İmdaaat! Öğrenciler namaz kılıyor

Sevgili okuyucular, son ayların en 'korkunç' faciası, İstanbul-Bağcılar Lisesi'nde yaşandı. Tahmin ediniz bakalım öğrenciler ne yapmışlar?..

Sevgili okuyucular, son ayların en 'korkunç' faciası, İstanbul-Bağcılar Lisesi'nde yaşandı. Tahmin ediniz bakalım öğrenciler ne yapmışlar?..
- Toplu halde esrar çekerken mi yakalanmışlar?
Hayır, bu da bir şey mi? Daha korkunç...
- Toplu halde uygunsuz vaziyette mi bulunmuşlar?
Yok canım, daha nesi? Hem onların çağdaş tercihlerine ne karışırız.
- Tamam anladık; herhalde birbirlerini ya da öğretmenlerini öldürmüşlerdir. Yoksa okulu mu yakmışlar?
Hayır, hayır, daha da kötü; âdeta bir felaket...
- O halde sen söyle arkadaş, ben bilemedim.
Ne yapmışlar biliyor musunuz? TOPLU HALDE NAMAZ KILMIŞLAR.
- Vay be! Desene laiklik elden gitmiş; irtica gene hortlamış. Bu yeni bir Menemen Olayı. Sehpalar kurulmalı; öğrenciler ve öğretmenler asılmalı!..
* * *
Efendim, bendeniz çekirdekten yetişme 'irticacı'yım. 1958 yılında Malatya Lisesi'nin bodrumunda, değerli dostum Selami Çekmegil ile lise 1. sınıftayken bir mescit açmıştık. Teneffüslerde namazımızı kılmaya çalışıyorduk. Derken, o sıralarda ateşli bir devrimci olan sevgili Çetin Altan, Malatya Lisesi'nde irtica, laiklik elden gidiyor mealinde bir köşe yazısıyla canımıza okumuştu. Eminim ki, şimdi aynı yazıyı yazmazdı. Okulun en çalışkan öğrencileri olduğumuz için atılmaktan kurtulmuştuk.
O günden bugüne tam 50 sene geçmiş. Lâkin heyhat! Gene aynı terane, aynı kepazelik devam ediyor...
* * *
Bakınız, Anayasa'nın 'Cumhuriyet'in nitelikleri'ni belirleyen 2. maddesinin gerekçesinde laiklik nasıl tarif ediliyor: 'Hiçbir zaman dinsizlik anlamına gelmeyen laiklik ise, her ferdin istediği inanca, mezhebe sahip olabilmesi, İBADETİNİ YAPABİLMESİ ve dinî inançlarından dolayı diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tabi kılınmaması anlamına gelir'.
Gene Anayasa'nın 'Din ve vicdan hürriyeti' başlıklı 24. maddesinde, herkesin vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğu hükme bağlandıktan sonra, 'din ve ahlâk eğitim ve öğretimi' ile 'Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi' düzenlenmiş ve ilki zorunlu, ikincisi isteğe bağlı hâle getirilmiştir. Ancak, 1982 Anayasası'ndan bu yana 25 yıl geçmesine rağmen, hâlâ 'isteğe bağlı din eğitimi'ne geçilmemiştir.
Bizce, din ve ahlâk öğretiminin zorunlu olmaktan çıkarılması gerekir. Buna karşılık isteğe bağlı din eğitimine geçilmesi, yani din eğitimi uygulamasına başlanması lâzımdır.
Lisede namazın yasaklanması, Anayasa'nın 2. ve 24. maddelerine aykırıdır.
Bağcılar Savcısı, lise yöneticileri hakkında, 'Tevhidi Tedrisat Kanunu' ve '30 Teşrinisâni 1341 (1925) tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun'a muhalefetten soruşturma açmış. Neden mi? 'Medya ilahları' kurban istedi diye... Yoksa, lisede namaz kılınmasının, 'Tevhidi Tedrisat' (Öğretimin Birliği) ile artık isminin bile devrimlere ve çağa aykırı olduğu, 'kanun-u metrûke' hâline gelmiş, fiilen uygulamadan kalkmış 677 Sayılı Kanun'la bu olayın hiç ilgisinin olmadığı bilinmez mi?...
Bu namaz düşmanlığının laiklikle ne alakası var? Bayanlar, baylar, bir asırdır aynı saçmalıkları tekrarlayıp duruyorsunuz. İbadeti irtica sayan dogmatik gözlüklerinizi çıkarın artık...
Bu mazlum, muti, munis, mümin milletin yakasını bırakın...
Yoksa siz 'gerici' misiniz?