği gibi değerlendirememiştir.
***
Nokta Dergisi, 'Günlükleri okuduktan sonra günümüzdeki kitlesel eylemlerin sivilliğine inanmak çok zor' diye başlık atmış. Gerçekten de, darbecilerin üniversiteleri, öğrencileri, işçileri, sendikaları, dernekleri, medyayı ve işadamlarını nasıl kullanmak istedikleri açıkça anlaşılıyor. Darbe öncesinde sokak eylemlerinin nasıl hazırlandıklarını görüyoruz. YÖK eylemlerinde 'Ordu göreve' pankartlarının nasıl dolaştırıldığı, Atatürk'ün ve Anıtkabir'in nasıl istismar edildiği, Kocatepe Camii'ndeki cenaze törenlerinin nasıl kullanıldığı artık açıkça anlaşılıyor. Aslında, 27 Mayıs'tan beri hep böyle olmuştur. Meşru siyasî iktidarları darbelerle devirmek için ortalığı karıştıranlar hep aynı metodlara başvurmuşlardır. 27 Mayıs'ta gençleri sokağa dökerek 'Kahrolsun diktatörler!' diye bağırtanlar, 12 Mart dönemindeki tırmanışı planlayanlar, 12 Eylül öncesinde darbeye gerekçe teşkil eden olayları körükleyenler ve 28 Şubat'da Fadime Şahin soytarılığını düzenleyenler hep aynı ellerdir.
Örnek Paşa'nın 28 Şubat 2004 notları çok ilgi çekici. O akşam Cumhurbaşkanı Sezer'in 'neşeli' yemeğinde, darbeye karşı olan tavrının değiştiğini ve taraftar gibi göründüğünü kaydediyor.
Örnek Paşa, politikacıları da değerlendiriyor ve eski Meclis Başkanı MHP'li Ömer İzgi'nin 'Bir şey yapacaksanız hemen yapın' dediğini, CHP'den Onur Öymen'in temaslarını anlatıyor.
Bu arada, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün ve eski rektör Kemal Alemdaroğlu'nun darbe tertipçileriyle temaslarını da öğreniyoruz. Ayrıca, medyanın bu tertiplerle nasıl yakından ilgili olduğu da bir kere daha ortaya çıkıyor.
***
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ile Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ'un, darbe hazırlıklarına 'soğuk durması', bizi bir dereceye kadar teselli ediyor. Ancak, Cumhurbaşkanı'ndan siyasî parti temsilcilerine, YÖK ve üniversite mensuplarından medya yöneticilerine kadar örülmüş bir antidemokratik komplonun bu derece ayan beyan ortasındayken, Türkiye'de demokratik rejimin nasıl rayına oturtulacağını esefle düşünüyoruz.
İşte, yıllardır yazıp çizdiğimiz, anlatmaya çalıştığımız budur. Oramiral Özden Örnek'in günlüklerini, herkesin altını çizerek okuması ve değerlendirmesi lâzımdır.
Bu günlüklerin Cumhurbaşkanı seçiminden önce yayınlanması, muhtemel darbe heveslilerini önleyici tesir mi yapar, yoksa iktidara gözdağı verip adayın belirlenmesini mi etkiler? Bunu zaman gösterecek. Lâkin, artık şurasını herkes anlamalıdır ki, bu devlet ve bu memleket darbecilerin babasının malı değildir.

Not: 2 Nisan Pazartesi günü, TBMM Senato Salonu'nda, TÜRKKAD tarafından düzenlenen 'Siyaset ve Etik' konulu sempozyuma katılmanızı tavsiye ediyorum. Buna hepimizin ihtiyacı olduğuna inanıyorum.