Sola soldan yaklaşmak

Yerel seçimler yaklaşırken solda yeni ittifak arayışları da gündeme gelmeye başladı. Aşağı yukarı her seçimden önce görülen bu tür arayışları doğal karşılamak gerek.

Yerel seçimler yaklaşırken solda yeni ittifak arayışları da gündeme gelmeye başladı. Aşağı yukarı her seçimden önce görülen bu tür arayışları doğal karşılamak gerek. Fakat bugünkü girişimler ve yönelimle öncekiler arasında ciddi, önemli farklar var. O farkı acaba şöyle özetleyebilir miyim?
Seçim ittifakları genellikle benzer partiler arasında yapılan bir güç birliğidir. Bugün de genel anlamıyla solda kendisini gösteren arayışları aynı türden diye görmek mümkün. Oysa değil. Çünkü, bugünkü girişimler kendilerini solda tanımlayan partilerle CHP arasında cereyan eden bir ayrışmanın, bir zıtlaşmanın sonucu. Bu işin bir çekişmeye dönüşmesinin suçlusu da CHP dışındakiler değil, CHP. Gerçi, SHP gibi, YTP gibi partilerin çok farklı ama hiçbirisi de köktenci olmayan nedenlerle kurulduğu açık. Bunların bir bölümü kişisel uzlaşmazlıklardan ve komplekslerden, bir bölümü siyasal çıkar arayışından kaynaklanıyor. Gene de suçu onlarda değil, gövde parti olan CHP'de aramak gerek. Eğer ortada bir 'sahip çıkan'ın bulunması gerekiyorsa bu CHP olmalıdır.
İkincisi, CHP ve yönetimi bugün bu partilere kapısını toptan kapatmış görünüyor. Onlarla uzlaşmaya da yakınlaşmaya da yanaşmıyor. O zaman geriye kalan partilerin kendilerine farklı bir çizgi çizmesi zorunlu. Şimdi ortaya çıkan tablo da zaten onu gösteriyor. Dolayısıyla bugünkü arayışı CHP'yle CHP dışındaki solun safları ayrıştırması, kendilerini ve tutumlarını netleştirmesi olarak görmek gerek.
Bu, çok önemli şeyler ifade eden bir gelişme. Çünkü, her şeyden önce CHP bir 'sol' parti değil. Çok kısa açılımlar dışında tarihinde hiçbir zaman da olmadı. Bu parti, bugün, bir kez daha merkeze, yani egemen ideolojinin hegemonik hale getirilmesine oynuyor. Hiçbir şey üretmiyor, hiçbir programatik öneri geliştirmiyor. Sadece negatif siyaset yaparak iktidarın yıpranmasına, yıpratılmasına bakıyor. O süreçte de orduyla işbirliği yapmanın ötesine geçemiyor. Bu şartlar altında bugünkü ayrışma sol görüntüsü veren, sol ilüzyonu yaratan bir partiyle daha gerçek bir solu temsil edecek partiler arasında kendisini gösteren ciddi bir ayrışma.
Seçim sonrasında ortaya çıkacak muhtemel gelişmelerin neler olabileceğini sorgulamadan önce şunu belirteyim: yukarıda CHP dışındaki partilerin de 'çıkmazları' olduğunu, onların bazılarının da ciddi bir düşünce ayrımından doğmayan partiler olduğunu belirttim. Buna rağmen, bu kesimi nasıl, niye sol diye tanımladığım, nitelendirdiğim sorulacaktır. Nedeni şu: YTP ve SHP o türden partilerse de ittifak onlarla sınırlı değil. ÖDP gibi, HADEP gibi ve diğer örgütlenmeler gibi solun farklı boyut ve düzeylerini temsil eden partilerin adı bu ittifak için geçiyor. Bu türden unsurların varlığı bu iki partinin kısıtlamalarını aşacaktır. Eğer gerçekleştirilirse o unsurlar bu kesime ciddi, demokratik, sol bir içerik kazandıracaktır. Şimdi bu ittifakın sonuçlarına değineyim.
Seçimden sonra, oy oranını, sürdürülen, kutuplaşmaya dayalı siyaset sonucunda bir ölçüde artırsa bile CHP'ye yönelik tepkiler yoğunlaşacak. Nitekim, daha şimdiden CHP'ye dönük tepkiler oluşmaya başlamış görünüyor. Buna bağlı olarak CHP dışında bir sol hareket başlayacaktır. Bu, muhtemelen çok daha gerçek bir sol parti olacaktır.
İşte bugün üstünde konuşulan ittifaklar o hareketin iskeletini ortaya çıkarabilir.
O hareketin üzerine oturacağı yörüngeyi tayin edebilir. Hatta dikkatli tasarlanırsa CHP'nin şu ya da bu şekilde (Baykal'dan başlayarak) çözülmesine yol açabilir.
Bu oluşumun koşulları konusunda da cuma günü yazayım.