Beş soruda Gezi kafası

Ortalama sanat eğitimi ilkokul derslerinde, boş kâğıda ağaç resmi çiziktirmekle geçmiş bir toplumdan, nice çağdaş sanat pratiğine örnek olacak bir grup çıkartmak her topluma nasip olmuyor.

Benim gibi İstanbul dışında yetişenler iyi bilir, büyüklüğüne göre her şehrin sınırları içinde bir ya da daha çok kültür ve kongre merkezi bulunur. Kültür merkezlerinin fonksiyonu belediyesine göre değişir, kimi kültürden çok nikâh salonu vazifesi görür, kimi de seneden seneye düzenlenen kitap fuarlarında ya da kermes-dernek sergilerinde hazır duruşa geçer. Adı kültür merkezi olsa da, devlet dairesinden hallice, bir keresinde bile içinde cezbedici bir kütüphane ya da sanat atölyesi görmediğim mekânlardır.

Yine takip edenler iyi biliyor, bu günlerde de Taksim’e bir kültür merkezi inşa edilmesi söz konusu. Önce Topçu Kışlası’nın ‘belki’ bu rolü üstleneceği konuşulurken, şimdi odak AKM’ye kaymış durumda. Oysa devlet büyüklerimizin atladığı bir nokta var, bugün Gezi Parkı’nda Türkiye’nin daha önce tanık olmadığı bir açık hava kültür merkezi yatıyor. Hatta bırakalım kültür merkezini, değme sanat fuarları, bienal, festivallerinden daha çoğulcu, daha komik, daha katılımcı, daha davetkâr, daha zekice tasarlamış.   Türkiye’nin ilk açık hava kültür merkezinde neler yok ki... Her isteyenin üzerine görüşünü yazıp bırakabileceği açık görüş platformları, “yetmedi konuşucam” diyene açık kürsü, çocuklar ve yetişkinler için ayrı ayrı kütüphane, ücretsiz müzik ve film gösterimi, bu arada acıkanlara da yine ücretsiz yemek. Üstüne, tıpkı bir açık hava sergisi gibi cadde cadde, köşe köşe pankartlarını asan, bambaşka gruplardan insanlar... Kavramlara takla attıran pankartlar.Üstüne bir çapulcu düğün salonu...Ve de en önemlisi birlikte söylenen şarkılar, atılan sloganlar. Ortalama sanat eğitimi ilkokul derslerinde flüt çalıp, boş kâğıda dere, güneş, ağaç resmi çiziktirmekle geçmiş bir toplumdan nice çağdaş sanat pratiğine örnek olacak bir grup çıkartmak her topluma nasip olmuyor. Üstelik bütün bunların kendiliğinden, kimsenin baskısı, ittirmesi, zorlaması olmadan, kimsenin çatısı altına girmeden yapılması da cabası.

Gelin bu hafta Türkiye’nin ilk kolektif-açık hava kültür merkezinin içindekilere bakalım. Elimizdekinin kıymetini en azından kendi arşivimize kazıyalım.

 Soru: Gezi Parkı’ndaki oluşuma kamusal alanda sanat diyebilir miyiz? @sanatnedir

Öyle adlandırmak mevzuyu çok basitleştirmiyor mu sevgili @sanatnedir? Yine de Gezi Parkı’nın çağdaş sanatın bir ütopyasını gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Belki kulağa akademik gelecek ama, terminolojide Yeni Tip Kamusal Sanat, Kıyı Sanatı ya da Komünite Sanatı diye adlandırılan ve temel noktası ortak üretim yapmak olan sanat türlerine ders olabilecek nitelikte bir oluşuma tanıklık ediyoruz. Bu üretim ister birlikte yemek yapmak olsun, ister çapulcu gibi sözlüğe yeni kelimeler kazandırmak olsun çok boyutlu işliyor. Üstelik çoğu sanat projesi henüz hayata geçirilmemiş bir fikir aşamasındayken, bizdeki sürekli büyüyüp gelişiyor. Şimdi önemli olan ise bu oluşumun sürekliliğini sağlamak.

Soru: Dünyada başka yerlerde Gezi Parkı’ndakilere benzer projeler var mı? @zıplayaninsan

Sevgili @zıplayaninsan, hatırlarsan geçen haftaki yazımda Chicago’daki Millenium Park’tan bahsetmiş ve bizde de böyle oluşumlar olabilir demiştim. Oysa şimdi bizim Chicago’dakinden çok daha kendine has bir projemiz var, üstelik başka bir benzeri varsa da ben bilmiyorum. İçindekilere ister sanatçı, ister yaratıcı, ister çapulcu diyelim yarattıkları enerjinin oraya yapılacak tüm mimari projelere toz arttıracağı kesin.

Soru: Gezi Parkı’na sadece çapulcular mı gider? @bençapulcudeğilem

Valla geçen gün Amerikalı bir arkadaşım ‘naber çapulcu’ diye mail attığına göre, sanki dışarıdan  gidenlerin hepsi çapulcu gibi görülüyor. Ama kötü bir şey değil inan, zaten etrafında senin gibi çok insan olunca alışıyorsun.

Soru: Ben de Gezi Parkı’na gidersem sanatçı olur muyum? @herkeseüççapul
Sevgili @herkeseüççapul bu kadar bekleyip hâlâ gitmediysen sana ne diyeyim. Hadi hemen koş, emin ol birkaç sergi açacak malzeme toplarsın. 

Soru: Gezi Parkı’nın adı yeni adı ne olsun? @heyecanyaptım 
Yeni isme gerek var mı sevgili @heyecanyaptım? Önce bi elimizdekileri tutabilsek daha neler yapacağız kimbilir... Hadi şimdi yeni binalar inşa etmek yerine elimizdeki bu açık müzeyi nasıl koruyabileceğimizi konuşalım.


Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com
Twitter: @sanatkafasi @isilegri