Finansal istikrarın tanımı

Finansal sistemler doğaları gereği istikrarsızdırlar. Çünkü istikrarsızlık, bir sistemin dinamizminin sonucudur.

Finansal istikrardan, hem dünyada hem de Türkiye’de çok söz ediliyor. Hükümet de seçimden önce finansal istikrar komitesinin kurulacağından söz etti. Finansal istikrar nedir? Bu konuyu işleyenlerin herhalde, kendilerine göre benimsedikleri tanımları vardır. Ama üzerinde anlaşma sağlanan bir tanım olduğu kuşkulu. Bu bize özgü bir sorun değil, dünyada da böyle. Bu konuda iktisat yazınında en az bir düzine önem verilen tanım bulmak olanaklı. Bu durumda ‘finansal istikrarı’ sağlamak uğruna yapılanların bu amacı ne ölçüde sağladığına hatta bu amaca hizmet edip etmediğine, karar vermek bile zor. 

Kriz, istikrarı bozar 
Öte yandan 2007’de başlayan finans sistemindeki çalkalanmalarla başlayan krizden bu yana, finansal istikrarı sağlamak uğruna hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bir şeyler yapılıyor. Bu konudaki tartışmalarda ise bu tanım bolluğu pek sorun yaratmamış görünüyor. Neden? Sanırım açıklamanın yanıtını bulmak için gerekli ipucu sorunun içinde var. O da ‘kriz’ sözcüğü. Farklı tanımlar ortaya atmış olsalar bile uzmanların finansal krize düşmüş bir ekonomiyi tanımlamada aynı noktada buluşmalarında şaşacak bir şey yok. Çünkü, hangi tanımı alırsanız alın, kriz varsa finansal istikrar bozulmuştur. Başka bir deyişle küresel ekonominin içinde bulunduğu bu ortam, finansal istikrar tanımına başvurmanın gerekmeyeceği tek durum! 

Ancak ekonomi normal sayılabilecek bir yolda seyrederken durum farklı olacaktır. Çünkü finansal sistemin davranışının, ileride, finansal istikrarı zedeleyip zedelemeyeceği konusunda görüş ayrılıkları doğacaktır. Böyle olduğunda da farklı karar alıcıların aynı olguyu kendi tanımlarına göre değerlendirmeleri durumunda ne eşgüdüm sağlanabilir ne de önlem alınabilir. Üzerinde, temelde, anlaşma sağlanan bir finansal istikrar kavramına gereksinim bu durumda ortaya çıkacaktır. 

İyi ve kötü istikrarsızlık 
Ne var ki sorun burada bitmiyor. Her şey yolunda gidiyor gibi göründüğü sırada “İleride finansal istikrarsızlık doğabilir” gerekçesiyle önlem alınması isteğine hangi hükümet kolayca evet der ki? Bunun düz dilde karşılığı, finansal istikrar komitesi içinde merkez bankası ve düzenleyici kuruluşların, kendi görevlerini doğru yaptıkları durumda, hükümetlerle ters düşmeleri olasılığının yüksek olmasıdır. Hükümet böyle bir öneriyi kabul etmezse ne olacak? Bu kuruluşların bağımsız olması ne anlama gelecek? Dolayısıyla finansal istikrar komitesi kurma fikri sorunu çözmüyor. Bu komitenin nasıl çalışacağına ilişkin kuralların doğru konulması gerekiyor. Ama unutmayalım ki bu kuralları saptamak isteyenin soracağı ilk soru ise “Finansal istikrarı nasıl tanımlıyorsunuz” olacak. 

Bir nokta daha var: Finansal sistemler doğaları gereği istikrarsızdırlar. Çünkü istikrarsızlık, bir sistemin dinamizminin sonucudur (Keynes, Minsky). Dolayısıyla finansal istikrarın sağlanması denildiğinde bir yandan finansal sistemin dinamizminden yararlanılması sağlanırken öte yandan da ekonomiye verilebilecek zararlardan kaçınılması kastedilmektedir. ‘İyi’ ve ‘kötü’ istikrarsızlık ayrımını yapabilmek için ise yine finansal istikrar kavramının tanımına gerek var.

.