Bacakları toplamak

Her şeyi anlatmaya yeten tek bir kare görüyoruz. Otobüste bir adam ve bir kadın yan yana oturmuş.

Bundan neredeyse 60 yıl önce, ABD’nin Alabama eyaletinde yaşayan siyahi bir kadın iş çıkışı eve gitmek üzerine otobüse biner. Otobüsün en önündeki sıralar beyazlara ayrılmıştır. Kadın orta yerlerde ‘siyahlara mahsus’ koltuklardan birine oturur. Biraz sonra otobüse beyaz bir adam biner, fakat beyazlar bölümünde yer bulamaz. Otobüsün şöforü kanunlar gereği kadından kalkmasını ve beyaz adama yer vermelerini ister. Kadın yerinden kalkmayı reddeder, olay büyür, durum polise bildirilir. Sonunda kadın hapse girer. Rosa Parks’ın adlı kadının başlattığı bu sivil itaatsizlik eylemi büyük bir mücadelenin sembolü olur.

Rosa Parks’ın hikâyesini bana hatırlatan ise gördüğüm bir fotoğraf oldu. Her şeyi anlatmaya yeten tek bir kare. Otobüste bir adam ve bir kadın yan yana oturmuş. Adam bacaklarını neredeyse 180 derecelik bir açıyla açıp koltuğu işgal ederken, kadın koltuğun bir köşesine sıkışmış duruyor.

Geçen hafta sosyal medyada #yerimiişgaletme ve #bacağınıtopla hashtagleriyle başlatılan kampanya tam da böyle bir saptamadan yola çıkıp aslında kamusal alanda erkek ve kadın arasındaki bu tuhaf güç dengesini gözler önüne seriyor. Ve otobüsteki bu ‘koltuk kavgası’ nın göründüğünden çok daha derinlerde, tıpkı Rosa Parks’ınki gibi bir hak mücadelesi olduğunu gösteriyor. Bacak açmanın erkeklerde iktidar, kadınlarda ahlak üzerinden değerlendirildiği bir memlekette bu ‘alan kaplama isteğinin’ aslında bir taciz olduğunun da altını çiziyor.

Gelin bu hafta kamusal alan üzerindeki eşitsiz rol dağılımlarını bir de sanat üzerinden okuyalım. Mesele ister ırk, ister cinsiyet olsun, bu ve benzeri içselleştirilmiş ayrımcı durumlara karşı ses çıkartan sanatçılara ve işlerine bakalım.

Soru: Otobüsleri kullanarak benzer işler yapan sanatçılar da var mı? @iett
Sevgili @iett aklıma uzun zaman önce bu köşede değindiğimiz bir iş geldi. ABD’li sanatçı Adrian Piper ırk mücadelesi ile ilgili bir sürü performans üretmiş, bunlardan birinde otobüsleri kullanmıştı. Piper belediye otobüslerinin en arkasına binip ağzına kocaman beyaz bir havlu tıkıyor, o şekilde yolculuk ediyordu. Piper’ın bu hareketi aslında tıpkı Rosa Parks gibi siyahilerin ‘görünmez’ ve ‘ikinci sınıf’ olarak kabul etmelerine bir tepki niteliğinde bir işti. Bugünden yeniden yapılsa belki aynı etkiyi göstermez ama bu ve benzeri pek çok eylem o dönemin ABD’sinde etkili olmuştu.

Soru: Guerilla Girls’ün yaptığı kampanyalar da sanat sayılır mı? @itaatsiz
Neden sayılmasın sevgili @itaatsiz. Belki biliyorsun kadınlardan oluşan sanatçı kolektifi Guerilla Girls bilboardlara ve otobüslere astıkları posterlerle ünlenmişti. Üzerinde başına goril maskesi geçirmiş çıplak kadınların olduğu ve ‘kadın sanatçıların işlerinin müzede sergilenmesi için illa çıplak mı olmaları gerek?’ yazan bu posterler sanat kurumlarındaki bu dengesiz duruma dikkat çeken önemli işler arasında.

Soru: Peki o bacaklar bir gün toplanacak mı? @pergel
Açıkçası net bir cevap vermek zor sevgili @pergel. Tek bir kampanyayla olacak bir şey değil, ama bu ve benzeri işler sayesinde bazı şeylerin değişeceği ve kadınların seslerini çıkarmaya başladığı kesin. İstersen gene yasaklanmadan bir twitter’a gir bak, ortalık kadınlardan gelen yeni fotoğraflarla dolu.

Herkese iyi haftalar!

Aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com

Twitter: @sanatkafasi @isilegri