Bir politikacının gerçekten sanatçı olması umudu...

Geçtiğimiz hafta Tophane-i Amire'de açılan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'nın kişisel resim sergisi bir politikacının sanatı günlük hayata nasıl entegre ettiğinin güzel bir örneği.

Politikacıların kendilerini “ressam” atfetmeleri nadir rastlanılan bir durum değil. Malum Kenan Evren’den, George Bush’a pek çok devlet erkinin siyasi kariyerleri bittikten sonar kendilerini resme vakfetme örneklerini gördük. Ama bu kez durum biraz başka…

Geçtiğimiz hafta Tophane-i Amire’de açılan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın kişisel resim sergisi bir politikacının sanatı günlük hayata nasıl entegre ettiğinin güzel bir örneği. Zira daha önce başkent Tiran’ın gri evlerini rengarenk renklere boyaması ile bu köşeye konuk olan Arnavutluk Başkakan Edi Rama, bu kez günlük çizimleri ile karşımızda.

Rama’nın günlük programı üzerine renki kalemlerle karaladığı çizimleri, tıpkı Tiran’ın gri evleri gibi bir politikacının günlük rutininin sıkıcılığını nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor. Rama, A4 kağıdı üzerine basılan ve sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan toplantıları, röportajları ve açılışlarını gösteren ofis notlarını bir anlamda graffiti gibi dönüştürmüş. Ortaya çıkan ise majestik tablolar değil, neredeyse şehir planları, hayvan figürleri ve karalamalar arası gidip gelen bu kolajlar olmuş.

Edi Rama 2000-2011 arasında Arnavutluk’un başkenti Tiran’a belediye başkanlığı yaptıktan sonra 2013 yılında başbakan seçilmişti. Rama, belediye başkanlığı yaptığı dönem boyunca şehri rengârenk parlak, neon renklere boyayarak işe başladı. Bunun sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda Arnavutluk’un tarihçesi ve buna yansıyan görsel kimlikten ayrışma niteliğinde bir karar olması da yadsınmamalı. Fakat rengârenk binalar kısa süre içinde Tiranlılar tarafından sahiplenilince de ortaya muazzam bir şehir çıktı.

Rama’nın bir konuşmasından alıntıladığım sözleri ise sanat, mimari, ve belediyeciliğe olan bakışını özetliyor.

“Hayatımın bundan önceki kısmında bir ressamdım. Halen daha resim yapıyorum ama şimdi içimdeki sanatçıyı yaptığım siyasete taşımaya çalışıyorum…Buna öncelikle yaşadığımız şehrin binalarını boyayarak başladım. lk önce gri bir binayı parlak turuncuya boyadık. Birden inanılmaz bir şey oldu. İnsanlar binanın etrafında sanki içerden çok ünlü biri çıkacakmış gibi toplanmaya başladı. Durumu gören AB yetkilileri -ki projeyi onlar fonluyordu- projeden geri çekilmek istediler. Güya AB standartlarına uymuyormuş. “Rengi değiştirin” dediler. Ama ben renkler konusunda kimseyle uzlaşmak istemedim. Çünkü renklerde uzlaşmanın adı gridir.” 

Edi Rama sergisi 21 Ocak’a kadar Tophane’i Amire’de.

NOT: Bu Cuma’dan itibaren Ankara’dayım. Cuma günü Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi Gezici Festival kapsamında işlerimi anlatan bir konuşma yapacağım, cumartesi günü de Salt Ulus’ta yeni sergimi açacağım. Tüm Ankara’lıları beklerim.

https://www.facebook.com/events/440907286118121/

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: 

guncelsanatkafasi@gmail.com 
Twitter: @sanatkafasi @isilegri