Flamenko yerine harmandalı

Başka ne istersiniz... Futbol duygularıyla yaşayacağınız, futbol terimleriyle konuşacağınız bir maç var karşınızda.

Başka ne istersiniz... Futbol duygularıyla yaşayacağınız, futbol terimleriyle konuşacağınız bir maç var karşınızda.
Bir yanda, olgun, uyumlu, akışkan ve gereğinde sert oynayan, zaman zaman
ise çok yavaşlayan bir Fenerbahçe...
Her şeyden önce Zico ve ekibine, Alex ve arkadaşlarına teşekkürler...
Öte tarafta, ritim tutturduğunda baş döndüren, sıkıştığında ise
sıradan bir takıma dönen Sevilla...
Zico bildik 11'iyle ve anlayışıyla başlıyor maça... Şampiyonlar Ligi maçlarında yaptığı gibi tempoyu düşürmek, oyunun seyrini ele almak
birinci amaç. Ne var ki fazla temkinlilik, titrekliğe dönüşüyor çoğu kez. Gereksiz paslar, basit top kayıpları bu düzeydeki bir maça göre yüksek. Özellikle rakibin ileride baskısı yarılamıyor. Savunma çok kolay altıpasa devriliyor ve yüzünü kalesine dönüyor. Edu'nun kendi kalesine attığı gol tamam şanssızlık ama kolay geri devrilmenin de ürünü.
Deneyimsiz Jimenez biraz temkinli gibi. Genç solaçık Diego Capel yedekte... Bu kanatta, açık da oynayabilen Fabiano geride, onun önünde orta alana yardım eden Duda... Deivid birçok maçtaki gibi ıssız alanlarda kalınca Sevilla'nın sol kanadı görevini yerine getiriyor. Ünlü sağ kanat atakta var daha çok. Navas forvette, Alves orta sahada. İlk gollerini buradan atıyorlar ama ilk iki golü buradan yiyorlar.
Kanarya kapanan bir boksör gibi. Yumruk atma fırsatını Sevilla'nın sağ kanadının arkasına sarkmalarda arıyor. Böyle bir hızlı sarkmada Uğur'un sol kroşesi Kezman'ın kafasından ağları buluyor. Ağır Sevilla göbeği bu hıza dayanamıyor. İkinci sarkmada bu kez top kornere çıkıyor ve kornerden ikinci gol geliyor. Golü atan bir savunmacı. Sorumlu ise Lugano'yu alamayan Fabiano ve Kanoute.
Genelde beklenenden yavaş seyrediyor maç. Flamenko yerine harmandalı izliyoruz. Fenerbahçe oyunu yavaşlatıyor yavaşlatmasına ama Sevilla'nın birinci bölgede yaptığı presi kaldıramıyor. İki takım da birbirini karşı alana itmeye çalışıyor. Fenerbahçe kolay kendi alanına çekiliyor. Fener yarı alanında oynanıyor maç... İkinci yarı Sevilla baskı kurmuşken Kanarya ikinci golü atıyor. 60. dakikadan sonra bu kez Fenerbahçe rakibi ablukaya almışken aynı korner golünü kalesinde görüyor. Bu golü de bir savunmacı atıyor.
Bir de 43. ve 44. dakikalar var.
Onsekizi önünde baskı yiyen Sevilla art arda pas hatası yapıyor, yan topta Edu'nun kafasını Palop çıkarıyor. Sevilla'ya nasıl gol atılacağının örnek olayı bu. 87. dakikada Fenerbahçe bu kez hızlı çıkıyor ve Alex-Semih ikilisi "umut golü"nü atıyor. Fenerbahçe'nin atak çeşitliliğine yakışan bir gol bu.
İki takımın zaafları sonucu belirliyor. Fenerbahçe oynadığı futbola göre en iyi skoru elde ediyor. Grup maçı olsa üç puan iyi ama şimdi bir 90 dakika daha var. Onun sonunda tur atlayacak skora ulaşmak önemli. Sevilla'daki maç karşılıklı gollerle geçebilir. Flamenkocular deplasmanda kolay gol atıyorlar ama evlerinde de gol yiyorlar. Ne var ki o maç dünkü kadar yavaş geçmeyecek gibi. Takımlar istese bile kale arkalarındaki seyirci izin vermez buna. Kanarya hıza hazırlıklı olmalı.