Tezkere ve ABD Ermeni kararı üzerine tavsiyeler

Bizimkilerin bitmez tükenmez tezkere çalışmaları ve bayram sefası devam ederken, bayramın birinci günü PKK cânileri sınırımızı geçip askerimize...

Bizimkilerin bitmez tükenmez tezkere çalışmaları ve bayram sefası devam ederken, bayramın birinci günü PKK cânileri sınırımızı geçip askerimize saldırdılar. Bu kadar hâdiseden sonra, tezkere çıkarılmasını gerektirmeyen 'sıcak tâkip' hakkımızı kullanarak Irak'a girmeli ve saldırganları temizlemeliydik.
***
Bugün 'sınır ötesi operasyon' yetkisi veren tezkere TBMM'de oylanacak ve kabul edilecek. Zira artık bu karar, terörle mücadele olgusunu çoktan aştı ve bir 'millî itibar' meselesi hâline geldi.
Ancak, gerçekten samimiyetle böyle bir kararın uygulamaya konulması isteniyorsa, tezkerenin muhtevasına dikkat edilmesi gerekir. 5 Şubat 2003 tarihinde, 'Türkiye Dönüm Noktasında' başlıklı yazımda, tezkerenin iki merhalede geçirilmesi kararının tarihî bir hatâ olduğunu belirterek, tek madde şeklinde düzenlenmesini istemiştim. Bilindiği gibi bu yapılmadı ve ilk tezkerenin kabul edilmesine rağmen 1 Mart Tezkeresi'nin reddi, olumsuz etkilerini ikiye katladı.
Irak konusundaki tahminleri aynen çıkmış bir aksakal olarak tekrar ikaz ediyorum. Lûtfen şu hususlara dikkat edelim:
1. Önce gerekçemizi güçlü tutalım. BM Anlaşması'nın 51. maddesini, BM Genel Kurulu'nun 1373 ve özellikle 1546 sayılı kararlarını,
5 Haziran 1926 tarihli Ankara Anlaşması'nın 10. maddesini gerekçemize koyalım.
2. Tezkere metninde 'sıcak takip' ve 'sınır ötesi operasyon' gibi tahdit edici ifadeleri kullanmayalım. Sadece TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi ya da bu yapılmayacaksa Irak'a gönderilmesi şeklinde bir ibare kullanalım. Böylece, Kerkük'te bir emrivâki veya Irak'ta müdahalesi gereken bir iç savaş hâli veyahut da ABD'yle anlaşarak Irak'ta asker bulundurulması gereken durumlarda ayrı bir tezkereye lüzum kalmayacaktır.
3. Tezkereyi 1 yıl müddetle sınırlamak büyük bir hatâ olacaktır. Tezkere metninde, eğer münhasıran Irak'ta asker bulundurmaktan bahsediliyorsa, Tezkere'nin 'süresiz' olarak çıkarılması gerekir. Genel bir ifade kullanılmışsa, '5 yıllık' bir süre uygun olacaktır. Hükûmetlerin elinde bu yetkinin olması, karşı taraf için caydırıcı tesir icra edecektir.
***
ABD Dış İlişkiler Komitesi'nin Ermeni iftiralarını kabul kararı konusunda, Türkiye'nin derhal yapması gerekenler vardır. Bu konuda oturup Pelosi'nin defaatle ilân ettiği kararını beklemek, hem safdilliktir, hem de inisiyatifi ABD'ye kaptırmaktır. Diğer taraftan, küreselleşmiş bir ekonomide, Amerikan mallarına karşı komik kampanyalar başlatılmasının da hiçbir etkisi olmaz.
Evvelemirde daha fazla vakit kaybetmeden şunları yapmalıyız:
1. İncirlik Üssü, Ermeni iftiralarının ABD Temsilciler Meclisi'nde reddedilmesine kadar geçici olarak kapatılmalıdır. Böylece inisiyatif Türkiye'ye geçmiş olacaktır.
2. ABD'nin Irak'taki lojistik desteğinin Türkiye tarafı, sözde soykırım tasarısının reddine kadar kapatılmalıdır.
3. Habur sınır kapısı geçici olarak kapatılmalıdır. Tasarının reddinden sonra kapının tekrar açılabilmesi için Suriye üzerinden yeni bir kapının daha açılması şart koşulmalıdır.
4. Türkiye'nin Vaşington Büyükelçisi, Tasarı'nın reddine kadar geri döndürülmemelidir.
Aksi takdirde, ABD'nin oyalamalarına kapılmak, Türkiye'nin nasılsa söylenip susacağına dair iddiaları haklı çıkarır ve millî itibarımız tekrar ayaklar altında çiğnenir.