'Ufuk Ötesi' bilgiler ve seçmen davranışı

Türkiye'deki pek çok gösterge, toplum olarak yaşadığımız çalkantılı yılların etkisiyle ufkumuzun da kısa olduğunu gösteriyor.

Şu sıralarda Türkiye için 2023 hedeflerinden söz etmek moda oldu. AKP de CHP de uzun dönemli hedefler koyarak ülkenin geleceğini düşündüklerini kamuoyuna göstermeye çalışıyorlar. Siyasal partilerin bu yönde çaba göstermiş olmaları, görebildiğim kadarıyla basında olumlu
karşılandı. Acaba bunları duymak seçmenlerin oy verme davranışını nasıl etkiler?
Bence pek az. Açıklamaya çalışayım:
İnsanlar karar alırken bir yandan geçmişe ilişkin bilgileri kullanırlar öte yandan da gelecekle ilgili bazı öngörüleri hesaba katarlar. Ancak bunu yaparken kendilerine göre bir süreyle geçmişi ve geleceği sınırlarlar. Karar alabilmek için kişi kendisine ulaşan bilginin bir kısmını ayıklar (uzak geçmiş), bazı konularda da bilgi edinmek için çaba göstermez (uzak gelecek). Çünkü kişi şöyle bir hesap yapacaktır: “Bu bilgileri edinerek sağlayacağım kazanç, katlanacağım zahmet ve maliyete değer mi?” 

Seçmenin ufku kısa
Ali Akarca ve Aysıt Tansel’in Türkiye’de seçmen davranışlarına ilişkin yaptıkları ekonometrik çalışmalar, seçmenin belleğinin pek de geriye uzanmadığını gösteriyor. Eğer ekonomik durumda iyileşme olup olmadığını gayri safi yurtiçi hasılayla ölçersek, seçimden bir yıldan daha önceki değişiklikler oy verme davranışını açıklamada etkili çıkmıyor. Bu bulgular ışığında 2009’da yaşanan krizin 12
Haziran 2011 seçiminde seçmen davranışlarını pek etkilemesi beklenmez. Hemen belirteyim, bu davranış Türkiye’ye özgü değil. ABD ve Avrupa’da yapılan çalışmalarda da aynı sonuç alınmış.
Burada akla başka bir soru geliyor: Geçmişe ilişkin olarak kısa bir zaman dönemini hesaba katan seçmenin ufku da kısa olmaz mı? Türkiye’deki pek çok gösterge, toplum olarak yaşadığımız çalkantılı yılların etkisiyle ufkumuzun da kısa olduğunu gösteriyor. (Mevduatın kısa vadeye yığılması, aceleciliğimiz vs.) Böyle olunca, bırakın uzun dönemi, orta döneme ilişkin bir bilgi bile Türk seçmeni için ‘ufuk ötesinde’ kalıyor. Bu nedenle de seçmenin oy verme davranışını pek etkileyeceğini beklememek gerek. 

Ufku genişletmek zor
Seçmenin ufku genişletilebilir mi? Askerlikten bir örnek vererek açıklamaya çalışayım. Bir savaş gemisinin radarları ufuk çizgisinin ötesinde ne olup bittiğini görmeye olanak sağlamaz, (kabaca dünyanın yuvarlaklığı nedeniyle). Ama oralarda uzun menzilli silahlarla donatılmış bir düşman gemisinin olup olmadığını bilmek ise önemlidir. Bu nedenle daha yüksekten gözlem yapan uçak ya da helikopterler yardımıyla ufkun genişletilmesi yoluna gidilmiştir. Yani gözlemcinin ileriye bakmasını engelleyen koşullardan kurtulması sağlanmıştır. Seçmen için de bu yapılabilir mi? Bir dereceye kadar evet. Günlük olaylara boğulmayan, yaşamını sürdürebilmek için gerekli bilginin önemlice bir kısmını kolayca sağlayabildiği saydam ortamda bulunan ve edindiği bilgileri değerlendirebilecek donanıma (eğitim, kültür) sahip olan bir seçmen, ilerisini düşünmeye daha çok zaman ayırabilir. Bu da seçmenin ufkunun uzamasına yol açabilir. Türkiye’nin ortamı bu koşulları sağlıyor mu? Ne yazık ki hayır.

.