Ya sev ya terk et aşkısı

Neyse ki duvar sloganları hâlâ var. "Ya sev ya terk et aşkısıııı" diye içinde bulundukları durumla dalga geçebilen duvarlar..

Yeşilliklerin önüne set çeken kocaman bir duvara dev bir Türk bayrağı çizilmiş. Bayrağın bir tarafında ‘Ya Sev’ diğer tarafında ‘Ya Terket’ yazıyor. Yazıların ucunda ise iki adam birbirine zıt yönlere doğru yürümekteler.

1998 tarihli bu fotoğraf, sanatçı Halil Altındere’nin bir çalışması. ‘Ya sev ya terk et’ adlı bu iş her ne kadar muhafazakâr siyasi söylemin ürettiği bir slogan olsa da, Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma ayna tutuyordu. Taraf tutmanın, hizmet etmenin, boyun eğmenin yeğ görüldüğü bir ülke. Seveceksin, beğenmiyorsan terk edeceksin. O kadar.

Altındere’nin bu işi ürettiği 90’lar kontrgerillanın, faili meçhullerin, yükselen Hizbullah faaliyetlerinin kendini hissettirdiği bir dönemdi. Bu duruma karşı eleştirel bir söylem getirmeye yeltenenlere cevap hazırdı. ‘Ya sev ya terk et.’ Bu da yetmedi, cevap başka yöntemlerle verildi. Kimilerine dava açıldı, kimilerine meclis soruşturması istendi. Kimilerinin işi başka yöntemlerle ‘görüldü.’

Bugün başlıklar değişse de insanlar gene sokaktalar. Adaletsizliğe, sansüre, tepeden inmeci söylemlere karşı bir şeyler söylemek istedikçe azarlanan, “Beğenmiyorsan git başka yerde yaşa” denilen insanlar onlar. Oysa birine “Git” demek kimsenin hakkı, kimsenin harcı değil. Mesele gitmeden mücadele edebilmekte. Neyse ki duvar sloganları hâlâ var. “Ya sev ya terk et aşkısıııı” diye içinde bulundukları karanlık durumla dalga geçebilen duvarlar.

Gelin bu hafta gitmeden mücadele edebilen bazı sanatçıların işlerine bakalım.

Soru: 90’ların en çok öne çıkan eleştirel işleri nelerdi? @sanat-kurdu
Aslına bakarsan Hale Tenger, Erdağ Aksel, Gülsün Karamustafa gibi pek çok isim var ama ben şimdi başka bir örnek vereceğim sevgili @sanat-kurdu. 1994’te sanatçı Selim Birsel’in Ankara tren garında yere serili bir dizi kağıt hamurdan yapılma heykelleri sakıncalı bulunarak kaldırılmıştı. İşin adı ‘Kurşun Uykusu’ydu ve heykeller sanki ölü bedenler üzerine örtülen örtüleri andırıyordu. O dönem askerliklerine (özellikle doğuya) giden pek çok insanın oradan geçtiğini düşünürsek oldukça sert bir durumu gösteren bu iş o dönemin sansürcü kafasına başka bir örnek.

Soru: 90’ların sanatına göre bugün yapılan sanat daha mı az politik? @sokak-kızı
Böyle bir şey söylemek zor ama 90’lı yıllarda sanatçılar içinde bulundukları şiddet ve hoşgörüsüzülük ortamına oldukça sert ve doğrudan yanıtlar veriyorlardı. Yukarıda anlattığım iş de onlara bir örnek. Bugün ise o durumun yerini daha çok durumu tersine çeviren, daha araştırmacı, stratejik ve bir ölçüde mizahi işler almış durumda. “İnternet kasıyo, sokağa gelsene” sloganı bu durumun en iyi örneklerinden biri.

Soru: Ben de ‘Alo Fatih’ adlı bir iş yapsam sansürlenir miyim? @118
Açıkçası sansürlenmeden bu işi sergilersen seni tebrik ederim sevgili @118. Öte yandan bu işi sound art olarak yapmayı düşünüyorsan telefon konuşmalarına dikkat et, senin de tapelerini dinlemeyelim..

Güncel sanatla ilgili aklınıza takılan tüm sorular için: guncelsanatkafasi@gmail.com Twitter: @sanatkafasi @isilegri