Şaşırtan uyanış

Kazım Kazım oyuna girene kadar başka maç, girdikten sonra başka maç izledik. 60 dakika oyuna egemen olan Chelsea'ydi. Taktik olarak büyük disiplinle oynadılar.

Kazım Kazım oyuna girene kadar başka maç, girdikten sonra başka maç izledik. 60 dakika oyuna egemen olan Chelsea'ydi. Taktik olarak büyük disiplinle oynadılar. Alan daralttılar. Kademeleri bozmadılar. Topu boşa harcamadılar. Fenerbahçe mental, taktik ve fizik olarak buna cevap veremedi. Kanarya'yı oyunda kaleci Volkan'ın kurtarışları tuttu.
Önce ilk 60 dakikaya bakalım:
Savunmaya dönük temkinli bir '4-1-4-1'le çıkmıştı sahaya Avram Grant... Çekindiği rakiplere karşı uyguladığı bir düzendi bu. Gol yememeye öncelik vermişti besbelli. Dörtlü savunmanın önünde Makalele vardı. Günümüzün en deneyimli alan savunmacılarından olan Fransız Alex'i oynatmadı.
Essien sağbekte Fener'in etkili kanadını tıkıyor, topa sahip olduklarında orta alan oyuncusu rolüne soyunuyordu. Orta alandaki dörtlü ise yakın kademelerle rakibi onsekizlerinden uzak tutuyordu. Böylece Kezman ve Alex'le takımın gerisinin bağını kopardılar.
10. dakikadan sonra baktılar kendileri yavaşladıkça Fener yavaşlıyor, Makalele geriden oyun kurucu rolüne soyundu. Önündeki Joe Cole, Ballack, Lampard ve Malouda dörtlüsü yelpaze gibi yan çizgilere açılarak ve değişerek geldi. Kanatlardan çok rahat toplar kestiler. Tamam, Deivid'in kendi kalesine attığı gol şanssızlık ama daha önce de yazdım. Rakibe ileride basmazsanız, yüzünüz kaleye dönük geri kaçarsınız şanssızlık şansınızı arttırırsınız...
İlk yarı Fenerbahçe teslim olmuş gibiydi. Rakip onsekize bile giremediler.
Bir tek solda değişerek oynayan Vederson ve Uğur bir şeyler yaptı.
Şimdi de son 30 dakika:
İkinci yarı fener savunması ileri çıktı.
Alex iyice ortaya çekilince atak yapmaya başladılar. Bu oyuncu kornerler dışında ilk şutunu 63. dakikada atacaktı.
Onsekiz içindeki ilk Fener pozisyonu 53. dakikada Aurelio ile doğdu.
Oyuınun dengesi asıl Kazım Kazım'ın girişiyle tersine döndü. Bu oyuncu sağ kanada geçince Fenerbahçe uyandı ve buradan ataklar geliştirdi. O ana kadar çizgi olarak ileri çıkan Chelsea savunması Kezman'ı ofsayta düşürüyordu. Kazım geriden fırlayıp boş pozisyonda topla buluştu ve golünü attı. Oyuna girerken Zico tembihlemiş miydi acaba bunu!
Chelsea'liler herhalde kalelerinde gol göreceklerini hiç düşünmemişlerdi. Fenerbahçe'nin birden uyanacağını da... Dağınık oynamaya başladılar. İnisiyatifi Fenerbahçe'ye verdiler, geriye yaslandılar... Bu Fenerbahçe'nin arayıp da bulamadığı bir durumdu. Kanarya geriye düştüğü zaman risk alan, akışkan oynayan bir takım... Değişerek geldiler ve bütün golleri Sarı-Lacivertlilerin attığı maçı son 30 dakikada kazandılar. Sıkıntılı başladıkları maçı coşarak bitirdiler.
Şimdi gözler haftaya Salı Stamford Bridge'de oynanacak maçta... Yarı final şansları eşit. Oyun içinde bu kadar edilgen bir durumdan bu kadar etkin bir duruma geçen Fenerbahçe'den her şey beklenebilir. Üstelik Chelsea taraftarının takımına pek katkısı olmuyor. Kanarya orada daha rahat oynayacak. Sıkıntı ve gerilim Chelsea'nin üzerinde olacak.