Meclis kürsüsünden 10 yaratıcı performans

Gün geçmiyor ki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olağanüstü bir durum yaşanmasın. Gelin bu hafta milletvekillerinin yüksek potansiyelli 'yaratıcı' eylemlerine bir göz atalım.

10. Sıralara vurma
Neredeyse hepimizin yapmış olduğu en alışılageldik eylem biçimidir sıralara vurma. Ortaokulda ‘We Will Rock You’ eşliğinde sıralara vurduğumuzda gerçekten bir protesto heyecanı yaşatırdı ama mecliste olduğunda bir okul performansına dönüşüveriyor maalesef.

9. Kırmızı fular takma
Başkalarının meclisinde ‘Femen’ eylemlerini görünce kırmızı fular takma oldukça mütevazı kalıyor tabii. Yine de erkek milletvekillerinde göremediğimiz kadın dayanışmasını AKP ve BDP’li kadın vekiller arasında kolektif bir eylem içinde görmek güzel.

8. Gömlekleri çıkartıp tişört giyme
Gerçekten de bir Speech Act (söz yerine geçen eylem) olarak değerlendirildiğinde, bazen tişörtlerdeki sloganlar bin lafın yerine geçiyor. Bir de koca koca adamların gömleklerini çıkartırken taşan göbeklerini görmek zorunda kalmasak daha mutlu olmaz mıydık? Yine de bin göbek, bir uçan tekmeden iyidir diyelim!

7. Duran vekil
Duran adamı hepimiz biliyoruz da duran vekil olduğundan haberiniz var mıydı? CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın geçen kasım ayında mecliste sırtına afiş asarak ayakta durması elbette ki bir performans niteliğinde. Bir de duran adam gibi bulaşıcı etkisi olsaydı çok daha etkili olurdu, orası kesin.

6. Ağzını bantlamak
İşte bir meclis klasiği! Yalnız sorun şu ki, az önce ağzını bantlayan vekil kendisine laf atılınca bantı çıkarıp bir laf ebesine dönüşüveriyor. Oysa ki eylem yapmak çok daha süreklilik, dayanıklılık ister sayın vekiller!

5. Sessizliğe davet
Ağız bantlamanın kardeşi olan bu ‘eylemsizlik biçimindeki eylem’ de Türkiye standartlarında pek uygulanabilir olmuyor maalesef. Çoğu zaman bir vekilin kendini tutamayıp sesini çıkarması sonucunda kısa sürede bir kakafoniye dönüşen bu eylem aslında ters etki yaratma gücüne sahip. Öte yandan Akif Hamzaçebi’nin John Cage’in 4 33’ adlı eserini meclise taşıması ve dört dakika 33 saniye boyunca sessizliği korumuş olması da takdir edilesi nitelikte.

4. Kürsüye kömür ve makarna getirmek
Patenti BDP’li Hasip Kaplan’a ait olan bu eylem bir elinde makarna bir elinde kömürle kürsüye çıkıp bu ‘hazır nesne’leri meclise sunmayı içeriyor. “Batsın bu dünya, batsın bu dünya” dizeleriyle performansına eşlik eden Kaplan’a yeni işlerinde başarılar diliyoruz.

3. Stand-up konuşma
Bu tip performanslar meclisin en eskilerinden olsa da, günümüzün piri olan Kamer Genç’i es geçmeden olmaz. Söylediği tartışmalı laflar çoğu zaman kendisine yönelik ‘karşı eylemlere’ sebep olsa da Genç, yıllardır bu sahnenin tozunu yutmakta olan bir isim.

2. Ayakkabı kutulu basın toplantısı
Gün geçmiyor ki meclisimiz güncel olayları performatif eylemlere taşımasın. MHP vekili Özcan Yeniçeri’nin üzerlerinde ‘Ayakkabı Kutusu Partisi’ ve dolar işareti bulunan iki ayakkabı kutusuyla yaptığı konuşma da bu türden. Yeniçeri’nin meclise getirdiği ayakkabı kutusundan sadece iki beşlik çıkması ise gözlerden kaçmadı.

1. Sırrı Süreyya Önder’in şiiri
Kendisi bir eylem niteliğinde olan vekil Sırrı Süreyya Önder’in her konuşması neredeyse bir performans gibi. Ama yine de Meclis kürsüsünde İdris Naim Şahin’e yazdığı şiiri nasıl unuturuz? ‘Kurbanım kalın kaşına, taç yakışan başına/Bir gün görmesem ey İdris Naim, yanarım ataşına’ dizeleri takdire şayan.


Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com Twitter: @sanatkafasi @isilegri