Meraklısı için...

Sağ olsun, Tuna Kiremitçi, geçen haftaki mektubuma Vatan'da incelikli bir yanıt verdi. Zaten benimki de bir tartışma yazısı değildi, şimdi çoğu 'milliyetçi' sanatçılar, edebiyatçılar ve eski arkadaşlarla ilgili bir dert paylaşma isteğiydi.

Sağ olsun, Tuna Kiremitçi, geçen haftaki mektubuma Vatan'da incelikli bir yanıt verdi. Zaten benimki de bir tartışma yazısı değildi, şimdi çoğu 'milliyetçi' sanatçılar, edebiyatçılar ve eski arkadaşlarla ilgili bir dert paylaşma isteğiydi. Tuna'nın, 'Fername' oyunu üzerinden Ferhan Şensoy'la ilgili yazdıklarına da değinmiş ve Şensoy'un 'darbe isteyen' bir
sanatçı olmasından duyduğum rahatsızlığı belirtmiştim.
Tuna, Şensoy'un bu isteğinde 'ortaoyunu kökenli bir hiciv' görüyor ve Şensoy'un 'arada böyle provokatif çıkışlar yapmayı sevdiğini, bunu sanatçı kişiliğinin bir parçası haline getirdiğini' söylüyor. Ben yine de bu 'kurtlar vadisi'nde, solcu ve demokrat olduğunu iddia eden bir sanatçının 'ironik' ya da 'provokatif' de olsa böyle çıkışlar yapmasını
garipsediğimi, hatta 'tehlikeli' bulduğumu söylemek istiyorum.
Öte yandan, Trabzon'da, Diyarbakır'da, İstanbul'da, nerede olursa olsun, herkesin düşünme, konuşma ve sanat yapma özgürlüğünü de sonuna kadar savunuyorum elbette. Orhan Pamuk'un, Elif Şafak'ın yazma ve söyleme özgürlüğünü nasıl savunuyorsam, Ferhan Şensoy'un da oyununu sergileme özgürlüğünü savunuyorum. Bunu engellemek isteyenlere de karşı çıkmamız, eleştirmemiz gerekiyor. Sevgili Tuna'ya teşekkür ederek, bu mes'eleyi de burada noktalıyorum. Çünkü hem polemik yapmayı sevmem, hem tartışmadan kaçınırım. Birkaç ay önce, Orhan Pamuk'un özellikle medyayı davet ettiği Beyoğlu'ndaki Nobel yemeğini 'hicv' eden bir yazı yazmış, 'Olmadı Orhan Pamuk!', ve elime yüzüme bulaştırmıştım. En yakınlarım bile yemeğe çağrılmadığım için, bunun bir 'haset ve kıskançlık' yazısı olarak algılanabileceğini söylediler, ki tam da öyle oldu. Bir daha mı, tövbe!
***
Meraklısına ikinci not, internette şiir yazımıyla ilgili tartışma üzerine. YKY'nin, kitaplarını yayımladığı usta şairlerin şiirlerine internette yayın yasağı getirmesi üzerine, bazı gazete ve TV'ler
benden de görüş aldılar. Ben de YKY'nin tutumunu belli açılardan desteklediğimi söyledim, fakat özellikle TV'ler, görüşleri kırparak kuşa çevirdikleri için, sanki 'şiir yasağı'nı destekliyormuşum gibi bir izlenim doğdu. Bu konuda bana sitem edenlere ve merak edenlere, görüşlerimi etraflıca bildirmek isterim: Ben 'kitap'tan yanayım, özellikle 'şiir' ve 'hikâye' kitaplarından yana. Çok değil, daha 10 yıl önce, yazdığım şiir kitapları birkaç baskı yapardı. Şimdi görünürde daha çok 'okur'um olduğu halde, en çok iki baskı yapıyor kitaplarım. Bizim kuşağın ünlü ve yaygın bir okura sahip şairlerinden de üzülerek öğrendiğim bu. Yani bir bakıma 'internet icat oldu, şiir kitaplarının satışı azaldı!' Zaten ne kadardı ki, genel olarak bir baskıda en çok 1000 adetten, 2 baskıda 2000 kitap satılmış olur. Telif kaygım yok, zira şiir kitaplarının telifleri de devede kulak dedikleri cinsten! Başta YKY olmak üzere pek az yayınevi şiir basıyor. Şiir satmadıkça, küçük ve orta boy yayınevleri de haklı olarak bundan vazgeçiyor. Böylece pek çok genç şair dosyaları böğründe bekleşiyor. Şiir kitapları biraz satılsa yayınevleri de gençlerin kitaplarını yayımlar.
YKY sonradan yaptığı açıklamayla, şairlerinin belli sayıdaki şiirlerinin internette yayımına izin verdi. Ustalarımız Nâzım Hikmet, Ece Ayhan, Edip Cansever hayatta olsalardı bunu dert etmezlerdi eminim, izin verirlerdi. Kendi şiirlerimle ilgili ben de öyle düşünüyorum.
İsteyen site benim tüm şiir kitaplarımı alıp yayımlayabilir. Hatta dileyen okurlar, yazdığım şiirleri sahiplenip, altına kendi adlarını yazarak da internette yayımlayabilirler. Dünya görüşüm ve şiir görüşüm bunu gerektirir çünkü: Anonim olsun, isteyenin olsun, ihtiyacı olan sahiplensin
şiirlerimi. Yeter ki internette doğru dürüst yayımlansın. Satın alabilecek durumda olanlarınsa şiir kitapları, dergileri almaları çok önemli. Biliyorsunuz bugün Sevgililer Günü, sevgilinize bir şiir kitabı armağan etmek için çok 'anlamlı' bir gün. Aşkınızı şiirsiz bırakmayın e mi?