Terörle mücadelede herkesin görevi var

Geçen gün televizyonda Cem Uzan, GP adaylarını tanıtıyordu. Bu arada, ÖSS'yi aslanlar gibi kaldırıp mazotu 1 liraya indirdikten sonra en büyük sürprizini açıkladı: İktidara gelirse terörü kaldıracakmış.

Geçen gün televizyonda Cem Uzan, GP adaylarını tanıtıyordu. Bu arada, ÖSS'yi aslanlar gibi kaldırıp mazotu 1 liraya indirdikten sonra en büyük sürprizini açıkladı: İktidara gelirse terörü kaldıracakmış. Fındık reklamında olduğu gibi, tabiî yerseniz...
Herhalde elini sallayarak 'Kahrol PKK, e mi!' diyecek ya da teröristleri milyarlık Petrus şarabıyla sarhoş edip yatlarında gezdirerek denize dökecek. Belki de onları cep telefonlarıyla tavlayacaktır, kimbilir?!..
* * *
Türkiye'nin gündemi son günlerde tamamen değişti. Neredeyse bir ay sonra yapılacak genel seçimler kimsenin umurunda değil. Terör saldırıları ve şehit cenazeleri gündemin baş köşesinde...
İktidar, postu deldirmeden kazasız belasız seçimlere ulaşmaya çalışırken, muhalefet ise var gücüyle terör üzerinden politika yapma peşinde...
Terörle mücadelede herkesin görevi var. Ancak bu görev ve sorumlulukları iyi tesbit etmek lâzım. Kimse, seçim hesabı yaparak görevini ihmal edemeyeceği gibi, kendisine durumdan vazife de çıkaramaz.
Şehitlerin kanı üzerinden oy kazanmaya çalışmak, tek kelimeyle 'şerefsizlik'tir.
* * *
Bizim medeniyetimiz, Dicle'de bir kurdun kuzuyu kapmasından idare edeni sorumlu tutar. Esasen bu anlayış, modern demokratik devlet yönetimiyle de bağdaşmaktadır. Bu durumda, AK Parti İktidarı'nın terörle mücadelede daha aktif davranması ve güvenlik güçleriyle daha sıkı bir işbirliği sağlaması elzemdir. Çarşamba günü Ankara'daki Güvenlik Zirvesi'nin bu bakımdan yararlı olduğunu kaydetmek gerekir. Ayrıca, Hükûmet'in ve Başbakan'ın, terörle mücadele konusunda CHP ve MHP başta olmak üzere muhalefete bilgi vermesi ve teröre karşı birlikte mücadele edilmesini sağlaması faydalı olacaktır. Bu arada, seçimden önce, sınırlı da olsa bir sınır ötesi operasyon imkânı aranmalıdır.
Muhalefet partileri, terörle mücadeleyi hiçbir şekilde seçim propagandası hâline getirmemelidir. Bunu yapmaya devam ederlerse, hem teröre karşı Türkiye'yi bölük pörçük göstermiş olurlar, hem de şartların değişmesi hâlinde kolayca kozlarını kaybederler. Seçim mitinglerini, Cumhuriyet mitinglerine veya terörü telin mitinglerine dönüştürüp tepkilerden oy toplamaya çalışırlarsa, herkesin sahip çıkması gereken millî bir meselede halkı bölüp parçalamış olurlar.
TSK ise, son açıklamada belirtildiği gibi, terörle mücadelede gerçekten büyük bir azim ve kararlılık göstermektedir. Lâkin, bu samimî ve vatanperverâne gayretin sınırının siyaset alanı olduğu bilinmeli; terörle mücadele dışında geleceğe ait hiçbir siyasî hesap yapılmamalıdır.
* * *
Aksi takdirde, Türkiye gibi koskoca bir ülke, dışarıdan yönlendirilen bir avuç kanlı katilin siyasî tesirinde kalan bir memleket durumuna düşecektir.
22 Temmuz Seçimleri'nin ana gündemi terör olmamalıdır. İktidar, 4,5 yıllık icraatının hesabını vermeli ve önümüzdeki dönemde yapacaklarını anlatmalı; muhalefet ise iktidarı tenkit ederek kendi projelerini gündeme getirmelidir.
Terörle mücadelede, herkes görevini yerli yerince ifa ederse, Türkiye normal demokratik gündemine tekrar kavuşabilir.