Pink Floyd'un dediği gibi, bir başka tuğla duvarda...

Bazen duvarlar sanatta da karşımıza çıkar. Geçen sene İstanbul Bienali için Türkiye'ye gelen Meksikalı Hector Zamora örneğin, bienaldeki performansı için bir grup inşaat işçisiyle beraber çalışmış, işçilere birbirlerine elden ele attıkları tuğlalarla duvarlar ördürtmüştü.

Bazen her gün yanından geçtiğimiz, hiç dikkatimizi vermeden gözü kapalı kanıksadığımız şeyler vardır. Köşebaşında duran eski evin yıkılması, yerine dikilen inşaatın giderek yükselmesi, içinde çalışan işçilerin yüzleri gibi..Bazen de aynı şey izlediğimiz, okuduğumuz haberlerde olur, olaylar o kadar hızlı ve birbirine benzer şekilde gelişir ki, şaşırmayız. Tıpkı birbiri ardına dikilen inşaat duvarlarının tuğlaları gibi olaylar da yanyana diziliverir.

Bazen duvarlar sanatta da karşımıza çıkar. Geçen sene İstanbul Bienali için Türkiye’ye gelen Meksikalı Hector Zamora örneğin, bienaldeki performansı için bir grup inşaat işçisiyle beraber çalışmış, işçilere birbirlerine elden ele attıkları tuğlalarla duvarlar ördürtmüştü. Duvar ne diyecek olursanız, duvarı bir inşaat için yapmazlar bu kez. İşçiler durmaksızın bir duvar örer, bir yandan da bozarlar. Duvar bir örülür, bir yıkılır. Birden yükselir, bir anda da başka bir duvara dönüşür. Duvar bitmez. Anlamsızdır. Tıpkı etrafımızdaki duvarlar gibi.



Duvar insanlık tarihinin arka yüzüdür. Bazen birine sınır çizmek bazen de birilerini diğerlerinden ayırmak için inşa edilen duvarlarla doludur tarih. Berlin’de, Kudüs’te, Tahrir Meydanı’nda inşa edilen duvarlar barıştan çok gerilime sahne olmuştur. Duvar her zaman yükseltmez.

Duvarlar şarkılarda da karşımıza çıkabilir. Pink Floyd’un dediği gibi, birileri tarafından dayatılacak eğitime, yaptıklarımıza sürekli yanlış diyecek birilerine, düşüncelerimizin kontrol edilmesine aslında ihtiyacımız yoktur. Ama en nihayetinde biz de duvardaki tuğlalardan biri olmak için eğitiliyoruz biz de. Koca bir duvarın tuğlası.

Peki siz kendinizi bir duvarın parçası olarak gördünüz mü sahi son günlerde? Etrafta birileri sizin çevrenize bir duvar örüyormuş gibi hissettiniz mi? Fikirleriniz, yazdıklarınız, yaşam alanınınız tuğlalarla çevrilirken, aslında nasıl bir Rönesans’ta yaşadığınızı sorguladınız mı? Yoksa siz de en nihayetinde büyük bir duvarın parçası mısınız? Sahi aslında tuğla mısınız?


Referans: Gaye Su Akyol- Pink Floyd’un Dediği Gibi

http://www.youtube.com/watch?v=PeGzIqttukQ

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com Twitter: @sanatkafasi @isilegri