Listeler arasında gezinti

1987 Genel Seçimleri'nden önce, rahmetli Özal'a, Türkiye ve ANAP için faydalı olacağını düşündüğüm, çok değerli ve iyi yetişmiş isimlerden meydana gelen bir milletvekili aday listesi götürmüştüm.

1987 Genel Seçimleri'nden önce, rahmetli Özal'a, Türkiye ve ANAP için faydalı olacağını düşündüğüm, çok değerli ve iyi yetişmiş isimlerden meydana gelen bir milletvekili aday listesi götürmüştüm. Listemde, başarılı yöneticiler, büyükelçiler, valiler, profesörler ve işadamları vardı. Listeye şöyle bir göz atan Özal, 'Bunların hepsi de senin gibi ukalâ' dedi ve ilave etti: 'Bana parmak lâzım; söz dinleyecek adam lâzım. Mevcut milletvekillerinin nesi varmış? Şimdi bunları milletvekili yaparsak hepsi de bakan olmaya kalkışır...'
Ben, 'Peki, devleti nasıl idare edeceğiz?' diye sorunca, 'Siz varsınız ya, kendine rakip mi arıyorsun?' cevabını verdi. Gene de listemden
birkaç ismi almıştı.
Aslında Özal'ın hakkını yememek gerekir.
Zira O, kuvvetli isimleri yanına almaktan ve onlarla çalışmaktan çekinmezdi.
***
Listeler arasında gezinirken, bu yirmi yıllık anekdotu hatırladım. Liderler ve yakın çevreleri, 'dikensiz gül bahçeleri' yapmaya çalışmışlar. Bu arada, bal tutanlar da parmaklarını yalayıp ön sıralara kurulmuşlar...
Aday listelerindeki gezintimde, barajı geçmesi kesin görülen AK Parti ve CHP ile yüzde 10'un üzerine çıkma ihtimali yüksek olan MHP'nin adaylarını gözden geçirdim. Siyaset tarihimizin en büyük beceriksizliğini sergileyen ve barajı geçme ihtimali zayıf olan DP (DYP) ve ANAP gibi partilerin eksik listelerini değerlendirme dışı bıraktım.
***
18 Mayıs tarihli 'AK Partili Dostlara Önemli Bir Tavsiye' başlıklı yazımda, merkez-merkez sağ parti olmak için listeler konusunda yapılması gerekenleri sıralamıştım. AK Parti aday listelerini incelediğimde, bu tespitlere genellikle uyulduğunu görüyorum.
AK Parti, bir taraftan Ahmet İyimaya, Ertuğrul Günay, Prof. Dr. Zafer Üskül, Haluk Özdalga, Reha Çamuroğlu, Doç. Dr. Zeynep Dağı, Prof. Dr. Edibe Sözen, Prof. Dr. Ülkü Gökalp Güney gibi, merkez sol, merkez sağ ve liberal isimleri; diğer taraftan Prof. Dr. Ömer Dinçer, Prof. Dr. Nejat Birinci, Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Mustafa Çetin ve Nedim Öztürk gibi başarılı üst düzey yöneticileri listelerine almıştır.
Ayrıca, Özlem Türköne, Nursuna Memecan gibi isimler de dikkati çekmektedir.
Ancak bu isimler, sadece 'vitrin süsü' olmamalı; hükûmette, grupta ve partide de görev alabilmelidirler.
Bu liste yapısıyla, Erdoğan'ın, merhum Özal'ın 'dört eğilim' politikasına benzer şekilde kitlenin tamamını kucaklamaya çalıştığı görülmektedir.
***
CHP'nin, 'sağ'dan transfer ettiği isimler fazla değildir. Bu isimler arasında en fazla 'İlhan Kesici' dikkati çekmekte ve CHP-Demirel yakınlaşması şeklinde yorumlanmaktadır. Edip Safter Gaydalı'nın Bitlis, Lütfullah Kayalar'ın Yozgat adaylıkları ise, vitrin olmaktan ziyade bu isimlerin seçim bölgelerindeki oy potansiyelleriyle ilgilidir.
Buna mukabil, CHP, 'Cumhuriyet Mitingleri'ni CHP mitingleri hâline dönüştüren Necla Arat ve Nur Serter'i de ödüllendirmeyi unutmamıştır. Güldal Mumcu'ya gösterilen vefa ise takdire şayandır.
DSP'lilerin minimize edildiği ve grup kurma şanslarının ortadan kaldırıldığı CHP listesi, Baykal ve yakınlarının emellerine uygun, bildiğimiz jakoben oligarşik bir niteliktedir.
***
MHP listesini incelerken, 'eski hamam, eski tas' deyimini hatırlıyorsunuz. Değerli bir DSP bürokratı olan Füsun Koroğlu dışında, yabancı hiç kimse yok. Liste başları, Bahçeli'ye yakın ılımlı isimlerden meydana geliyor.
Değerli büyükelçiler Deniz Bölükbaşı ve Gündüz Aktan göz dolduruyor. Bu arada, liderle ihtilaflı olan eski ülkücülerden Muharrem Şemsek ve Mustafa Mit'in de gönülleri alınmış.
Çok geniş ve vasıflı bir kaynağa sahip olan milliyetçi bir partinin listeleri çok daha dolu olabilirdi.