Türk ordusunda yeniden yapılanma

Türk Milleti, tarih, kültür ve medeniyeti ile birlikte en çok ordusuyla iftihar eder. Siz, bir yakınınızı hiç askere gönderdiniz mi? Bu uğurlama, âdeta tarihten kopup gelen millî bir tören gibidir.

Türk Milleti, tarih, kültür ve medeniyeti ile birlikte en çok ordusuyla iftihar eder. Siz, bir yakınınızı hiç askere gönderdiniz mi? Bu uğurlama, âdeta tarihten kopup gelen millî bir tören gibidir. Genç 'Mehmetçik adayı', kucaklara, omuzlara alınır; havalara atılır; arkadaşları da 'En büyük asker, bizim asker!' diye bağırırlar. Davullar, zurnalar çalınır, halaylar çekilir; ay yıldızlı bayrak nazlı nazlı sallanır... Birazcık millî duyguya sahipseniz, heyecanlandığınızı, içinizin titrediğini ve gözlerinizin yaşardığını hissedersiniz...
Bizde, askerlik hizmeti için 'vatanî vazife' deyimi kullanılır. Dünyanın hiç bir lisanında böyle bir tâbir yoktur. Ben, 'bedelli askerlik'ten yana değilim. Bu sâyede sağlanacak para için milletimizin köklü bir geleneğinin yıkılması ve toplumsal terbiyemizin tahrip edilmesi fevkalade yanlış bir uygulamadır. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın haricinde, bedelli askerlik uygulaması kaldırılmalıdır. Aksi halde, askerlik hizmeti ve vatan savunması, sadece 'fakirlere' mahsus hâle gelecek; 'mukaddes vatanî vazife' anlayışı zedelenecektir.
Türk milletinin ortak değeri olan askerlik, '4-6 ay' 'zorunlu' olarak uygulanmalıdır. Ayrıca zorunlu askerlik, Türkiye gibi stratejik öneme sahip ve güçlü ordu bulundurma mecburiyetinde olan bir ülkenin zarurî ihtiyacıdır.
Diğer taraftan, askerlik döneminde temayüz eden ve üstün başarı gösteren istekli gençlere, 4-6 aylık dönemden sonra maaş bağlanarak 'profesyonel uzman kadrolar' teşkiliyle TSK'nın özellikle terörle mücadelede daha etkin olması sağlanmalıdır.
* * *
Yukarıdaki görüşlerimizi tam 28 yıldır savunuyoruz. Lâkin, geç de olsa, TSK'nın bu istikamette yeniden yapılanma başlatmasını, büyük bir memnuniyetle ve takdirle karşılıyoruz.
Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı'nın Isparta'da yaptıkları basın toplantısındaki beyanlarına aynen iştirak ediyoruz. Bu arada, her iki komutanımızın da -gazetecilerin tuzaklı sorularına rağmen- demokratik teamüllere tamamen uygun şekildeki söylemleri, Türk demokrasisi bakımından müsbet bir gelişmedir.
TSK'nın yeni konseptinde yer alan, profesyonel Özel Kuvvetler Komutanlığı, Jandarma Özel Harekât Taburları, profesyonel Komando Tugayları ve diğer takviye unsurları, son derece isabetli yeniliklerdir. Ayrıca, normal askerlik eğitimi esnasında temayüz eden er, erbaş ve asteğmenlerin de profesyonel kadrolar içinde yer alması düşünülmelidir.
* * *
Büyükanıt Paşa'nın konuşmasında, bunun haricinde önemli gördüğümüz üç noktayı da kısaca ele almak istiyoruz:
1. Türkiye'nin terörle mücadelede uzun vadeli ve kapsamlı bir Eylem Planı'na duyduğu ihtiyaç. Terörle eş zamanlı mücadele gereği. Teröristle güvenlik güçlerinin mücadelesi dışında, terörü besleyen unsurların topyekûn ele alınarak terörle mücadele edilmesi. Bu konuda, Büyükanıt Paşa haklı olarak Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun altyapısının olmadığını ifade ediyor. Bu görüşe katılıyor ve MGK Genel Sekreterliği'ne bu görevin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
2. Paşa, psikolojik harekâtta yetersiz olduğumuzu işaret ederek, 'PKK bizden çok daha iyi psikolojik harekât yürütüyor' diyor. Ne yazık ki, bizde MİT'in sınırlı imkânlarla yürütmeye çalıştığı psikolojik harekât dışında hiç bir uygulama yoktur. Daha önce MGK Genel Sekreterliği bünyesinde faaliyet gösteren 'Toplumla İlişkiler Başkanlığı'nın (TİB ) yeniden kurularak anti terörist psikolojik harekâtı-tabiatıyla Hükûmetin bilgisi ve kontrolu dahilinde- icrası gerekir.
3. Nihayet, asker tarafından bilmem kaçıncı defadır gerekli, faydalı ve zorunlu olduğu belirtilen 'sınır ötesi operasyon'da, daha fazla bekletilmeden gerçekleştirilmelidir.
Dışişleri Bakanı'nın '22 Temmuz'a kadar operasyon olmaz diyemem' şeklindeki beyanını, bir 'oyalama taktiği' değil, hâlâ kaybetmediğimiz bir 'ümit' olarak anlamak istiyoruz.