Organik sanat olur mu?

Almanya'da bir Türk kuyumcusundan arazi sanatına uzanıyoruz.
Organik sanat olur mu?

Geçtiğimiz yıl Almanya’da davet edildiğim Theater Der Welt tiyatro festivalinde, yeni bir performans üretmemiz için her sanatçıya şehrin merkezinde bir dükkan verilmiş, daha doğrusu her birimiz şehrin merkezindeki bir dükkanla eşleştirilmiştik. Oyuncu arkadaşım Nezih Cihan Aksoy ve benim şansımıza düşen de bir Türk bir kuyumcu dükkanıydı. “Kuyumcuda performans olur mu?” demeyin. Almanya’daki organik ve bio gıda çılgınlığından esinlenip, yoldan toplayıp paketlediğimiz toprakları kuyumcuya gelen müşterilere organik altın olacakları vaadiyle pazarlamayı başarmıştık. Üstelik yüzde yüz sağlıklı düğün ve düğün takıları vaad ederek..

Organik altın diye bir ürün gerçekten çıkar mı bilmiyorum ama doğayı bir sanatsal ifade biçimi olarak kullanan pek çok sanatçı var. Üstelik bu bir naïfçe doğayı dönüştürme isteğinden bağımsız, bir anlatım dili olarak doğayı ve içinde barındırdıklarını bilmeye, anlamaya ve insan bedenine eklemlemeye yönelik bir çabayı da içeriyor.

İlk bakışta bu nasıl sanat deseniz de, gerçekten de yaptıkları işlerle araziye, toprağa ve doğaya dönüşen ve onu dönüştüren pek çok sanatçı var. Gelin bu hafta ağaç, toprak ve denizi deyince aklına sadece tatil gelmeyenlerin işlerine bakalım..

1- Ana Mendiata

 

Kübalı sanatçı Ana Mendiata, 70’lerde ürettiği işlerle toprak ve bedeni bir araya getirmiş ve neredeyse o dönem için öncü sayılabilecek nitelikte işler yapmıştı.  İşlerinde kendi siluetini kullanan Mendiata, tamamen doğal malzemelere bürünüyor ve işi yok olmaya bırakıyordu.

2-Rebecca Horn

Alman sanatçı Rebecca Horn, daha çok performatif heykel ve kostümleriyle biliniyor. Vücuduna eklemlediği formlarla hareket ederek, hem kendi bedenini, hem hareketlerini hem de zihinsel düşünme mekanizmasını zorlayan sanatçının en çok bilinen işlerinden biri kafasına eklemleyerek yürüdüğü ‘unicorn’ adlı işi. 

3- Dennis Oppenheim

Okuldaki bazı öğrencilerimin ‘amele yanığı’ olarak adlandırdığı bu iş, aslında Oppenheim’in obje, beden ve müdahale üzerine kurduğu zamansal bir süreci anlatır. İşlerinde gündelik nesnelerin dönüşümünü irdeleyen Oppenheim için bu objelerden biri de insan vücuduydu.

4-Charles Ray

 

Müzisyen Ray Charles ile karıştırılmaması gereken Amerikalı heykeltraş Charles Ray’in kendini ağaca bağladığı bu işi aslında insan bedeninin doğayla hem bütünleşme hem de asla bütünleşememe fikrinin de bir göstergesi gibi.

5- Alper Aydın

 

Alper Aydın’ın işleri yeryüzü ile ilgili olduğu kadar, insan zihninin doğayı anlama ve kategorize etme çabasıyla da ilgili. Taş ve kayaları ağırlıklarıyla fotoğrafladığı bu işi de bunun bir örneği…

NOT: Geçtiğimiz hafta Şirince’de Matematik Köyü bünyesinde yeni kurduğumuz Nesin Sanat Köyü’nü yazmıştım. Burada lise ve üniversite öğrencileriyle yaptığımız pek çok atölyede de etraftan topladıkları malzemelerle heykel, performans ve hatta sanatçı kitabı ürettik. Gerçekten de arazi sanatını ve malzemelerini zorlayan bu şahane işleri görmek için bakın derim: https://www.facebook.com/pages/Nesin-Sanat-K%C3%B6y%C3%BC-NSK/1468758273435939?fref=ts

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com 

Twitter: @sanatkafasi @isilegri