Cesaret edemeyen kazanamıyor

Ya ben çok takıntılı oldum ya da hocalar benimle inatlaşıyor... Cumartesi akşamı ?büyük? takımların orta saha düzenlerinde akıl almaz gariplikler vardı yine. Aragones savunmanın...

Ya ben çok takıntılı oldum ya da hocalar benimle inatlaşıyor... Cumartesi akşamı ‘büyük’ takımların orta saha düzenlerinde akıl almaz gariplikler vardı yine. Aragones savunmanın önüne Maldonado ile Josico’yu çakmış, Fener 2-1 geride, 7 futbolcu kendi alanında yan pasla çıkmaya çalışıyor. Tabii o forma içinde Appiah gibi savaşkan bir orta saha oyuncusu görmüş gözlerim. Maldonado ile Josico çeyrek Appiah etmiyor. Hacettepe orta alanındaki 22 yaşındaki Kadir’i ya da Tozo’yu koyun Fener’e, maçı kazanırlar.
Az sonra Galatasaray maçında durum 1-1... Skibbe forvet üzerine forvet dolduruyor sahaya. İleride 8 futbolcu eli belinde geriden top gelmesini bekliyor. Kewell
yeni ‘önlibero’! Neden sonra Mehmet Topal giriyor da Galatasaray atak yapabiliyor.
Hakkını verelim dünkü maçta Yanal da, Sağlam da orta alanı kalabalık tuttu. Ancak kalabalık olmak maça egemen olmak demek değil. Dün ilk yarı bunun ispatını izledik... Manisa’dan takım arkadaşı iki 8 numara, Selçuk ve Uğur, takımlarını ileri geri taşıyacak piston rolünde. Ancak birbirlerini pasifize ettiler. Top bekleyen Delgado’ya göre yurttaşı Colman daha bir atak başlatma hevesinde. Cisse ve onun Trabzon’daki karşılığı Hüseyin savunma önünde daha çok.
Yoklar da eşit; Holosko’ya karşılık Yatara... Ginelinin yokluğu Trabzon’un havasını ve galibiyete olan inancını bozmuş gibi. Yatara olmayınca Sağlam Tello’yu solbekte oynatma kararında daha rahat ısrar etmiş.
4-1-3-2 gibi dizilen Trabzon, Hüseyin’in savunma içine girmesiyle 5-3-2 gibi oynuyor. Beşiktaş savunması her dakika biraz daha geri yaslanınca yükleniyorlar. Özellikle sağdan ileri sızan Tayfun’la ve çalışkan karınca Serkan’la... Ancak rakibi dengesiz yakalayacak
hızı üretemiyorlar. 51. dakikada Serkan ağır savunma arasına çabuk
sızınca rahat bir gol pozisyonu buluyor.
Beşiktaş’ın 4-2-3-1 dizilişi ise zaman zaman 6-2-2’ya dönüyor... Delgado ve Bobo ileride yalnız kalıyor. İlk yarı ortalarından sonra Trabzon da kazaya uğramamak
için geri çekilince Beşiktaş beklerini çıkarıp geliyor ama çok ağır kalıyorlar.
İlk yarı iki takıma da top kaybetme ve gol yeme korkusu egemen. Topa pranga vuruyorlar. Trabzon savunması ataklara katılarak başlıyor ikinci yarıya. Beşiktaş’ta Aydın çıkıyor, yerine Serdar Özkan geçiyor, onun boşalttığı sağ kanatta Ekrem işbaşı yapıyor. Sonra yine kanat değiştiriyorlar ama Nobre girene ve Tello ileri çıkana kadar Beşiktaş atakta yok.
Hakem Özkâhya gereksiz düdükler çalmayarak çağdaş bir yönetim gösteriyor... Ancak maç ağır çekim bir kontrol antrenmanı gibi. Bu kadar ürkek ve titrek oyunun çağdaş futbolla ilgisi yok. Hazır rakipleriniz puan kaybetmiş, biraz risk alıp golü düşünsenize. Topu özgürleştirsenize. Cesaret edemeyen kazanamıyor.
Maçın adamı: Belki sakatlandığı, belki yorulduğu için 61. dakikada Yanal oyundan aldı ama Serkan Balcı... Ürkekler ordusu içinde didinen, dikine oynayan bir tek o vardı.
Maçın seyirliği: 16. dakikada Trabzon hızlı çıktı, Umut Colman’a uzattı, o tek vuruşla Gökhan’a kesti, ‘9 numara’ gelişine vuramayınca topu auta attı.