"Adam gibi adam" nasıl olunur?

Adam "adam mısınız lan siz ne bağırıyorsunuz bu saatte" deyip hepsini öldürmüş. Sonra da gidip marketten kavun almış.

Bir adam varmış. Adam, “adam gibi rakı içmek” istiyormuş. Her akşam peynirini, kavununu alıp sofraya oturuyormuş. Ama ikinci dubleden sonra gözleri hafiften şehla bakmaya başlayınca karşısındakiler ona gülüyor, o da adam gibi rakı içemediği için üzülüp eve gidiyor, karısını biraz tekmeledikten sonra uyuyormuş.

Bir çocuk varmış. Herkes ona “adam olacak çocuk” diye bakarmış. Ama çocuk büyüyünce bir de bakmış ki kendini hiç adam gibi hissetmiyormuş. Annesinin makyaj malzemeleriyle oynamaya, elbiseler giymeye bayılıyormuş. Herkes onun büyüyüp de “koca adam” olmasını beklerken, o bir gün birdenbire kadın oluvermiş. Ama kimse ona “koca kadın” dememiş.

Bir millet varmış. Baştaki “adamlar” düşünmüş düşünmüş bu milleti “adam edelim” demişler. Önce marşlar bestelemişler. Sonra o milletin bütün erkek çocuklarını askere alıp o marşları bağırta bağırta söyletmişler. Sonra da hadi bakalım siz adam oldunuz diye evlerine geri göndermişler onları. Çocuklar marşları hiç unutmamış, ama adam olup olmadıklarını hala bilmiyorlarmış.

Bir “adam” varmış. Ağzını her açtığında herkes ona “adam gibi konuş” diyormuş. Adam “adam gibi nasıl konuşulur” düşünüyor, ama o kadar çok düşünüyormuş ki cevabını bulamadığı için konuşamıyormuş. Adam hiç “adam gibi” konuşamamış. Sonra da başka bir şehire çekip gitmiş.

O başka şehirde basketbolcu kızlar varmış. Hocaları maçta onlara sürekli “adam adama savunma” yapın diyormuş. Kızlardan biri “iyi de adam nerde” diye sorunca hocaları çok sinirlenmiş, “bana bak adam gibi konuş” diye kovmuş onu. Yukardaki “adam gibi konuşmayı deneyen ama bulamayan adam” da tesadüfen bunu görmüş. Kızla birlikte kaçmışlar. Tesadüf bu ya , yolda “adam olamayan kadın çocuk” u görmüşler. O da onlara katılmış. Birlikte marşlar söyleyerek giderken bu marşları nerden bildiklerini düşünmüş düşünmüş ama hatırlayamamışlar. Hatırlayamadıkça daha çok bağırmaya başlamışlar. Bağırıyor bağırıyorlarmış. Tam o sırada karşıdan “adam gibi rakı içmek isteyen ama içemeyen” adam geçiyormuş. Adam “adam mısınız lan siz ne bağırıyorsunuz bu saatte” deyip hepsini sırayla öldürmüş. Sonra da gidip marketten kavun almış, eve gitmiş.

Bu kadar.

Bu yazıyı yazmama sebep Semih Fırıncıoğlu’nun “Uçuruma Doğru Lezzet Lokantası” adlı performansı oldu. Adam gibi adam nasıl olunur, ya da olunamaz, peki kadınlar bunun neresinde diye merak ediyor, üstelik bunu dans, heykel, ses, müzik ve resmin iç içe geçtiği bir performansta izlemek istiyorsanız mutlaka izlemenizi öneririm. Üstelik yarın ve çarşamba günü Salt Galata’da ücretsiz oynuyorlar.

İlgilenenler için: http://saltonline.org/tr#!/tr/1226/ucuruma-dogru-lezzet-lokantasi?tag=5

Herkese iyi haftalar!

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için:

guncelsanatkafasi@gmail.com

Twitter: @sanatkafasi @isilegri