Gol uyandırdı

Sahalarımızı bahar uyuşukluğu sarmış durumda. Dün 48. dakikadaki Ceyhun golüne (yoksa Anglosakson ekolünden hareketle 'kendi kalesine Serdar Kulbilge golü' mü demeli) kadar futbol da yoktu, mücadele de...

Sahalarımızı bahar uyuşukluğu sarmış durumda. Dün 48. dakikadaki Ceyhun golüne (yoksa Anglosakson ekolünden hareketle 'kendi kalesine Serdar Kulbilge golü' mü demeli) kadar futbol da yoktu, mücadele de... Rahat bir uyku çekmek isteyen Konyalılar ağaç altı arayacaklarına, tribünde bir koltuk seçebilirlerdi. Onları Ceyhun'un aynı köşeye gönderdiği ve ilki
golle sonuçlanan üç şut uyandırdı. Maçın ilk pozisyonlarıydı bunlar aynı zamanda.
Gol Zico'yu da uyandırdı. Maç 0-0 gitse daha sonra uygulayacağı klasikleşmiş acil durum önlemini devreye soktu. Savunmanın önüne yapıştırıp işlevsizleştirdiği Selçuk'u çıkarıp Semih'i oyuna soktu. Sağ kanadı iyice Gökhan'a bırakmış olan Deivid ve Alex ile onların önündeki Semih-Kezman'dan oluşan 4'lü bir atak gücü oluştu Fenerbahçe'de. Kanatlar ise Uğur'a ve Gökhan'a kalmıştı. Değişerek ve Alex'in nokta paslarına koşarak rahat atağa çıktılar. Konyalı Erkan karşısında Uğur hareket alanı bulamadı ama sağda Gökhan, Moda'da volta atar gibiydi. İkincisi hariç bütün Fener golleri buradan gelecekti. Son golde ise Maldonado bu maden koridoruna girecek ve asistini yapacaktı.
Konya 50'den sonra golün üzerine yatmak için çoktan geri devrilmişti zaten. Rakiplerini zorla üzerlerine çektiler. Son haftalarda neden
bir sürü gol yediklerini gösterdiler. İlk golde 18 içindeki 7 futbolcu Deivid-Semih verkaçlarına dokunamadı. İkinci golde 18 ön çizgisinde
ofsayt taktiği denediler. Sonrakilerde ise sol kanat savunmacıları buharlaşmıştı sanki.
Pekiyi, 50 dakikalık uyutan futbolu nasıl açıklayacağız o zaman. Aslında maçın başında Konya beş dakikacığına atakta etkiliydi... Ceyhun, Murat Hacıoğlu ve ligin zekâsıyla oynayan futbolcularından Erman Özgür, tek santrfor Veysel'ın yanına giriyordu. Savunma da ilerideydi ama sonra geri çekildi. Takımın boyu uzadı, oyunun tadı kaçtı. Fenerbahçe savunması da ileri çıkmıyor, ortada Aurelio geniş alanda topu harmanlıyordu sadece. Kanarya ortada 4-1-2-2-1 gibi uzunlamasına dizilmişti sanki. Ben de
uyutan futbolu bozuk zemine bağladım ilk yarı sonu notlarımda. Kar, yağmur tamam da bu sahalar böyle kaderine bırakılır mıydı! Takımlar buz pistinde oynasalar daha iyiydi. Zeminin hükmü bir tek şutlara geçmezdi ama
48. dakikaya kadar kimsenin aklına gelmedi bu... Pekiyi, suçlu zeminse 50. dakikadan sonraki oyunu ve pozisyonları nasıl açıklayacağız?
Demek ki sorun sahadan önce kafalarda...
Bizim ligde düşme derdindeki takımlar Amerikan futbolu oynuyor sanki . Biliyorsunuz Amerikan futbolunda top sizdeyken atak takımınız girer sahaya, top rakipteyse savunma takımınız...
Bizde ise aynı futbolcular kendi sahalarında gol atana kadar atak, gol yiyince savunma futbolu oynuyor... Bu durumda şampiyonluğa oynayan takım taktiği falan bırakıp yükleniyor, gollerini atıyor, ya da şansa atamıyor. Ligin ilk beşi ile alttaki 13 arasındaki uçurumun sebebi bu...
Fenerbahçe 40 dakikalık oyunuyla sadece üç puan almadı, gol sayısını da artırdı dün. Malum, 4 takımlı ligde ikili averajlar da eşit çıkabilir.
Bu durumda genel averaj sıralamayı belirleyecek.