'Canım öğretmenim' ile sohbet

Sevgili okuyucular, dikkat ettim de, başlığında PKK olan köşe yazıları daha fazla okunuyor. Biraz da bizim basın-yayın erbabının katkısıyla, toplumumuz terör meselesi üzerine öylesine kilitlenmiş ki, gözümüz başka sorun görmüyor.

Sevgili okuyucular, dikkat ettim de, başlığında PKK olan köşe yazıları daha fazla okunuyor. Biraz da bizim basın-yayın erbabının katkısıyla, toplumumuz terör meselesi üzerine öylesine kilitlenmiş ki, gözümüz başka sorun görmüyor. Tabiî bu durum da en fazla PKK'nın işine yarıyor.
Bir gün merhum Yahya Kemal, bir arkadaşıyla lokantaya gitmiş. Arkadaşı sipariş verirken garsona, 'Bir pilav, üzerine de et' demiş. Türkçe konusunda hassas olan büyük şair de, 'Bana da bir pilav ama üzerine etmeden getir' deyivermiş...
Yani uzun lâfın kısası sevgili okuyucular, size bu pazar PKK'sız bir sohbet yazısı hazırladım.

'Öğretmenim canım benim'
Eski bir Millî Eğitim Bakanı, daha da önemlisi bir öğretmen olarak, her 24 Kasım'da içim ezilir. Senede bir gün de olsa, 'Öğretmenler Günü'nün kutlanmasını heyecanla beklerim. Kulağımda eski bir okul şarkısı yankılanır:
'Öğretmenim, canım benim
Seni ben pek çok severim.'
İslâm ve Türk kültüründe öğretmenin önemini düşünürüm. Daha sonra, öğretmenlerimizin geçim sıkıntısı çekmesi, gecekondularda aç bîilaç sürünmesi veya işportacılık yaparak ayakta kalmaya çalışması gözümün önüne gelir, kahrolurum.
Ne yazık ki, sayıları fazla olduğu için, öğretmenler dünyanın hemen her ülkesinde en az maaş/ücret alan meslek grubunu oluşturuyor. Türkiye'de maaşlı ve ücretli olarak Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı 625 bin öğretmen var. Bu rakam, yükseköğretim kadrosuyla birlikte 1 milyona yaklaşıyor. Diğer bir ifadeyle, Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 6'lık kısmı orta-alt gelir grubuna dahil öğretmen ailelerinden meydana geliyor.

Gidişat olumlu
Efendim, 19 yıl önce Millî Eğitim Bakanı iken, öğretmenlerin gelirini arttırabilmek için çırpınırdım. Bir taraftan bütçeden ödenen 'öğretmen maaşları'nı arttırmaya çalışırken, diğer taraftan da 'yan ödemeleri' ve 'ders ücretlerini' yukarıya çekmiş; ayrıca, kurduğumuz 'Eğitim Fonu'ndan öğretmenlere aktarma yapmış ve 'öğretim yılı ödeneği' uygulamasını başlatmıştık.
Bakan Hüseyin Çelik döneminde, öğretmenlerin gelir durumu üzerinde önemli gelişmeler kaydedildi. Bütçeden Millî Eğitim'e ayrılan pay, en yüksek seviyeye çıkarıldı. Öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesi ve statülerinin düzeltilmesi için 'ek ders ücretleri'nde önemli artışlar sağlandı. Öğretmenler için yapılanları şöylece özetleyebiliriz:

  • Aralık 2002-Ocak 2007 arasında, 9/1 derecedeki bir öğretmenin 'maaşı' 424 YTL'den 893 YTL'ye çıktı.
  • Gene aynı dönemde, birim saat 'ek ders ücreti' 2,75 YTL'den 5,55 YTL'ye yükseltildi. Böylece haftalık azami 15 saatlik ders ücreti üzerinden aylık net rakam 165 YTL'den 330 YTL'ye çıkarıldı (Bu miktar, genel bilgi ve meslek derslerinde 400, atölye ve laboratuvar öğretmenlerinde 600'e ulaşıyor).
  • Böylece, 9/1 derecedeki bir sınıf öğretmeninin ek ders ücreti dahil net maaşı 1223 YTL'yi buluyor. Bu dönemdeki enflasyon oranı da düşülürse, reel fiyatlarla yüzde 46,5 oranında bir gelir artışı sağlanmış oluyor. 2007'nin sonunda bu artışın yüzde 50'yi geçeceği anlaşılıyor.
  • Bu miktar elbette yeterli değil. Ancak, kamu sektöründe diğer mesleklere göre öğretmenlerin en fazla reel gelir artışı elde ettikleri görülüyor. Bu oran mühendislerde yüzde 35, polislerde yüzde 26, hemşirelerde yüzde 22, doktorlarda yüzde 11 olarak gerçekleşmiş bulunuyor.
  • Öğretmenliğin kariyer basamakları halinde yapılandırılmasıyla, 'uzman öğretmen' ve 'başöğretmen'lere ayrıca 66-178 YTL arasında ek ödeme yapılıyor.
  • Bu arada öğretmenlerin 'öğretim yılı hazırlık ödeneği' de (yılda 1 defa veriliyor) 450 YTL'ye çıkarılmış.

    Yeni öğretmen atamaları
    Sadece bu kadar da değil. Bir zamanlar bakanlığım sırasında hazırlayıp da uygulamaya fırsat bulamadığım 'ÖKOP' projesi de 'Öğretmene Konut Projesi' adıyla uygulamaya konuldu.
    Ayrıca, 90 bin öğretmenin 'dizüstü bilgisayar' sahibi olması sağlandı. Bu dönemde, yeni 89 öğretmenevi ile 206 lokal hizmete sokuldu.
    Öğretmenlerin ilk atama, yer değiştirme ve diğer işlemleri de elektronik ortamda yapılıyor. Son beş yılda eğitim kurumlarında 300 bin civarında personel istihdam edilmiş; bunun 115 bini kadrolu öğretmen statüsünde. Aslında bu rakam çok büyük bir istihdam artışını ifade ediyor.
    Lâkin, bize ulaşan elektronik posta, mektup ve telefonlardan, öğretmenlerin geçim sıkıntısından sonra en fazla kadro noksanlığından şikâyetçi olduğu anlaşılıyor.
    Eğitim Fakülteleri mezunları, doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı'nda istihdamlarını talep ediyor ve bunu bir hak olarak görüyorlar.
    Halbuki, Harp Okulları ve Polis Okulları gibi, Eğitim Fakülteleri mezunlarının doğrudan Bakanlığa alınması mümkün değildir. Bu mezunlar da, zikredilen iki istisna dışındaki bütün mesleki alanlarda olduğu gibi sınava tabi tutulacaklardır. Zira;
  • YÖK'e bağlı yükseköğretim kurumlarında öğretmen yetiştirilmesi son derece yetersizdir. Bu sebeple Bakanlığa alınacak öğretmenlerin seçilmesi gerekiyor.
  • YÖK, mezunların istihdamının büyük çoğunluğunu sağlayan Bakanlığın öğretmen ihtiyacına ve talebine aldırmıyor. Çeşitli dallardaki öğrenci sayısı buna göre ayarlanmıyor.
  • Maliye Bakanlığı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilen yeni kadro miktarı -bu konuda Bakan Hüseyin Çelik'in büyük bir artış sağlamasına rağmen- halen yetersiz kalmaktadır.
  • Millî Eğitim Bakanlığı öğretmen işgücü piyasasında monopson (tek alıcı) durumundadır. Türkiye'de özel okulların öğretimdeki payı -bütün teşviklere rağmen- yüzde 3'ün altındadır. Oysa bu oran Rusya'da bile yüzde 10'u geçmiştir.
  • Hülâsa, çıkar yol, ya Bakanlık kadrolarının arttırılması ya da eğitimde özelleşmenin hızlandırılmasıdır. En iyisi, iki yöntemi de birlikte geliştirmektir. Bu arada, yıllar önce düşündüğümüz gibi, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kuruluşlarının tekrar Bakanlığa bağlanması veya YÖK'ün ıslahı ile istihdama yönelik kalite ve sayıda eğitim verir hale getirilmesi de diğer çözümlerdir.
    * * *
    Öğretmenler konusundaki olumlu gelişmelerden dolayı Bakan Çelik'i tebrik ediyor, canım öğretmenlerin Öğretmenler Günü'nü kutluyorum.