Fener'in şevk akşamı

Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...</br>Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...</br>Yahya Kemal yukarıdaki dizeleriyle başlayan 'Endülüs'te Raks' şiirini...

Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...
Yahya Kemal yukarıdaki dizeleriyle başlayan 'Endülüs'te Raks' şiirini yazdığında bunun gün gelecek futbolla ilgili olarak sık sık kullanılacağını herhalde hiç düşünmemişti. Dün gece "O sahada futbolun bütün hızı" yoktu. İlk dakikasından son dakikasına kadar yüksek tempoda bir maç izlemedik ama hızlandığı bölümlerde goller geldi... Rakibini sahasına iten gole yaklaşacaktı. Çünkü iki takım da kendi yarı alanında sıradanlaşıyor, savunmalarının zaafları ortaya çıkıyordu. Ayrıca çok top kaybı ve faul oldu dün.
Sevilla 'ileride pres'i iyi uygulayıp hazırlık paslarına pek izin vermeyen bir takım. "Baskın basanındır, gol şut atanındır" ilkesiyle başladılar maça. Selçuk'un hazırlık girişimini Keita engelledi, doğan serbest vuruşu Alves, Roberto Carlos'u hatırlatırcasına kullandı. Top 'döne döne' ama çok sert gitti. Dört dakika sonra aynı vuruşu bu kez Keita çok rahat geldiği orta alanda aynı yerden yapacaktı: 2-0. Tamam, "Falsoyu algılayamayan Volkan'a ah ah" da, Selçuk dahil çok kolay onsekizine devrilen
Fener savunmasına 'vah vah'... 41. dakikada bu kez daha yakın yerde baskı görmeyen Alves iki kez topu içeri kesecekti. İkincisinde Kanoute'nin şık stopu ve vuruşu, hamlesinde geciken Gökhan'ın ayağından yön değiştirip üçüncü Endülüs golü olarak ağları bulacaktı.
Evet, hamlelerde gecikmek... Sevilla'nın oyunu hızlandırdığı her anda Fenerliler hamlelerinde geciktiler ve ilk 13 dakika içinde böyle doğan fauller yüzünden 3 sarı kart gördüler... Ancak 2-0'dan sonra, aynı İstanbul'da 2-2'den sonra olduğu gibi Sevilla gevşedi. Forvetler rakibi
kendi alanlarında karşıladı. O ana kadar Kezman'a boşa giden toplar şişiren Fenerbahçe oyunu karşı alana yıktı. Hızlandıkları anda pozisyon buldular, bu pozisyonun sonucu kazanılan kornerden de gol. İyice titreyen Sevilla savunması karşısında aynı baskıyı ilk yarı sonunda da kurdular ama sonuç alamadılar.
İkinci yarı başında Sevilla biraz hareketlendi ama savunmalarına güvenemediklerinden kendi alanlarında rakibi karşılamaya başladılar. Oyun istediği tempoya inince Fenerbahçe direksiyona geçti. Zico bildik hamlesini yaparak verimli olmayan Selçuk'u çıkardı, Semih'i oyuna aldı, Kezman'ı yalnızlıktan kurtardı. Çok futbolcuyla hareketli yüklendi Kanarya. Alex'in içeri kestiği sert serbest vuruşun sonunda beklenen gol geldi.
Uzatmaya kalmış bir Şampiyonlar Ligi maçında iki takım da galip sayılırdı zaten. Skor avantajı artık Fener'deydi. Uzatmalarda maç sıfırdan başladı. Her iki takım da temkinliydi. İkinci uzatma devresinde Sevilla bastırdı, Fener karşıladı. Hızlı ve taze açıklar aldı oyuna Zico. Kontratak pususuna yattı.
İlk 180 dakikasından 10 gol çıkan kapışmanın son 30 dakikasında gol
olmayınca karar penaltılara kaldı. Futbol sahadan çıktı, yerini şans meleğine bıraktı.
O melek Fenerbahçe'ye güldü... Volkan'ı da kutlamak gerek. Zaten Sevilla son UEFA Kupası'nı penaltılarla kazanmıştı.
Teşekkürler Zico, tebrikler Fenerbahçe. Bütün maçlarda takım olarak çok
mücadele ettiniz, çok akıllı ve uyumlu oynadınız. Turu sonuna kadar hak ettiniz.