Uykunun bir bildiği var

Bir insan kış uykusuna yatabilir mi? Şok cevap: Kısmen. İki yıl önce arabasıyla kar altında sıkışan İsveçli bir adam, olaydan tam iki ay sonra canlı olarak çıkarılmış.

Hiç kaçış yok. İstediğimiz kadar direnelim; kahveye ya da çaya yüklenelim, hatta göz kapaklarımızı bantlayalım. Nafile! Önünde sonunda uyku galip geliyor. Pilimiz bitiyor ve tıpış tıpış yatağa yollanıyoruz. Ben de yollanıyorum. Fakat bazen bir türlü uyku tutmuyor. Gün içinde olanların muhasebesi yakamı bırakmıyor. Yatakta dön dur. Uyumaya çalış. Uyuyakal, uyan, tuvalete git, uyu, yine kalk, yine uyu... Zombi cimnastiği.

İyi ama biz niye uyuyoruz? İlk bakışta basit gözükse de bu sorunun kesin bir cevabı yok. Sadece farklı teoriler var: Vücudumuz yenileniyor, enerji depoluyoruz, beynimiz dinleniyor.

Geçen ekim ayında Science dergisinde ilginç bir makale yayımlandı. Makalenin yazarları, uyku sırasında beynin zararlı maddelerden kurtulduğunu söylüyor. Fare üzerinde yapılan deneyde, uyku sırasında ilk olarak beynin büzüştüğü gözleniyor. Bu sayede salgılanan sıvı ile beyin hücreleri iyice temizlenebiliyor. Yani gece olunca kepenkler iniyor ve beyin salgıladığı sıvılar ile dükkâna hortum tutuyor.
İşin heyecan verici yanı, temizlenenler arasında beyin dokusunun bozulmasına sebep olduğu düşünülen maddeler de var. Örneğin, alzheimer hastalarında görülen ve beyinde biriktiği bilinen zararlı bir protein bu sırada beyinden atılıyor. Eğer sonuçlar insanlara da uygulanabilirse, iyi bir uyku ile sağlıklı yaşlanmanın arasındaki bir ilişkiden bahsedebiliriz. Ya da daha basitinden, iyi bir uykudan sonra kafamızın neden daha iyi çalıştığını anlayabiliriz.

Şimdi düşünüyorum da belki benim yatakta dönüp durmam da bundandır. Gün boyu olan biten kafamı iyice bulandırmış oluyor. Güzel bir uyku ile köşe bucak temizlik diye tutturuyor gariban beynim. Gel gör ki Türkiye’de yaşıyorum. Bir uyku ile bu memleketin gündemi silinir mi? En azından kış uykusu lazım bana.

Mutlak çözüm
Kış uykusu... Uykuların şahı. Tam anlamıyla kış uykusuna yatmış bir hayvan nasıl derin uyuyor; şaşarsınız. Dokunulduğunda, hatta başka bir yere taşındığında bile uyanmıyorlar. Uyku öncesi hazırlık çok önemli. Sonbaharda kendilerini yemeğe veriyorlar. Vücutları iyice yağlanıyor. Uyudukları süre boyunca da bu yağı hayatta kalmak için kullanıyorlar. İdareli kullanmalarının en kolay yolu ise minimum hareket ve tabii uyku. Bol uyku. Uykuları sırasında vücut ısıları çevrelerindeki soğuğa uyum sağlayacak biçimde iyice düşüyor. Burada sıfır derece gibi bir vücut ısısından bahsediyoruz. Ayrıca nefes almaları ve kalp atışları iyice yavaşlıyor.

Ayıları mutlaka yazmalıyım. Onların tam kış uykusuna yattıkları söylenemez. Vücut ısıları gerçek uykucular kadar düşmüyor. Sadece bir uyuşukluk halleri oluyor. Asıl muhteşem nokta şu: Bazıları hiç tuvalete gitmiyor! Evet aylarca tutabiliyorlar. Hatta vücutları idrarı tekrar işleyip proteine çeviriyor. Bu sayede kasları sağlıklı kalıyor ve gerekli enerjiyi sadece yağdan alıyorlar. Haliyle ilkbahar geldiğinde bayağı kilo kaybetmiş oluyorlar. Ama güçleri eksilmiyor. Sadece deli gibi aç oluyorlar. Bir de tuvalete koşuyor olabilirler tabii.

Peki, bir insan kış uykusuna yatabilir mi? Şok cevap: Kısmen. İki yıl önce arabasıyla kar altında sıkışan İsveçli bir adam, olaydan tam iki ay sonra canlı olarak çıkarılmış. Yiyeceği ve suyu bitince uzun bir süre kar ile idare etmiş. Bir çeşit kış uykusuna yattığını söyleyen uzmanlar var. Bu biraz şüpheli. Fakat yoğun meditasyon yapanların, oksijen ihtiyaçlarını ciddi oranda düşürebildiklerini gösteren bilimsel araştırmalar var.

Bu kış uykusu işi aklıma yatmaya başlıyor sanki. Neyse, gecenin bir yarısı oldu. Uyku dedikçe uyku bastı. Şimdi doğru yatağa. Gece boyu da ayılar ile tuvalete koşarız artık.