İtalya modeli arınma futbola da lazım!

Böyle arada bir futbolumuzun temiz olmadığını kafamıza vuran olaylar yaşıyoruz da tatlı rüyamızdan uyanıyoruz. Bu tip gelişmeler genelde sezon sonuna doğru olurdu...

Böyle arada bir futbolumuzun temiz olmadığını kafamıza vuran olaylar yaşıyoruz da tatlı rüyamızdan uyanıyoruz. Bu tip gelişmeler genelde sezon sonuna doğru olurdu, bu kez daha erken patlak verdi. Çoğu söylentide kalırdı, bu sefer her şey göz önünde. Neredeyse hiçbirinin üzerine gidilmiyordu, bu kez hem federasyon gereken adımı attı, hem de Ankaragücü taraftarları dünkü maçta yönetime tepki göstererek alkışı hak etti. Yine de siyasette yapılmaya çalışıldığı gibi futbolda da İtalya modeli bir arınma yaşar mıyız, emin değilim.
Luis Aragones Fenerbahçe’nin başına geldiğinde artık İspanya’yı çalıştırmadığını anlaması biraz zaman almıştı. Kanarya fazla cesur oynamaya çalışınca defansın arkasına leblebi gibi adam kaçırdılar, kabus gibi sonuçlar da art arda geldi. Biz tam, ‘Dede’ yavaş yavaş dengeyi kuruyor diyorduk, bu kez de haddinden fazla temkinliydiler. Tek forvet çıktıkça Kezman’ın kaderini yaşamaya başlayan Güiza, Semih’in yokluğunda yine yalnızları oynadı. Alex, Deivid, Gökhan... Hepsi ileriye top taşımaya çalıştı, ama bunu birlikte yapmayı neredeyse hiç denemediler. Bu takım Ankaragücü deplasmanında bu kadar ürkek bir futbol oynuyorsa, ortada yanlış giden bir şeyler var demektir.
Malum, İspanyol teknik adam son bir hafta içinde bu takıma pas yapmayı öğreteceğini birkaç kez açıkladı ve hatta bir buçuk yıllık da bir takvimden söz etti. Zaten sahadaki Fenerbahçe’den de basına kapalı idmanlarda pas çalışmalarına ne kadar ağırlık verildiği belli oluyordu. Ama tüm takımın Maldonado kimliğine bürünme tehlikesi var. Dün sayısız pas yaptılarsa da çoğu kendi yarı alanlarında ve enineydi.
Fenerbahçe adına işler bu kadar kötü giderken 57’de Kazım-Selçuk hamlesi geldi. Bu, Deivid’in ortaya kayacağını ve Sarı-Lacivertlilerin hücum gücünün artacağını müjdeliyordu. En azından öyle sandık. Ne var ki Aragones sadece sekiz dakika sonra Deivid’i alıp Maldonado’yu sürerek tedaviyi yarıda kesti. Böyle olunca da Kanarya’dan bir daha nabız alınamadı.
Ankaragücü normal şartlarda bu kadar kötü bir Fenerbahçe’yi mağlup etmeliydi. Ama onlar da rakiplerine ayak uydurdular. Gerçi taktik yanlışlıklardan ziyade oyuncularının teknik kapasitelerinin yetersiz olması nedeniyle kazanamadılar. Son dakikalardaki piyangolardan biri de kolaylıkla vurabilirdi ve üç puan Ankaragücü’nün olabilirdi lakin sahada oynanan oyun o kadar kötü ve sıkıcıydı ki bu maçta bırakın kazanan bir taraf çıkmasını, gol bile hak edilmemiş olacaktı.