Bayram hediyesi bir puan

Şampiyonlar Ligi?nin en uyuşuk maçını izledik ilk yarı... Bunda Kiev?in kabahati yoktu. Olağan toplarını oynadılar. Elbette temkinliydiler. Savunmaları ileri çıkmadı pek.

Şampiyonlar Ligi’nin en uyuşuk maçını izledik ilk yarı... Bunda Kiev’in kabahati yoktu. Olağan toplarını oynadılar. Elbette temkinliydiler. Savunmaları ileri çıkmadı pek. Geri dörtlünün önündeki Vukojeviç (5) kesici rolü üstlendi daha çok. Onun yanındaki Ghioane (4) ileri geri çalıştı. Oyunları basitti; topu kes, kanatlara ve ileriye derin paslarla aç...
Top bir kez karşı alana geçince, geriye çabuk kaçan Fener savunması önünde
rahat oyun kurma ve şut atma şansı buldu Aliev (8)... Kısaca Kiev kazaya uğramak istemeyen bir futbol oynadı ama atağı daha çok düşündü. Ev sahibi gibiydi.
Fenerbahçe ise “Bir puan iyidir” diye sahaya çıkmış deplasman takımı gibiydi ilk yarı... Kanarya’yı artık ‘gol yeme’, daha da vahimi ‘rezil olma’ korkusu sarmış... Sivas’ta, Saracoğlu’na gelmiş Anadolu takımı gibiydiler. 1-0 öne geçince kalelerinin önüne yığıldılar..
Savunma gergin. Herkes yana ve geriye oynuyor. Yan paslar arkadaşlarının gerisine düşüyor. Dün15. dakikada Gökhan karşı yan çizgiye Carlos’a bir pas attı, Brezilyalı topu korner bayrağının orada yakalayabildi. Böyle paslar o kadar çoktu ki... İlk yarı Şampiyonlar Ligi’nin yan pas rekorunu kırmış olabilirlerdi.
Fenerbahçe yine 6-0-3 gibi gruplaştı sahada. Topsuz oyunda hareketsiz ve yardımlaşmadan uzaktılar. Topu alan Fener’li zorlanmadan rakibe attı. Bu durumda tek gol çözümleri uzun şişirme toplar ve serbest vuruşlardı. Bunun da futbolda ‘Ya tutarsa’dan öte anlamı yok.
Geçen yıllarda Avrupa maçlarında geriye düşünce reaksiyon gösterirdi Kanarya. İkinci yarıya bunu anımsatırcasına başladılar. Savunma, özellikle de kanat bekler ileri çıktı. Selçuk ileri geri oynayıp, dikine paslar attı, Güiza yalnızlıktan kurtuldu. Oyun Kiev
sahasında oynanmaya başladı. Ne var ki o kadar geniş alana yayılıyordu ki Fenerliler,
ceza alanına savrulan ortalara yetişen olmadı.
Kiev bu baskıyı soğukkanlılıkla ve orta alandaki tatlı sert kademelerle durdurdu.
70. dakikadan sonra oyun yavaşladı. Fenerbahçe geçen yılki Avrupa maçlarında tempoyu arttırdığı zaman istediği sonucu almadan durmuyordu. Şimdi bu özelliklerini de kaybetmişler. Oyun sonlara doğru baştaki görüntüsüne döndü.
Sonuçta, Dinamo Kievliler, belki de Türkiye’de bayram olduğunu öğrendikleri için, fazla üzmediler rakiplerini. Bir puanla yetindiler. Ancak bu sonuç ve Londra’dan gelen haber Kiev’in ve Fenerbahçe’nin grup üçüncülüğü için çekişeceğini gösteriyor. 
Fenerbahçe ise geçen yılki Inter maçının çok çok gerilerinde. Kolay değil. Zico bu Dinamo’ya elenip Şampiyonlar Ligi’ne kalamamış, UEFA’da provalar yapmıştı. Sonra da Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yürümüştü. Dün ancak bir puanı hak eder görünümdeydi Fener... Yolun en başına dönmüş gibiler.
Maçın adamları: Fener’de durmadan didinen Güiza ve ikinci yarı ileri geri oynayan Selçuk. Kiev’de, sürekli araştıran ve kaleyi görünce vuran Aliev.
Maçın seyirliği: Bulmak çok zor. Biraz zorlarsam 62. dakikada gelişen Kiev atağını sayabilirim. Ceza alanlarının sağında bir top kestiler. İki pasta topu sola derin ve sert
açtılar.  Aliev hızlanarak topu yakaladı. Ceza alanına girdi ama çok kötü bir pas verdi.