'Karanlık Savaş' ve terörle mücadele

Türkiye'nin güvenliği her şeyden önce gelir.</br>AK Parti İktidarı, son dört aylık dönemde, Cumhurbaşkanı seçimi konusunda antidemokratik baskılara maruz kalmış ve köşeye sıkıştırılmak istenmiştir.

Türkiye'nin güvenliği her şeyden önce gelir.
AK Parti İktidarı, son dört aylık dönemde, Cumhurbaşkanı seçimi konusunda antidemokratik baskılara maruz kalmış ve köşeye sıkıştırılmak istenmiştir. Birtakım 'garip muhtıralar', Anayasa Mahkemesi'nin -Başkan Tuğcu aksini iddia etse de- hukuk ve mantık dışı kararları, millî egemenlik yerine azınlığın tahakkümünü getirmiş ve mevcut iktidarın millet iradesini kullanmasına mâni olunmuştur.
Bütün bunlar doğrudur ama bu mağduriyet, Hükûmete, Türkiye'nin millî güvenliği konusunda gerekli tedbirlerin alınmasında gecikilmesi mazeretini vermez.
PKK terörüyle mücadelede 'sınır ötesi operasyon' zaruret hâline gelmiş; hatta gecikmiştir. Ankara'nın göbeğinde patlatılan bombalarla insanlar hayatlarını kaybetmekte, bir günde 6 Mehmetçik şehit edilebilmekte ve trenlere sabotaj yapılabilmektedir.
Hâl böyleyken, Barzani'nin ve ABD'nin dümen suyundaki bazı yorumcuların, operasyon aleyhindeki görüşlerine bakılarak zaman kaybedilemez. Neticesi ne olursa olsun, bu operasyon artık Türkiye'nin rüştünü ispat meselesi hâline gelmiştir. Kaldı ki, bu operasyon yapılabilirse, Türkiye'nin güvenliği bakımından çok önemli sonuçlar da alınabilir. Türk hava sahasında 'Biz burdayız' uçuşu yapan ABD uçakları için usûlen nota vermekle millî güvenliğimize sahip çıkamayız.
* * *
Başbakan, 'Sınır ötesi operasyon konuşulmaz, yapılır' demiş. Ayrıca, 'Bu iş davul zurnayla yapılmaz. Nihaî kararı siyasî irade verir' şeklinde beyanat vermiş. Tamamen haklıdır. Biz de her sabah elimiz yüreğimizde televizyonlarımızı açıyor ve siyasî iradenin karar vermesini bekliyoruz.
Bunun için Genelkurmay'ın yazılı talebine filan da lüzum yoktur. Bu saatten sonra 'bürokrasicilik' mi oynayacağız? Genelkurmay Başkanı, 12 Nisan'daki basın toplantısında bir askerî harekât gerektiğini söylemiştir. Bunun için gereken askerî tedbirlerin alındığı da bilinmektedir.
* * *
Genelkurmay Başkanı, dün yapılan 'Güvenlik Sempozyumu'nda, 'Teröriste yardım yapan da teröristtir' diyerek Barzani'yi ve peşmergelerini de terör olgusunun içinde değerlendirdi. Kendisine tamamen katılıyoruz. Ayrıca, terör konusunda çok önemli bir tahlilde bulunan Büyükanıt Paşa, 'Karanlık Savaş olarak isimlendirilebilecek dönemde, ülkelerin üzerinde ekonomik manipülasyonlar, mikro etnik kışkırtmalar, ülkelerin rejimlerini ve düzenlerini yeniden tanımlamalar, ülkelere aşılanan renkli başkaldırılar ve ülke isimlerinin önüne eklenen akıl dışı sıfatlar, KARANLIK SAVAŞ olarak isimlendirilmeye çalışılan yeni yaklaşımlar olarak da tanımlanabilir' diyor.
Yaşadığımız dünyada, 'sıcak savaş', 'soğuk savaş' evrelerinden sonra 'karanlık savaş' dönemine girildiğini belirten Genelkurmay Başkanı, terörle mücadele konusunda da önemli tesbitler yapıyor.
* * *
Türkiye'nin, 'karanlık savaş' ın tam göbeğinde olduğunu ve güvenliğinin sağlanabilmesi için gereken her türlü tedbirin gecikilmeden alınması gerektiğini, bilmem kaçıncı defadır tekrarlayıp duruyorum.
Geçen gün Habertürk TV'de, büyükelçi Deniz Bölükbaşı'nın, kendisine yöneltilen Kuzey Irak'taki ticarî menfaatlerimiz ne olacak sorusuna verdiği cevap şöyleydi: 'Hanımefendi, şehit kanının ticarî karşılığı yoktur!' Eminim ki, bu cevap karşısında babası Osman Bölükbaşı'nın ruhu şâd olmuştur.