Zico Bursa'yı izlememiş

Fenerbahçe ilginç bir takım. Edilgen kaldığı maçlarda bir yolunu bulup gol atıyor. Çarşamba gecesi Sevilla oyunun egemeniydi, düzgün paslaştılar. Kanarya ise onsekizi önüne çekildi, pas hataları yaptı.

Fenerbahçe ilginç bir takım. Edilgen kaldığı maçlarda bir yolunu bulup gol atıyor. Çarşamba gecesi Sevilla oyunun egemeniydi, düzgün paslaştılar. Kanarya ise onsekizi önüne çekildi, pas hataları yaptı. Buna karşın üç gol attılar, net gol pozisyonlarına girdiler... Atakta çabuk çoğalmalarına ve duran top değerlendirme becerilerine bağlayabiliriz bunu. Zico'nun satranç hamlelerini de göz ardı etmemek gerek. Alves kanadının arkasına yaptırdığı hızlı sızmalarla iki gol bulmuştu.
Fenerbahçe favori olduğu maçlarda ise sıkıntı çekiyor. İlk yarıdaki Bursa maçını hatırlayın. Fenerbahçe İnter yenilgisinin rüzgârıyla çıkmıştı o maça. Havaya giren takım sanki formalite maçı oynuyordu. Bursa ise Inter karşısındaki Fenerbahçe rolüne soyunmuş, Kanarya bir puanı bir şans golüyle kurtarmıştı.
O maçtan ders aldığından mıdır bilinmez, Zico dün kaleci Volkan ve Aurelio dışında bütün Sevilla 11'ini değiştirerek çıkardı takımı sahaya. Hatta maç öncesi Aurelio yerine Maldonado'nun oynayacağı açıklanmıştı galiba... "İkinci takımım da aynı işi görür" iddiası büyük takımlara yaraşır bir iddia ama 11'lerden önce takımın ne oynayacağı önemli. Dün Aurelio savunmada kalıp "Alex Kemal" onun 30-40 metre önünde oynayınca Fener orta alanı güçsüz kaldı. Topu kanatlara aktardıklarında etkili oldular. Genç İlhan çok pozisyona girdi ama değerlendiremedi. Fener taraftarı ona kızmasın. Güçlendiğinde ve pozisyonları değerlendirmeye başladığında çağdaş bir forvetleri olacak.
Bursaspor maç başında, Sevilla karşısındaki Fenerbahçe rolüne soyunmaya hiç de niyetli gözükmedi. 4-1-4-1 gibi dizilerek kendi alanlarına çekildiler ve kontratak beklediler. Ne ender kontratak fırsatlarını ne de taç dahil duran topları doğru dürüst değerlendirdiler... Bursaspor'u uyandıran ise herhalde sakatlıktan 26. dakikada Serkan Kurtuluş'un çıkıp yerine Sinan Kaloğlu'nun girmesi oldu. Timsahlar çift santrfora döndü ve oyunun dengesini lehine çevirdi. Bunun ödülünü Sinan'ın onsekize yaptığı yarma hareketi sonucu kazandıkları ve yine Sinan'ın gole çevirdiği penaltıyla aldılar. 32. dakikada yine Sinan hızlı daldı, Tum'a atması kaçırmasından kolay bir pas çıkardı.
Genç Fener 11'i yenik durumda oynamaya alışık değildi ve dakikalar geçtikçe gerildiler. Zico yine de çaresiz sayılmazdı. Sonuç değiştirici yıldızlar kulübedeydi. Acil durumda onlara başvurulabilirdi. Fener'in hocası 56. dakikada, bu futbolcularda yaratacağı mental tahribatı göze alıp Kemal ve İlhan'ı çıkardı. Uğur ve Alex oyuna girdi. Sonra Deivid de onlara katıldı. Değişiklikler Fener'i hızlandırmadı ama Bursa geriye çekilince 7-8 kişi atağa çıktılar. Topu çok oyalayınca başka maçlardaki kolay gollerden atamadılar. Sonuçta 37 hafta sonra Kadıköy'de, yine Bursa karşısında, bu kez bir fazla Kaloğlu golüyle yenilgiyi tattılar.
Zico'nun ikinci takım tercihi çok eleştirilecek. Bursa'yı izlemediği (!) için kınanabilir bile. Baksanıza Sevilla'nın bütün maçları bizim ekranlarda ama Bursa'yı 40 yılda bir görüyoruz... Fener as kadro çıksaydı ne olurdu, bunu ise hiç bilemeyeceğiz. Zico havaya girdikleri kaygısıyla böyle bir karar almış olabilir. Daha rövanş oynanmamışken 3-2'lik Sevilla yengisini tarihi zafer ilan ettik, atmadığımız hamasi başlık bırakmadık... Oysa bu yengileri sıradanlaştırdığımızda futbol kültürümüz küme atlayacak.