Bu sabahların bir anlamı olmalı

Bir sabah mahallece aynı dakikada uyanırsınız. Evin önünde bir grup insan caddeye barikatlar kurmuş olur. Bir sabah uyanırsınız, sevdiğiniz insan o barikatlardan atlıyordur.
Bu sabahların bir anlamı olmalı

Hiç Kimsenin Vatanı

Bir sabah bütün mahalle birlikte, aynı dakikada uyanırsınız. Dışardan gelen sesler giderek pencerelerden içeri girer, rüyalarınızı tırmalar. Cama koşarsınız korku ve şaşkınlıkla, üst kattaki komşunuz, alt kattaki komşunuz, karşı komşunuz herkes camdan bakmaktadır. İşte o sırada camlardan birinden bir adam avaz avaza bağırır: Sedaaaat!

Sedat ve Nazım bize komşu, birlikte yaşıyorlar. Hayat arkadaşı diyelim, yıllardır birlikteler, ayrılmamışlar. Bir sabah, 1 Mayıs sabahı, Sedat çıkıyor evden, sokaklara karışıyor, barikatlara karışıyor, dumanlara karışıyor. Gelmiyor, geri gelmiyor.

Mahallecek öğreniyoruz ki Sedat’ı karakola almışlar. Misafir etmişler. Bugün yarın gelir diyorlar. Peki ya misafirliği bitmeyenler? Onlar nerede?
Kaybolmak bu memlekette olağan vaka. Çocuklar kayboluyor, büyükler kayboluyor, genç kadınlar kayboluyor. Ayakkabı kutuları kayboluyor. Suçlular kayboluyor. Kaybolanlar gazetelere çıkıyor önce. Sonra gazeteler kayboluyor.

Bu sabahlarda balkona çıkıyoruz, cama çıkıyoruz. Yukarıdan aşağıdakilere bakıyoruz, sular atıyoruz, limonlar atıyoruz. Sütler atıyoruz. Kaybolmasınlar diye dua ediyoruz. Gözümüzü ayırmıyoruz. Bir anlamı olmalı diyoruz. Bu sabahların bir anlamı olmalı.

Gelin bu hafta kaybolanları ve onları yaşatanları analım.

Soru: Kayıp vakalarla ilgili iş üreten sanatçılar var mı? @lost-highway
Aslına bakarsan Ukrayna asıllı sanatçı Christian Boltanski’nin işleri tam da bu soruya cevap. Boltanski’nin 2010 yılında New York Park Avenue’de tam 30 ton kullanılmış kıyafetten ve kalp atışı seslerinden oluşturduğu “No Man’s Land” (Hiç Kimsenin Vatanı) adlı anıtı kayıp vakalara adanmıştı. İzleyicilerin kendi kalp atışlarını da kaydedip ekleyebildikleri bu anıt bu şekilde hayatın izlerini de yaşatıyordu.

Soru: Türkiye’deki kayıp vakalarla ilgili ne gibi işler üretildi? @8.bölge
Türkiye’den bu meseleyle ilgili üreten pek çok sanatçı olduğu gibi dışardan da buraya bakan sanatçılar yok değil. Alman sanatçı Hito Steyerl 1998 yılında Van dolaylarında kaybolan PKK üyesi Andrea Wolf için yaptığı November (Kasım) adlı işinde tam da bu konuya yer vermişti.

Soru: Melih Gökçek Ankara’ya “Vandalizm Müzesi” ni kurduktan sonra bir “Kayıp Vakalar Müzesi” de kurabilir mi? @beyaz-küp
Valla kurarsa gidip tebrik ederiz sevgili @beyaz-küp. Öte yandan Vandalizm Müzesi içine tahrip edilen “26 halk otobüsü, 48 otobüs durağı, 64 trafik işareti, 74 reklam panosu, bir sanat galerisi, Kızılay’daki belediye binası, kameralar, sokak lambaları, kaldırımlar ve Kızılay Meydanı’ndaki saati koyacak olan Gökçek’in kuracağı “Kayıp Vakalar Müzesi” nde ne olacağını tahmin etmek zor değil. Gene de bekleyip görelim derim.

İyi haftalar!

Güncel sanatla ve hayatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com Twitter: @sanatkafasi @isilegri