Çin Avrupa'yı kurtaracakmış...

Avrupalı liderlerin tahvillerden bir miktar satmak dışında bir şey beklediklerini sanmıyorum. Çin ise almaya pek gönüllü değil.

Geçen hafta Euro Bölgesi liderlerinin krizden çıkabilmek için anlaşmaya vardıkları açıklandı. Toplantılara katılan bir üst düzey yetkili, bu haberi doğrulamış, ama ‘ne konuda uzlaşı sağlandığının açıklığa kavuşmadığını’ da eklemiş. Yunanistan devlet tahvillerinin nominal değerlerinin yüzde 50 düşürülmesi bile öyle. Duyan sanır ki, bu tahvilleri alanlar yükün yarısını üstlenmişler. Hiç de değil. Yükün ne kadarını üstlenecekleri, bu tahviller yerine onlara verilecek olan tahvillerin faiz oranına ve vadesine bağlı. Bunların ne olacağı ise henüz belli değil. Bir de Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun bir milyar euroya çıkarılması kararı var. Bu henüz ne olduğu bilinmeyen bir varlık temelinin yine belirlenmeyen bir biçimde gerçekleştirilecek olan kaldıraç oranıyla çarpılmasıyla ulaşılacağı umulan yaklaşık bir büyüklük. Sorun buna nasıl kaynak bulunacağında. Çin’in Avrupa’yı kurtaracağı edebiyatı da buradan kaynaklanıyor. Aslında Avrupalı liderlerin yeni çıkarılacak tahvillerden bir miktar satmak dışında bir şey beklediklerini sanmıyorum. Çin’in ise pek almaya gönüllü olmadığı anlaşılıyor. Ama ‘insan düş kurduğu sürece yaşar’! Piyasacılar da öyle; Çin’i Çinlilerin gördüğünden faklı düşlüyorlar. Şöyle ki: 

Piyasacılara göre Çin
1- Çin’in döviz rezervleri 3,2 trilyon dolar. Sıralamada ikinci konumda olan AB’nin rezervlerinin 1,4 trilyon $ olduğu anımsanırsa bu büyük bir rakam.
2- Çin’in 2011/II itibariyle cari işlem fazlası 203 milyar $
3- Çin’in 2011’in üçüncü çey-reğinde büyüme hızı % 9,1. Çin’in, son on yılda sağladığı büyüme ABD’nin 7 katı. Böyle giderse 5-10 yıl sonra Çin’in GSYH’sinin ABD’ninkini geçeceğinden söz ediliyor.
4- Çin dünyada üretilen oyun-cakların % 80’ini yapıyor!
5- Çin teknolojide önemli atılımlar yapıyor: 11 Ocak 2011’de Çin’in Chengdu J-20 ‘beşinci nesil’ jet savaş uçağı ilk uçuşunu yaptı. 29 Eylül 2011’de Çin uzay istasyonu kurma projesinin ilk aşamasını başlattı; Tiangong-1 uzaya gönderildi. Çin Kasım 2011’de Ay’a insansız bir uzay aracı göndermeye hazırlanıyor. Bu bilgiler doğru... 

Çinlilere göre Çin
1- 2010 yılı itibariyle Çin kişi başına gelir sıralamasında dünyada 93’üncü! (IMF tahmini)
2- Çin’in 2011 Eylül ayı ihracatı 169,1 milyar dolar! (2010 yılı ihracatı 1.6 trilyon dolardı.) Ancak elde ettiği katma değer çok düşük. Örnek: ABD’ye 179 dolara ihraç edilen iPhone 3G’den Çin’e kalan sadece 6,5 dolar! (Prof. Xing Yuqing’in hesaplaması. Kaynak: Li Jiabao, ‘Trade Statistics Reform Urged’, China Daily, 20 Ekim 2011)
3- Çin’in ABD devlet tahvillerine yaptığı yatırımdan elde ettiği ortalama getiri % 3-4 olmasına karşılık, Çin’deki ABD firmalarının doğrudan yatırımlarından elde ettikleri ortalama getiri, 2008 yılında % 33. (Yu Yuongding, The Asset Crisis of Emerging Economies, Daily News Egypt, 5-7 Ekim 2011)
4- Çin’deki Gobi, dünyanın üçüncü en büyük çölü, 1.166.000 km2. Bu çöl yılda 3600 km2 büyüyor. Nedeni, su azalması, ormanların kesimi ve aşırı otlatma.
5- Çin’de kırsal yörelerde yaşayan 500 milyondan fazla insan, atıklarla ‘çok kirlenmiş’ su kullanmak zorunda. Çin’de yaşayan 1.3 milyar kişiden 980 milyonu ‘kısmen kirlenmiş’ su içiyor.
6- Çevre kirlenmesinin Çin ekonomisine yıllık maliyetinin 200 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu, ülkenin GSYH’sinin % 4’ü dolayında!
7- Çin’de 64 milyon konut boş. Hatta tümüyle boş şehirler bile var!
8- Dünyanın en büyük alışveriş merkezi Çin’de. Ama 2005’ten bu yana yüzde 99’u boş!
9- Pekin’de yaşayan ortalama gelirli bir kişinin 50 m2’lik daire alabilmesi için gelirinin tamamını bu amaçla kullandığı varsayımı altında, 56 yıl çalışması gerekiyor!
Bu bilgiler de doğru... Bu durumda, Çin’in iktisat politikasından sorumlu olsanız Avrupa’yı kurtarmaya kalkışır mıydınız? Bir Euro Bölgesi ülkesinde iktisat politikasından sorumlu olsaydınız “Çin bizi kurtaracak” diye düş kurar mıydınız?