Büyükanıt Paşa'yı dinlerken

Yazımı geciktirme pahasına, Büyükanıt Paşa'nın konuşmasını sonuna kadar zevkle ve heyecanla izledim. Genelkurmay Başkanı'nın bütün söylediklerine rahatlıkla imzamı atabilirim.

Yazımı geciktirme pahasına, Büyükanıt Paşa'nın konuşmasını sonuna kadar zevkle ve heyecanla izledim. Genelkurmay Başkanı'nın bütün söylediklerine rahatlıkla imzamı atabilirim. Ömrünü antidemokratik müdahalelere cesaretle karşı koyarak geçiren ve Büyükanıt Paşa'nın önceki bazı konuşmalarını sert şekilde eleştiren biri sıfatıyla bunu ifade etmekten memnuniyet duyuyorum. Paşa'nın bütün görüşlerine yürekten katılıyorum.
Türkiye'nin son 47 yılı askerî müdahaleler ve darbe tehdidiyle geçtiği için, birkaç aydır Cumhurbaşkanı seçimi etrafında yapılan antidemokratik tahrik ve dayatmalar, ne yazıktır ki TSK'nın istismar edilmesi odağında cereyan ediyordu. Büyükanıt Paşa'nın bu, hukuka ve demokrasiye saygılı, siyasete müdahaleden uzak duran konuşması, artık Türkiye'de demokrasinin rayına oturmak üzere olduğu konusunda müjdeli bir başlangıç teşkil etmiştir. Yeri gelmişken, demokratikleşme bakımından, eski Genelkurmay Başkanı Özkök Paşa'nın gayretlerini de şükranla yadediyoruz.
* * *
Toplantıyı TV'de takip ettikten sonra değerli dostum Nazlı Ilıcak'la görüştüm. İkimiz de basın toplantısına davet edilmemiştik. Ancak, Nazlı Hanım da, benim gibi konuşmayı çok beğendiğini söyledi. Bu arada, 'Bizim gibi TSK karşıtları(!) da konuşmayı beğendiğine göre...' diyerek takıldı.
Büyükanıt Paşa, basını fişleyen Andıç konusunda da net konuştu ve 'Ben asker yanlısı ya da asker karşıtı sınıflandırmasını asla kabul etmem' deyip yüreklerimize su serpti. Bundan sonra, bu ayrımcılığın kalkmasını beklemek hakkımızdır.
* * *
Genelkurmay Başkanı'nın, basın toplantısından önce Başbakan'a bilgi vermesi, konuşmaya başlarken toplantı zamanının seçilmesi konusundaki hassasiyeti ve gazetecilerin bazı provokatif sorularına karşı verdiği dikkatli cevaplar, -birilerini hayal kırıklığına uğratsa da- toplumdaki gerginliği azaltma bakımından son derece isabetli olmuştur.
Büyükanıt Paşa, Cumhurbaşkanı değerlendirmesini de, bizce siyasetten ve istismardan uzak, hukuka saygılı ve tarafsız bir üslûpla yapmıştır. İlk bakışta imalı bir deyim gibi değerlendirilebilecek olan, Cumhuriyetin temel değerlerine 'sözde' değil 'özde' bağlılık ifadesi, bizce bir adayın nitelikleriyle değil Cumhurbaşkanı seçildikten sonraki icraatlarıyla ilgilidir.
* * *
Büyükanıt Paşa'nın Kuzey Irak ve terör konularındaki değerlendirmeleri de, bugüne kadar yapılmış müphem ve tezatlarla dolu açıklamalardan çok farklıdır. Bu değerlendirmeler, Türkiye'nin millî menfaatlerini gözeten, çok gerçekçi, net ve açık tespitlerdir.
Paşa'nın yasal ve demokratik çerçeveye dikkat ederek TSK'nın Kuzey Irak'a girmesi gerektiği konusundaki görüşlerini, milletin büyük çoğunluğuyla birlikte alkışlıyoruz. Bu sözler, 'kararsız Kasımlar'ın mütereddit beyanlarından sıkılmış milletimizi rahatlatmış ve kırılan millî gururumuza ilaç gibi gelmiştir.
Paşa'nın, Barzani'yi şımartan ABD'yi de eleştirmesi ve AB'ye karşı haklı sitemleri de yerinde ve isabetli olmuştur.
Ayrıca, Paşa'nın milliyetçilik konusundaki değerlendirmeleri de daralmış gönüllerimizi ferahlattı.
* * *
TV'yi kapattıktan sonra kendi kendime şöyle mırıldanıyordum: "Paşam, siz beni basın toplantısına çağırmasanız da, ben 61 yaşında bir 'çağ dışı' teğmen olarak emrinizde savaşmaya hazırım."

'Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği'nin, 14 Nisan Cumartesi günü saat 14.00'de TOBB Ekonomi Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlediği Panel'e değerli okuyucularımın katılmasını tavsiye ediyorum.