Melih Gökçek ve Ankara'nın su sıkıntısı

Sevgili okuyucular, bu pazar, sımsıcak siyasî ortamın hararetli günlerinde dahi gündemde yer alabilen Ankara'daki su sıkıntısından ve bu sıkıntının müsebbibi gibi gösterilmeye çalışılan...

Sevgili okuyucular, bu pazar, sımsıcak siyasî ortamın hararetli günlerinde dahi gündemde yer alabilen Ankara'daki su sıkıntısından ve bu sıkıntının müsebbibi gibi gösterilmeye çalışılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'ten söz etmek istiyorum.
Evvelâ şunu ifade edeyim ki, Melih Gökçek'i 1966 yılından bu yana tam 41 senedir tanıyorum. O yıllarda ikimiz de Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi, yani Mülkiyeli idik. Benden üç yaş küçüktü. O, birinci sınıftayken ben üçüncü sınıftaydım. Bir ara başkanı olduğum SBF Hür Düşünce Kulübü'nün II. Başkanlığını yapmıştı. Murat Karayalçın da aynı dernekte bir dönem önce benim Genel Sekreterim olarak görev almıştı. Talihin garip bir tecellisidir ki, her ikisi de art arda Başkent Ankara'nın Büyükşehir Belediye Başkanı oldular ve Ankara halkına hizmet etme fırsatı buldular.
Melih Gökçek en başarılı belediye başkanıdır
Bence Murat Karayalçın da başarılı bir belediye başkanı oldu ve başta Batıkent olmak üzere Ankara'ya önemli hizmetler getirdi. Gene, Türkiye'de geçmişte ve bugün çok başarılı olmuş belediye başkanları vardır. Bunların başında da İstanbul'a büyük hizmetler vererek imzasını atan Başbakan Erdoğan gelmektedir. İzmir'in çehresini değiştiren dürüstlük timsali Burhan Özfatura'yı, Konya'yı imar eden Mehmet Keçeciler'i, Halil Ürün'ü, Adana'ya bir Adana daha ilave eden Aytaç Durak'ı unutabilir misiniz? Bu köşe yazısına sığmayacak kadar hizmetler veren diğerleri beni mazur görsünler. Yenilerden de başarılı çalışmalarıyla ilk nazarda
dikkat çeken İstanbul, Gaziantep, Antalya, Kayseri ve Konya belediye başkanlarını saymadan geçemeyeceğim. Zaten Kayseri ve Konya, belediye başkanı bakımından her dönemde şanslı olmuş illerimizdir.
Lâkin, sayın Başbakan da kusura bakmasınlar ama bence Türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı belediye başkanı Melih Gökçek'tir. Onun da elbette hataları var. Meselâ, medyayla lüzumsuz polemiklere girmesini doğru bulmuyorum. Ama neredeyse hiperaktif denilebilecek mizacını ve haksızlığa karşı isyanını bildiğim için bu tepkisini anlayabiliyorum.
Biliyorum, Ankara'daki su sıkıntısı yüzünden, haksız da olsa, en fazla tenkit edildiği bir sırada bu yazıyı yazmam, Melih Gökçek'i yıpratmaya çalışanlar tarafından hoş karşılanmayacaktır. Ancak, önemli olan, böyle bir dönemde gerçekleri görebilmek ve haklıya hakkını teslim edebilmektir.
Su sıkıntısının sorumlusu Gökçek değildir
Türkiye'nin en etkili gazetesinin manşeti beni çok üzdü. Bir yanda, Eskişehir'de piknik göleti yaptıran Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen 'karınca' olarak takdim edilirken, diğer yanda Melih Gökçek 'ağustos böceği' olarak gösterilmiş. Ben ömrümde bu kadar büyük haksızlık görmedim. Yanlış anlaşılmasın; Yılmaz Büyükerşen de benim çok sevdiğim ve başarılarını yakından bildiğim bir dostumdur. Kısa zamanda Eskişehir'in yüzünü değiştirmiştir. Lâkin, 13 yıllık belediye başkanlığı döneminde günde 20 saat çırpınan Melih Gökçek'i 'ağustos böceği' diye küçültmeye çalışmak, en hafif tabiriyle insafsızlıktır.
Eskişehir'de piknik göleti olarak yapılan ve içme suyuyla bağlantısı olmayan bent sadece 3 milyon mŽ'lük iken; Ankara'da 5 yılda yapılması ve 2009'da bitirilmesi planlandığı hâlde Gökçek tarafından 14 ayda tamamlanan Kavşakkaya Barajı, bunun 20 misli büyüklüğünde ve 58 milyon mŽ'lüktür. Siz nasıl olur da bu mukayeseyi yaparsınız?
Sadece bu da değil... Gökçek, Çamlıdere'den Ankara'ya su getirmiştir. 10 yılda bitmesi ve 2027 yılında hizmete girmesi öngörülen Kızılırmak Projesi'ni 20 yıl öne çekerek 8 ayda bitirmek üzeredir. Kesikköprü Barajı'ndan su getirme projesini, 6 ay gibi rekor bir sürede tamamlamaya çalışmaktadır. Ankara'nın su ihtiyacını 2050 yılına kadar karşılayabilecek büyüklükteki Gerede Sistemi üzerindeki çalışmalar ihale safhasına kadar getirilmiştir. Üstelik bütün bunları, baş edilmesinin güçlüğünü çok iyi bildiğim hantal bürokrasiye karşı mücadele ederek gerçekleştirmektedir.
Hep gösterişli üstyapı faaliyetleriyle göz boyadığı iddia edilen Melih Gökçek'in, Cumhuriyet'in başlangıcından bu yana Başkent Ankara'ya yapılan altyapı yatırımlarını kendi döneminde kaç misli artırdığını biliyor musunuz? 13 yılda, içme suyu, yağmur suyu ve pissu için toplam
olarak 5.557 km. boru döşenerek, bu alanda başlangıçtan beri yapılan altyapı yatırımı ikiye katlanmıştır.
Nankörlük etmeyelim
Melih Gökçek, başarılarıyla sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada tanınan bir belediye başkanımızdır. Su ve altyapı faaliyetleri haricinde de her türlü şehircilik, imar, çevre, yeşillendirme ve özellikle sosyal alandaki hizmetleri, dünyanın bir çok ülkesinde örnek olarak gösterilmektedir.
Su sıkıntısının asıl sebebi, küresel ısınma ve Türkiye'deki olağanüstü kuraklıktır. Bu arada, mevzuat hazretlerini ve bürokrasiyi de unutmayalım. Gökçek öncesi dönemlerde de bundan çok daha şiddetli geçen ve seneler süren su sıkıntılarını hatırlayalım. Su sıkıntısını ve bir işçinin ihmaliyle ortaya çıkan boru patlamasını fırsat sayarak ortalığı karıştırmaya çalışan malum ideolojik çevrelerin istismarına kapılıp, gecesini gündüzüne katıp çırpınan bir hizmet erinin çalışma şevkini kırmayalım.
Bizim halkımız asla nankör değildir. Kimin 'ağustos böceği', kimin 'karınca' olduğunu pekâlâ ayırt edebilir. Bu geçici sıkıntıda bize düşen, suyu tasarruflu kullanmak ve çalışanı takdir etmektir.