Büyük palavra: ÖSS'yi kaldırmak

Makyavel'in ünlü Prens'inde bir politik tavsiyesi vardır: 'Bol vaadde bulununuz. Halk bunları yapmayacağınızı bilir ama gene de memnun kalır' der.

Makyavel'in ünlü Prens'inde bir politik tavsiyesi vardır: 'Bol vaadde bulununuz. Halk bunları yapmayacağınızı bilir ama gene de memnun kalır' der. YDP'yi kurduğumda Makyavelizmi eleştirerek Demirel'in bu tavsiyeye uyduğunu söylemiştim. Daha sonra Başkanlık Divanı olarak o sırada Başbakan olan Demirel'i ziyarete gittiğimizde, bana manidar şekilde 'Vaadde bulunmak iyidir' dediğini hatırlıyorum.
Türkiye'de, özellikle seçim öncesi dönemlerde bol bol vaadlerde bulunmak, ne yazık ki Makyavel'e bile parmak ısırtacak ve Meşhedi Cafer'e rahmet okutacak kadar büyük bir atmasyon politikası hâline gelmiştir. Demirel'in, seçim vaadlerini müzayedeye çevirerek, herkesin verdiğinden 5 fazla vereceğini söylemesini unutmadık. Lâkin, bu seçimlerde atılan palavralara Demirel dahi şaşırmıştır eminim...
Halkımız, özellikle Cem Uzan'ın vaadleriyle çok eğleniyor. Halk arasında, Uzan hamilelik süresini 3 aya indirecekmiş şeklinde espriler dolaşıyor.
Bugünlerde, Uzan'a heveslenen Baykal da atmasyon yarışına girdi. Gençler gene ÖSS'de perişan oldular ve çok sayıda genç seçmen oy kullanacak ya, dilin kemiği yok ki; haydi bakalım hep beraber palavrayı atalım: 'ÖSS'yi kaldıracağız!'
* * *
ÖSS'nin iyi işleyen, ideal bir sistem olduğunu söylemek elbette mümkün değildir. ÖSS, uygulanan katsayı, sorulan sorular ve dayandığı temel paradigmalar bakımından tenkit edilebilir. Ancak, bu sistem bir zaruret neticesinde ortaya çıkmıştır. Eğer ortada 5 sandalye var da buna 50 kişi oturmak isterse, oturacak kişileri nasıl seçersiniz?
Millî Eğitim Bakanlığım esnasında, ben de ÖSS'yi kaldırmanın yollarını araştırmıştım.
Bunun başlıca iki yolu vardır:
Birincisi, yükseköğretimin kapasitesini arttırarak orta öğretim mezunlarının tamamının talebini karşılayacak hâle getirmek. Bunun için yükseköğretim kapasitesini bir anda en az dört misli arttırmak gerekir ki, hele YÖK'ün malum tutumu karşısında bu mümkün değildir.
İkincisi ise, ilköğretimden itibaren ölçme-değerlendirme sistemini geliştirerek öğrencilerin yönlendirilmelerini sağlamaktır. Bunların dışında ÖSS'yi kaldıramazsınız. Kaldıracağız diyorsanız yalan vaadde bulunuyorsunuz demektir.
Bu arada, 5 yıla yakın ana muhalefet döneminde meslek liselerini baltalamaya çalışan CHP'nin, meslekî öğretim konusundaki vaadini de çok ironik bulduğumuzu söylemeden geçemeyeceğiz.
* * *
ÖSS konusunda en tutarlı yaklaşım, AK Parti'nin Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e aittir. Çelik, bir taraftan orta öğretimde ölçme-değerlendirme sistemini modern bir anlayışla düzenlerken, diğer taraftan -YÖK'ün siyasî ve ideolojik olumsuz tavrına rağmen- yükseköğretimin kapasitesini arttırmaya çalışmıştır. O'nun döneminde, 32 yeni devlet üniversitesi ile 7 yeni vakıf üniversitesi kurulmuş ve mevcut üniversitelerde 100'den fazla yeni fakülte açılmıştır.
Meslekî-teknik orta öğretimde okullaşma oranı ise -CHP, YÖK ve jakoben çevrelerin bütün engellemelerine rağmen- yüzde 28'den yüzde 35'e çıkarılmıştır.
Bu arada, ÖSS'yi kaldırma vaadinde bulunanların, başka isim altında, meselâ 'olgunlaşma sınavı' diyerek sistemi devam ettirecekleri de kolaylıkla tahmin edilebilir.
* * *
Kendisiyle görüştüğümüz Millî Eğitim Bakanı Çelik, ÖSS'yi tamamen kaldırıyoruz derseniz, müracaat edenler 1,6 milyon olmaz; daha önceki birikimle beraber 3,5 milyon olur ve kaos çıkar, diyor ve AK Parti Seçim Beyannamesi'nde daha önceki kademelerde seçme-değerlendirme-yönlendirme yapılması hedefinin yer aldığını söylüyor. Nitekim Çelik, bakanlığı döneminde bu konuda önemli hamleler gerçekleştirmiştir.
* * *
Kısaca, ben seçmenlere, bu büyük palavralara asla inanmamalarını ve oylarını kullanırken palavracılara dikkat etmelerini tavsiye ediyorum.