Detroit'i Van Gogh mu kurtaracak?

Bir sanat koleksiyonu çökmüş bir sanayinin, birikmiş borç batağının kurtarıcısı olabilir mi?

Eğer beş parasız ve gırtlağınıza kadar borç içinde olsaydınız yıllardır biriktirdiğiniz sanat koleksiyonunu satar mıydınız? Peki ya o eserler sadece size değil tüm bir şehre aitse?


İşte bu soru geçen hafta iflas başvurusu yaptığını açıklayan ABD şehri Detroit’in tartışma meselesi haline geldi. Batan otomotiv endüstrisinin etkisi, yıllarca biriken borçlarla birleşince kendini 18 milyar dolarlık bir borç batağında bulan şehrin bu durumla nasıl baş edeceği henüz belli değil. Tartışmayı alevlendiren nokta ise alacaklıların Detroit Sanat Müzesi’nin kamu malı olan koleksiyonunu satışa çıkarmayı önermesi oldu.
Konuyu gündemine alan NY Times’ın haberine göre, koleksiyonunda Van Gogh, Caravaggio, Rembrandt gibi isimleri bulunduran müzedeki eserlerin satışı 2 milyar dolara yakın bir gelir getirecek. Öte yandan böyle bir satışın şehirdeki diğer kültür sanat kurumlarını, zaten darda olan turizmi ve emlak piyasasını nasıl etkileyeceği meçhul.


Takip edenler hatırlayacaktır, benzer bir tartışma geçen aylarda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde de yaşanmış, üniversitenin sanat koleksiyonu bir müzayedede satışa sunulmuştu. Benzeri tartışmalar ekonomisi batağa saplanan Yunanistan’da da sürüyor.
Detroit’teki gelişmeleri, sanatın çökmüş bir ekonomiyi ne kadar kurtarıp kurtaramayacağını hep birlikte göreceğiz. Ama öncesinde gelin bu hafta birlikte sanat-aidiyet-ekonomi ilişkisine bakalım..

Soru: Satışı sonucunda bir şehrin borçlarını tümden silmiş bir sanat eseri var mı? @hiperenflasyon
Sevgili @hiperenflasyon ne kadarlık bir borçtan bahsettiğini bilmiyorum ama belediyelerin borç ödemek için sanat eserlerini satması aslında yeni bir tartışma değil. Benzer bir tartışma olimpiyat sonrası Londra’da da yaşanmıştı. Şehrin darboğazdaki bölgelerinden Tower Hamlet’in belediyesi, ünlü heykeltıraş Henry Moore’un kendilerine hibe ettiği bir heykeli 20 milyon pound’dan satmaya kalkınca, bölgede yaşayanlar itiraz etmiş, kampanyalar başlatılmıştı. Uzun tartışmalar sonucu heykel (şimdilik!) satılmadı, ama soruna gelirsek tek bir sanat eserinden bu kadar gelir beklemek biraz abartılı olur. Mesele aslında sanat eserinden çok, onu satın alanlardan ne beklediğimizde yatıyor. Amaç sanatı korumak mı, yoksa zor zamanlarda emlak geliri muamelesi yapmak mı?


Soru: Türkiye’de de belediyelerin halka sormadan satışa çıkardığı heykeller var mı? @heykelpiyasası
Sevgili @heykelpiyasası Türkiye’de belediyelerin süreçleri yurtdışındaki kadar şeffaf işlemediğinden bu konuda malumatım yok. Üstelik heykel yerleştirmeleri çok büyük oranda büstleri içerdiğinden, tahrip olanların çoğu satılmak yerine depolara kaldırılıyor. Anlayacağın bizde bu işin piyasası daha pek oturmuş değil!


Soru: Manisa’daki Kenan Evren heykeli’nin kaldırılması sanatsal bir duruş mudur? @netekimsanat
Belediye her ne kadar son günlerin moda ifadesi ile “yıkmıyoruz taşıyoruz” dese de sanatsaldan çok siyasi bir duruş olduğu kesin sevgili @netekimsanat. Umarım yerine yerleştirilecek olanın sanatsal bir duruşu olur, yoksa sadece bir isimden diğerine geçmiş olacağız.


Soru: Peki Mustafa Kemal Atatürk heykelleri de kaldırılacak mı? @salça_adam
Sorunun cevabını vermek zor sevgili @salça-adam. Konuyla ilgili araştırma yapan sanat tarihçisi Aylin Tekiner’e göre Türkiye’de şu anda 1.000 kadar Atatürk büst ve heykeli var. 1951 yılında çıkarılan ‘Atatürk aleyhine işlenen suçlar’ kanunu ile koruma altına alınan bu heykellerin kaldırılması şimdilik kanuna aykırı gözüküyor.
İdeolojik sebepleri bir yana bıraksak dahi, bazı oranlama hataları yüzünden Atatürk’e hiç ama hiç benzemeyen heykelleri bile kaldırmak ‘yassak’… Sırf bu bile Türkiye’de devlet-sanat ilişkisini anlatmaya yeterli değil mi?

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com
Twitter: @sanatkafasi @isilegri