Hayaletler de korkar!

Korkutmak güç verir insana ama öyle cadılar bayramında kostüm giyip bir yandan kameraya poz vererek korkutmak değil.

Neden korkarız? Kimi karanlıktan, kimi yüksekten, kimi ölümden, kimi de bilmediği şeylerden korkar. Kimi korkuyu sever. Kimi de kendi korkusunu kapatmak için başkasını korkutmayı sever, kabarır, gürler, asar suratını, öyle ki gözlerinin altı kapkara olur. Korkutmak güç de verir insana ama öyle cadılar bayramında kostüm giyip bir yandan kameraya poz vererek korkutmak değil. Vampir, hayalet, Drakula’ya gerek olmadan birini gözlerinle, sesinle korkutmak. Bazen de duruşunla.

En son ne zaman korku duyduğunu hatırlıyor musun? Dün gece yalnız uyumaya çalışırken kapını çalacak hayaletleri düşünüp ürperdiğinde mi? Oysa hayaletler bu ülkede senden ancak korkabilirler. Sen sevgilini sokak ortasında dövüp arabaların önüne attığında, sana yol vermeyen otobüse girip Şoförü yumrukladığında, bir başkasının düşüncelerini beğenmeyip yediği ekmekle oynadığında korku senin için görünmez olur. Oysaki başkaları için korku kocamandır, o kadar çoktur ki bu ülkede cadılar bayramı her gün her yerde kutlanır. Sen ise ona ancak ara sıra gazete sayfalarında, belki de birilerinin paylaştığı Facebook fotoğraflarında rastlarsın.
Korkuyu silmek zor, peki ya nasıl baş ederiz onunla? Gelin bu hafta korkuyu kendine mesele edinen sanatçılara bakalım.

Soru: Yaptığı işlerde korkuyu malzeme olarak kullanan sanatçılar var mı? @frankenstein
Aslına bakarsan mevzu korku olunca film ve edebiyat, güncel sanata kıyasla çok daha geniş bir külliyata sahip sevgili @frankenstein. Ama güncel sanatta da korkuyu ele alan sanatçılar yok değil. Örneğin İskoçya asıllı sanatçı Douglas Gordon ‘24 Hours Psycho’ adlı video enstalasyonunda Alfred Hitchcock’un bir kült olan Psycho adlı filmini 24 saat sürecek şekilde yavaşlatmış ve bu müdahaleyle görüntünün filmin içeriğinden ayrışmasını sağlamıştı. Gordon, ‘From God To Nothing’ adlı enstalasyonunda da bomboş ve karanlık bir oda kurmuş ve odaya giren kişilere de yavaş yavaş yanıp sönen ampullerle duvarda yazılı olan 150 farklı korku sebebini göstermişti.

Soru: Hayaletler de güncel sanatın konusu olabilir mi? @casper
Sevgili @casper, 2005 yılında New York’un Metropolitan Müzesi’nde açılan bir sergi tam da soruna cevap. 1800’lerin ortalarında, fotoğrafla ilk denemelerin yapıldığı yıllarda, bazı uyanık fotoğrafçılar gözün görmediği bazı varlıkları yakalayabileceklerini düşünüp hayalet fotoğrafları çektiklerini iddia etmişlerdi. Fotoğraf ve Doğaüstü (The Perfect Medium: Photography and the Occult) adlı bu serginin arşivinde eşyaları yerinden oynatan, ellerinden ışık çıkaran insanlardan, hayaletlere kadar pek çok fotoğrafı bulabilirsin.

Soru: Ben de çarşaf sarınıp bir galeriye gitsem güncel sanat yapmış olur muyum? @korkusuz Hayır olmazsın ama gülünç olabilirsin.

Soru: Peki kendi korkularımdan arınmak için nasıl sanat yapabilirim? @korkusuz
Sevgili @korkusuz birkaç yıl önce Türkiye’den iki sanatçı, Ahmet Öğüt ve Cevdet Erek, Danimarka’daki bir sanat enstitüsünün üst katını bir korku tüneline çevirmiş, içine sokak satıcılarından toplanmış ucuz, tuhaf ve kötü taklit objeler yerleştirmişti. Aslında küresel ekonomi, çokuluslu şirketler ve ucuz işgücü gibi konulara dikkat çeken bu sergi, korkuyu farklı bir açıdan ele alıyordu. Peki senin korkun ne buldun mu @korkusuz? Yalnız dikkat et buralarda sanat yapmak da bazen biraz korkutucu olabilir.
Happy Halloween!

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com

Twitter: @sanatkafasi @isilegri

Meraklısına linkler:
http://arts.theguardian.com/pictures/image/0,8543,-10104531576,00.html
http://www.metmuseum.org/about-the-museum/press-room/exhibitions/2005/the-perfect-medium-photography-and-the-occult