E-tutanak da mı zor?

Seçimlerde tutanakların tekrar okunup işlenmesi yerine, sandık başkanı ve üyeler bilgisayar kullanarak doğrudan sonuçları girebilirler.

Ne seçim ama! Başa baş geçen müsabakalarda tüm partiler sandık kurtarma, oy atlatma ve tutanak hafiyeliği dallarında yarıştılar. Ancak pek sportmence yarıştıkları söylenemez. Baksanıza Türkiye genelinde binlerce sandık sonucuna itiraz edildi. Hem de neredeyse her parti tarafından.

Politikacılara canımı sıkmam. Niye sıkayım? Üzüldüğüm, tüm bu rezalet örtbas edilmesin diye çuvallar üzerinde sabahlayanlar, tekrar tekrar oyları sayanlar, oyunun peşine düşüp perişan olanlar... Ha bir de trafolardaki gerçek kediler. Ama politikacılar değil.
Acilen hızlı ve kolay bir sandık sayımını nasıl yapacağımızı konuşmalıyız. Gönül isterdi ki elektronik oy verme sistemlerinden ve dünyadaki örneklerden bahsedelim. Mesela Estonya’da altı gün boyunca internet üzerinden oy verilebildiğini ve bu süre boyunca seçmenlerin özgürce oylarını değiştirebildiklerini konuşalım. Maalesef oraya kadar daha çok yolumuz var. Onun için benim önerim basit; hatta bakkal hesabından hallice.

Sistem

Önce şu an kullandığımız yontma çağ sistemini hatırlatayım: Sandık çevresinde bir başkan ve üyelerden oluşan bir kurul ile müşahitler var. Oy verme işlemi bittikten sonra zarflar açılıyor ve geçerli oylar sayılıyor. Ardından sonuçlar tutanağa geçiriliyor. Sandık kurulu tutanağı imzalayıp, mühürlüyor. Sonra tutanaklar ilçe seçim kuruluna teslim ediliyor. Bizler de televizyon başına geçip toplanan tutanakların bilgisayarlara girilmesini bekliyoruz.

Aslında tutarsızlıkların önemli bir kısmı bu aşamada çıkıyor. Bir kere giriş sırasında kolayca hata yapılabiliyor. Neticede bir grup insana, saatlerce oldukça sıkıcı bir iş yaptırılıyor. Yanlış giriş yapmalarından daha doğal bir şey olamaz. Bakın kötü niyetlere hiç girmiyorum bile. Oysa tutanakların tekrar okunup işlenmesi yerine, sandık başkanı ve üyeler bilgisayar kullanarak doğrudan sonuçları girebilirler. Girilen tüm sonuçları toplamak için Yüksek Seçim Kurulu’nun birkaç düzine sunucu kullanması yeter de artar bile.

Bu noktada güvenlik endişesi olacaktır tabii. Onun için ilk olarak sandık kurulu üyelerine tek kullanımlık birer şifre verilebilir. Her üye sonuçlar gönderilmeden önce tutanağı imzalıyormuş gibi kendi şifresini girer. Ayrıca şeffaflık ve denetim sağlaması açısından siyasi partiler de kendi sunucularını kurarlar. Böylece sistem üzerinden otomatik olarak onların sunucularına da tutanak bilgileri aktarılabilir. Bu sayede hem veri güvenliği garanti altına alınır hem de bilgilerin doğruluğu çapraz sorgulanmış olur. Anında görüntü!

Değirmenin suyu

İyi ama bu sistemi kurmak kolay mı? Bakın o kadar internet bankacılığı yapıyoruz. Hatta bu bankacılığın ne kadar güvenli olduğunu söyleyip böbürleniyoruz. Sayıları alt alta yazıp toplamaktan farkı olmayan böyle bir işi mi yapamayacağız? Hem ülkemizde şifreleme konularında çalışan matematikçiler, bilgisayar bilimciler var. Harika bir iş çıkaracaklarından şüphem yok.

Bir diğer soru da o kadar bilgisayarı nasıl bulacağımız. Sonuçta toplam 195 bin sandık için bilgisayar ayarlamaktan bahsediyoruz. Fatih Projesi’ne ne dersiniz? Sadece geçtiğimiz şubatta bu projeden 675 bin tablet dağıtıldı. Hem sandık kurulu başkanları da çoğunlukla öğretmen oluyor. Onlara teslim edilecek tabletleri kullanır, işimiz bitince de geri veririz.

Yere göğe yazıyoruz; politikacıların ağzında da sakız ettik: “Her oy kıymetli.” Kıymetliyse kaybetmeyelim yahu! Ortalama her sandıkta iki pusula sapsa, 400 bine yakın hatalı oy girişi demektir. 400 bin! Az mı? Bir düzine oyla belediyelerin el değiştirdiğini gördük; 400 bin ile padişahlıklar yıkılır.