TOBB ve TÜSİAD'ın oportünizmi

TÜSİAD üyeleri Türkçe sözlüğe bakmaya zahmet buyurmasınlar; Türk Dil Kurumu'nun 'Türkçe Sözlük' isimli...

TÜSİAD üyeleri Türkçe sözlüğe bakmaya zahmet buyurmasınlar; Türk Dil Kurumu’nun ‘Türkçe Sözlük’ isimli eserinde ‘oportünizm’ şöyle târif edilmiş: ‘Güç durumlarda, davranışlarını ahlak kuralları veya düzenli bir düşünceden çok, çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan tutum’ .
12 Eylül Referandumu konusunda TÜSİAD’ın ve TOBB’un tutumları oportünizmin en somut örneğidir. Bu iki sözde sivil toplum kuruluşu, referandum konusundaki oportünist tavırlarıyla, aslında kendi çıkarlarından başka şeyle ilgilenmediklerini âdeta itiraf etmişlerdir.
Başbakan’ın haklı sitemlerine cevap verirken TÜSİAD’ın demokrasinin arkasına
sığınması ve Başbakan’ın baskı yaptığını ima etmesi, bu çirkin oportünizmin maşerî vicdanın ekranına yansımasına mâni olamamıştır. TÜSİAD, üstelik bir de Başbakan’ın ‘bîtaraf-beri taraf’ sözünü istismar ederek, onun bunu kastetmediğini bile bile tehdide maruz kaldıklarını beyan etmiş ve oportünist tutumunu perçinlemiştir.
***
TÜSİAD ve TOBB’un kurumsal olarak tarafsızlık iddiası hiçbir şekilde inandırıcı değildir. Şöyle ki, bir defa bu bir genel seçim değil, bir referandumdur. Genel seçim olsaydı, bu kuruluşlar tarafından kurumsal tarafsızlık iddiasında bulunulabilirdi. Ancak bir referandumda, sivil toplum kuruluşlarının
mutlaka görüşlerini belirtmeleri ve tavırlarını koymaları gerekir.
12 Eylül Referandumu’nda tarafsız olduklarını söyleyenlerin, 22 Ekim 2001 tarihinde başlayan referandum sürecinde, gazetelere boy boy ilânlar vererek ‘Anayasa Değiştirilmesine EVET’ kampanyası açmalarına verilecek cevapları var mıdır? İlânlarda en başta gelen imza sahiplerinin TOBB ve TÜSİAD olduğunu ne çabuk unuttular?...
Hele TÜSİAD’ın yerli yersiz verdiği siyasî mahiyetteki ilânlarla siyasî iktidarlara karşı nasıl savaşlar açtıklarını unutabilir miyiz? Rahmetli Ecevit bunların elinden az çekmemişti.
Ya, TÜSİAD’ın bölücülere hazırlattığı ‘Kürt Raporları’nı, uçuk Anayasa değişikliklerini
daha dün gibi hatırlıyoruz. Referanduma sunulacak itidalli ve dengeli Anayasa reform paketine
‘evet’ diyemeyenler, kalkmış bir de Anayasa paketleri hazırlatıyorlar... Herhalde hazırladıkları paket kabul edilip halk oyuna sunulsa da bu oportünist zihniyet gene ‘evet’ demeye cesaret edemeyecekti.
Lâkin bu oportünist ikilinin, 2001’deki evet kampanyasına karşılık bu defa neden suskun
kaldığının sebebini çok iyi biliyoruz. Zira 2001’deki Anayasa değişiklikleri bütün partilerin ittifakıyla kabul edilmişti ve referandumda muhalif yoktu. Halbuki şimdi ‘evet’ ve ‘hayır’ cepheleri var. Bizim aklıevvel TOBB-TÜSİAD’çılar da, ya ‘hayır’ çıkarsa, ya ‘Gandi Kemal’ başarılı olursa diye hesap yapıyorlar. İşte mesele bu kadar basittir. Gözlerini para hırsı bürümüş, kendi kârından başka bir şey düşünmeyen, demokrasi ve insan hakları umurunda bile olmayan, Makyavelli’ye dahi parmak ısırtabilecek yapıdaki bu çıkarcı çevrelerden başka ne beklenir ki?...
Başbakan haklıdır; bunlar kapalı kapılar ardında başbakanlara iktidarın başarılarını
anlatırlar ve emirlerinde olduklarını söylerler.
Kapıdan çıkınca da demokrasi ve tarafsızlık nutukları atarlar. Ben bu makuleyi yakından tanırım.
Merhum Özal’ın önünde nasıl yağ çektiklerini, basit menfaatleri için nasıl küçüldüklerini, sonra
arkasından neler çevirdiklerini çok iyi bilirim. Kulaklarımda hâlâ ‘Sayın Müsteşarım, Sayın Bakanım’ diyen vıcık vıcık sesleri çınlıyor...
Sen kalk, ‘Ekonomik ve Sosyal Konsey Anayasa’ya girsin’ de, vergi borcundan dışarıya çıkamayan iş adamları için değişiklik iste; sonra da tarafsız numarasına yatıp çevreyi kollamaya bak. Oportünizm kelimesi, bunların durumunu izahta yetersiz kalıyor.
***
TOBB ile TÜSİAD’ın iplikleri pazara çıkmıştır. Bu kuruluşlar içindeki demokrat ve değişimden yana üyeler yöneticilerinden hesap sormalıdırlar. Aksi takdirde milletin huzuruna çıkacak yüzleri kalmayacaktır.
Bu arada, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş’ı ve iş adamı Abdülkadir Konukoğlu’nu demokrasiden yana tavırları için tebrik ediyorum.