Türkçe edebiyatı tanıtmak

Milliyet'in haberi biraz eksikti. Radikal işin ayrıntılarını yansıttı ve </br>TEDA (Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatı ile İlgili Eserlerin Türkçe Dışındaki Dillerde Yayınlanmasına Destek Projesi) konusunda varılan noktayı değerlendirmemize yetecek bilgiyi sağladı.

Milliyet'in haberi biraz eksikti. Radikal işin ayrıntılarını yansıttı ve
TEDA (Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatı ile İlgili Eserlerin Türkçe Dışındaki Dillerde Yayınlanmasına Destek Projesi) konusunda varılan noktayı değerlendirmemize yetecek bilgiyi sağladı. Buna göre 20 kitap yabancı dillere çevrilecek. Bu amaçla 180 bin dolarlık (Milliyet'e göre 330 bin YTL) bir bütçe ayrılmış. Bakanlık müsteşarı Prof. Mustafa İsen, daha çok 'roman, hikâye, şiir türündeki yapıtların yabancı dillere çevrilmesini arzu ettiklerini' belirtmiş. Kurulda da çok değerli isimler, dostlarımız var: Prof. Talat Sait Halman, Prof. İlber Ortaylı, Prof. Saliha Paker, Prof. İhsan Sezal ve Doğan Hızlan.
Böylesi değerli isimlerden oluşmuş bir kurulun verdiği kararı irdelemek kolay şey değil. Ayrıca projenin kapsamını, nasıl işlediğini, nasıl bir mekanizmaya sahip olduğunu da bütünüyle bilmiyoruz. Ama ben ortaya çıkan listeden o derecede hoşnut olmadığımı söyleyebilirim. Nitekim, Radikal verdiği haberin sonunda bu kaygıyı yansıtıp, 'Seçilen kitapların Türk
edebiyatını uluslararası platformda ne kadar tanıtacağı henüz mutabık olunmuş bir husus değil' demiş. Yalnız, müsteşar İsen'in açıklamasından öyle anlıyoruz ki, bu talepler yurtdışındaki yayınevlerinden gelmektedir. Proje o önerileri desteklemekle kendisini sınırlandırıyor.
Listede Tanpınar 'Huzur'la, O. Pamuk 'Benim Adım Kırmızı' isimli yapıtıyla yer alıyor. Onun ötesinde Prof. Halman'ın, Paker'in hazırlayacağı antolojiler var. (Bu arada üç antolojisi yer aldığından listede ve Halman da kurulda bulunduğundan bu duruma açıklık getirilmiş. İyi edilmiş. Fakat benim elimde bir olanak olsaydı, İngilizcesi Shakespeare'den daha iyi olan Halman'ın bütün zamanını bu işe ayırmasını sağlardım. Aynı şey Paker için de geçerli. Ayrıca bakanlık bu çevirmen meselesini mutlaka ele almalı, örneğin son zamanlarda özellikle O. Pamuk'un kitapları bağlamında çok kuvvetli bir sınav veren çevirmenleri mutlaka değerlendirmelidir.)
Bunun dışında liste Celil Oker, Sadık Yalsızuçanlar, Mehmet Coral, Ahmet Yorulmaz, Buket Uzuner, Enis Batur'un, Aslı Erdoğan'ın, Perihan Mağden'in kitaplarından oluşuyor.
Amacım kimseyi rencide etmek değil. Bir yapıtın iki satırlık bir yazıyla geçiştirilmesinin yanlış olduğunu da biliyorum. Ama gerek çok değerli kurul üyelerinden gerekse yazarlardan beni mazur görmelerini dileyerek bu yapıtların 'çağdaş Türk edebiyatını' dışarıda temsil edeceğine inanmadığımı söylemeliyim. Bunlar, besbelli farklı amaçlarla çevrilmesi talep edilmiş kitaplardır. O taleplerin başında da edebiyat dışı kaygılar gelmektedir. Coral İzmir'i, Uzuner Gelibolu'yu, Yorulmaz Ayvalık'ı anlatıyor. Zaten onlar da Yunancaya çevriliyorlar. İçlerinde Perihan Mağden'in kitabını ayırırım. (Onun hakkında bir yazı da yazmıştım önceden; en azından kendimle tutarlı olmalıyım.) Fakat onun da Macarcaya çevrilmesini 'anlamlı' bulmuyorum. Zaten bu husus işin bir başka zayıf noktasını meydana getiriyor. Çünkü, Slovakça ve Sırpçaya çevrilen kitaplar var bu listede. Bir tür Dışişleri Bakanlığı yaklaşımı!
Bu işin zor olduğu malum. Ama bu listede yer alan iki yapıt Andrews-Kalpaklı ikilisinin hazırladığı bana göre iki eşsiz yapıt ABD'de
iki üniversite tarafından yayımlandı. Esas olan bu tür çalışmaların desteklenmesidir. (Halman'ın antolojileri de Syracuse Üniversitesi tarafından yayımlanacak.) Bir de gerçekten bu işi yayınevlerine bırakıp onların çok daha yerini ve okurunu bulacak kitapları karşılıklı anlaşmalar sonucu çevirmesini sağlamak, bakanlık olarak onları desteklemekle yetinmektir. Bunu yaparken edebiyat dışı kaygıları göz ardı etmek sahneye en güçlü yapıtlarla çıkmaktır. Çağdaş Türk edebiyatı dünyanın hiçbir yerinde yabana atılacak şey değildir, çünkü.