Önemli olan sadece PKK terörü değildir

ABD ve peşmergeler, PKK terörünü kullanarak Türkiye'yi pasivize edip tesirsiz hâle getirme politikasında başarılı olmuşlardır. Nasıl mı?

ABD ve peşmergeler, PKK terörünü kullanarak Türkiye'yi pasivize edip tesirsiz hâle getirme politikasında başarılı olmuşlardır. Nasıl mı?
Geliniz son beş yıllık dönemi tarafsız bir gözle değerlendirmeye çalışalım.
Evvelâ, Türkiye'nin durumunu tesbit edelim:
1. Türkiye, bölgesinin en güçlü ülkesidir. 800 bin kmç'lik toprağında 74 milyonluk bir nüfus barındırmaktadır. Dünyanın 17. büyük ekonomik gücü durumundadır. Bölgesinin en önemli ekonomik aktörüdür. Dünyanın en kuvvetli ordularından birine sahiptir.
2. Türkiye, bir asır önce Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar'ın büyük kısmını içine alan Osmanlı İmparatorluğu'nun vârisidir. Irak, 90 yıl öncesine kadar üç vilâyet hâlinde Türkiye'nin bir parçasıydı. Kuzey Irak'ı da ihtiva eden Musul Vilâyeti, 1926 Ankara Anlaşması ile 80 yıl önce Türkiye'nin elinden çıkmıştır. Türkiye, bu anlaşmayla kendisine tahsis edilen petrol hakkını alamamıştır.
3. Irak'ta 2003 başlarında 4 milyon civarında Türk/Türkmen yaşıyordu. Irak Türkleri üzerinde uygulanan katliam, baskı ve zulüm neticesinde, beş yıllık dönemde 100 binden fazla Türkmen hayatını kaybetmiş, 700 bin civarında Türkmen ise göçe zorlanmıştır. Buna rağmen, Irak'ta hâlen 3,2 milyon Türkmen yaşamaktadır ve bu nüfusun büyük çoğunluğu Kerkük-Musul-Telafer hattı üzerinde bulunmaktadır.
4. Türkiye, Kuzey Irak'ta konuşlanan ve peşmergeler tarafından desteklenen PKK terör örgütünün saldırılarına mâruz kalmaktadır.
5. Türkiye'nin toprak bütünlüğü tehdit altındadır. Kuzey Irak'taki peşmergeler ile PKK terör örgütü ve siyasî uzantıları, dış odaklarla işbirliği içinde Türkiye'den toprak koparma hesapları yapmaktadır.
* * *
ABD'nin durumu ise şöyledir:
1. ABD, 11 Eylül terörünü bahane ederek Afganistan'dan sonra Irak'ı işgal etmiştir. Asıl maksadı, petrol menfaatleri ve İsrail'i desteklemektir.
2. ABD, Türkiye'den destek alamayınca, zaten önceden işbirliği içinde olduğu peşmergeleri stratejik müttefik olarak ilân etmiş ve her türlü haksızlıklarına göz yummuştur.
3. Bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasını istemektedir. Bunun en büyük engeli olarak Türkiye'yi görmekte ve peşmergelerle birlikte PKK'yı Türkiye'nin başına bela ederek etkisizleştirme politikası uygulamaktır.
Peşmergelerin hesabı açıktır:
1. Önce, ABD'nin desteğinde Kerkük merkezli bir federe devleti yerine oturtmak.
2. Sonra, Kerkük'ü başkent yaparak 34. paralelin kuzeyinde bağımsız bir Kürt devleti kurmak.
3. Nihayet, imkân bulursa, orta vâdede Türkiye, İran ve Suriye'den toprak alarak Büyük Kürdistan hayalini gerçekleştirmek.
* * *
Türkiye'nin Ortadoğu'da ve özellikle Irak'ta, PKK terörünün haricinde çok daha önemli 'alâka ve menfaatleri' vardır. Şöyle ki:
1. Türkiye, yukarıda özetlediğimiz statüsü ile bölgesinde nâzım rolünü üstlenmek zorundadır. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) başta olmak üzere, bu bölgede uygulanacak projeler Türkiye'nin inisiyatifinde bulunmalıdır. Aksi hâlde, bu uygulamalar hem Türkiye'nin hem bölge ülkelerinin menfaatlerini haleldar edecektir.
2. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasında, ABD'den daha fazla hak ve sorumluluk sahibidir. Irak haritasında meydana gelecek değişiklikler Türkiye'yi yakından ilgilendirir.
3. Irak'ta yaşayan 3,2 milyonluk Türk nüfusu, Türkiye'nin birinci derecede ilgisi dahilindedir. Türkiye, bunun yirmide biri kadar Türk'ün yaşadığı Kıbrıs'a, haklı olarak müdahalede bulunmuştur. Esasen, Irak'taki Türk nüfusu, Şii ve Sünnî Araplar ile 4,5 milyonluk Kürt nüfusundan sonra en büyük üçüncü varlığı oluşturmaktadır. Halbuki, Irak Türkleri bununla orantılı olarak hiçbir hakka sahip değildir.
* * *
Halbuki, son gelişmeler, Türkiye'nin çok daha önemli millî menfaatlerini geride bırakarak, PKK'nın dar çerçevesinde tesirsiz hâle getirilmek istendiğini göstermektedir.
Bu durumda, PKK terörünün bertaraf edilmesi, meseleyi halletmez. ABD'nin ve peşmergelerin bu konudaki bazı göstermelik icraatı, Türkiye'nin Irak konusundaki alâka ve menfaatlerini ortadan kaldırmaz. Türkiye'nin, Irak ve Ortadoğu'daki millî menfaatlerini koruması ve pasivize edilmekten sakınması gerekir.