Nar kardeş

Hrant'ın katledilmesinin ardından çıkan ilk 'Agos' gazetesini okuyordum. Met-Üst'ün (Metin Üstündağ) bir akrostiş-şiirine rastladım. Hrant Dink'in adının ilk harfleriyle oluşturulan şiir şöyle:

Hrant'ın katledilmesinin ardından çıkan ilk 'Agos' gazetesini okuyordum. Met-Üst'ün (Metin Üstündağ) bir akrostiş-şiirine rastladım. Hrant Dink'in adının ilk harfleriyle oluşturulan şiir şöyle: "Hülyalı/ Istıraplı/ Renkli/ Aşık/ Namuslu/ Temiz/.../ Delikanlı/İnsan/ Nar/ Kardeş." Yazılarından, konuşmalarından tanıdığım Hrant'ı çok yalın anlatan anlamlı bir şiir yazmış Met-Üst.
Beni en çok etkileyen son iki dizeyi yan yana getirince, Hrant'a bir kez de ben 'Nar Kardeş' diye seslenmek istedim.
'Nar Kardeş' daha toprağa verilmeden, uğursuz ağızlar homurdanmaya başladı, 'ne demek hepimiz Ermeni'yiz, biz Ermeni değiliz !' Sonra koro büyüdü ve Hrant gibi milliyetçilikten nefret eden bir 'kardeş'in üzerinden, azgın milliyetçilik dişlerini bir kez daha gösterdi. Gazetelerinde, TV'lerinde utanmadan anketler yaptılar. İstedikleri gibi yönlendirdikleri halkın bu ankete ne yanıt vereceğini sanki bilmiyorlarmış gibi! Ha Kenan Evren'in 82 Darbe Anayasa'sını ve 'cumhurbaşkanlığı'nı onaylatmak için yaptırdığı güdümlü referandum, ha cunta artığı medyanın yaptığı danışıklı anket, aralarında fark yok.
Biraz vicdan sahibi olan, içinde hâlâ eski bir değer olarak bir parça insanlık kalmış herkes 'Hepimiz Hrant Dink'iz, Hepimiz Ermeni'yiz' sloganının neyi ifade ettiğini çok iyi bilir. Bu bazen 'hepimiz Yahudi'yiz' olur, bazen 'hepimiz Zenci'yiz', 'hepimiz Filistin'liyiz'
olur. Saldırıya uğrayan insanlar ve kültürlerle 'empati' oluşturmanın, onları 'Öteki'leştirmemenin, eşit görmenin bir tezahürüdür bu. Daha da önemlisi, tıpkı Hrant'ın mirası olan kardeşliği, barışı, bir arada yaşamayı ve her türden milliyetçiliğe karşı demokrasiyi, özgürlüğü temsil eder. 'Hepimiz insanız, hepimiz kardeşiz' demektir nihayetinde. Ama medyanın tetikçi gazetecilerinin aptalca bir demagojiyle buyurdukları cinsten, muğlak bir 'insanlık ve kardeşlik' söylemi değildir bu. Plastik değil, insan acısıyla yoğrulmuş gözyaşı dökenlerin insanlığı ve kardeşliğidir.
Cenazede bir yanlış pankart vardı, 'Bu ülkede kelaynakları koruyorlar, güvercinleri vuruyorlar' yazılıydı. Bu ülkede ne kelaynaklar korunuyor ne de güvercinler. Bu ülkenin kelaynakları da işte cenazedeki yüz bin insanla, Anadolu'daki bir o kadar daha insandır. Daha fazla değiliz, kendimizi kandırmayalım. 'Hepimiz Ogün'üz' yazılı tişörtle gezmeye gerek yok, bu ülkenin 'şerrefli' katillerinin ve yandaşlarının 'ezici' çoğunluğu içlerinde birer 'Ogün' besliyorlar zaten. Pazartesi Radikal'de Neşe Düzel'le yaptığı söyleşide Ömer Laçiner 'Bütün faşist cinayetler pusuda işlenir. Dövüşerek, vuruşarak cinayet işlemez bunlar. Gelip arkadan vurmak, tipik bir faşist cinayettir' diyordu. Çok haklıydı.
Niye o gün 'Hepimiz Hrant, hepimiz Ermeni' olduk? Herkes kendi dinini özgürce yaşasın diye, herkes kendi dilini rahatça konuşabilsin diye, herkes kendi kültürünü korkusuzca sürdürebilsin diye. Böylesine masum bir slogan, kimseyi yurdundan da, dininden de, milliyetinden de etmez, Türk Türk'tür, Kürt Kürt, Ermeni de Ermeni. Ama hepsi de Türkiye'nin yurttaşlarıdır, hepsinin vatanı da Türkiye'dir. Bu slogan tam da bunu dile getiriyordu işte, 'ya sev ya terket' kafasının anlayamayacağı budur.Türkiye turnaların, kelaynakların, güvercinlerin geniş göğüdür ve üzerinde yaşayan halkların, inançların, kültürlerin renklendirdiği bir kardeşlik bahçesidir. Bu bahçede nar, bolluğun, bereketin, zenginliğin ve bir arada olmanın simgesidir. 'Nar Kardeş'ime kıyanlar, 'Bir'in içindeki çokluğu, Çok'un içindeki birliği' de bir kez daha parçaladılar. Bunların Türkiye'nin masallarından, halk hikâyelerinden, söylencelerinden haberi yok. Türkiye'yi 'tek tip'leştirip kendilerinden olmayanlara, kendileri gibi düşünmeyenlere hayat hakkı tanımamak ırkçılıktan, faşizmden başka bir şey değildir.
Hrant'ın anlamı Ermenice'de 'ateş'miş, narın da Türkçe'deki bir anlamı 'ateş'tir. Hrant'a, o 'ateşli delikanlı'ya 'ateş' edenlerin, ettirenlerin bunu bildiğini sanmam. 'Nar Kardeş'imiz Hrant'ın anısına, demokrasi, özgürlük, barış ve kardeşlik ateşini, çok az da olsak, yükseltmek ve hiç söndürmemek en 'yakıcı' görevimizdir artık.