Yağmur altında güncel sanat

Bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında ıslanmadan durduğunuzu hayal edin, üstelik yürüyerek...
Yağmur altında güncel sanat

Bundan birkaç yıl önce İngiltere’nin meşhur bir müzesine gidenler içeride şakır şakır yağmur yağdığını fark eder. Hayır, Ankara’yla falan karıştırmayın, burada da tavandan şakır şakır yağmur yağmaktadır ama aslında olan biten bir sanat projesidir. Dijital alanda çalışan sanatçı kolektifi Random International tarafından gerçekleştirilen ‘Rain Room’ adlı bu projede, müzenin tavanına yerleştirilen sensörler izleyicinin gezindiği yerleri algılamakta ve yağan yapay yağmura rağmen onların adım attığı yeri kuru tutmaktadır. Kısacası, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında ıslanmadan durduğunuzu hayal edin, üstelik yürüyerek...

Yağan yağmurun altında ıslanmadan yürüyebilmek, tıpkı Türkiye’de yaşayıp olan bitenden etkilenmemek gibi. Hem gündemin, hem de şiddetle yağan yağmurun etkisinde kaldığımız şu günlerde belki de bizi bu ağırlıkların altından çekip alabilecek tek şey sanat. Bunu demişken, Melih Gökçek, Random International’ı Ankara’ya davet etse fena olmaz, ne dersiniz? Yapay yağmura gerek olmadan Ankara metrosunda çalışabilirler!

Son birkaç haftadır sizden gelen sorular birikti, cevaplayamadım. Bu hafta sorular ortaya karışık olarak devam edeceğiz. Sizden soru almak çok güzel, lütfen yenilerini guncelsanatkafasi@gmail.com ya da twitter: @sanatkafasi @isilegri ye göndermeye devam edin! 

Güncel sanatla ilgili bir şeyi fark ettim. Tüm işlerin mutlaka bir ya da iki paragraflık bir açıklamaya ihtiyaç duyması. Bir an için bu yazıların ortadan kaldırıldığını düşünelim, izleyici açısından sonuç ne olur?
@purephotograph

Güzel soru. Şöyle açıklayalım. Güncel sanat dediğimiz alan sadece estetik ya da formal özelliklere dayanmadığı, hatta çoğu zaman düşünceye ya da bir araştırmaya dayalı olduğu için bakar bakmaz anlaşılamayabiliyor. Sanatı da bir bilim dalı gibi düşün, anlamak için bir takım açıklamalara ihtiyacın olabilir. Haklısın, bu bazı insanlarda sanata karşı soğumaya sebep oluyor ama okudukça diğer işleri de daha hızlı kavramaya başlayacaksın, emin ol.

Bir sanat eserinin güzelliği yapanın kim olmasına mı bağlıdır? Resimde kullanılan boyaların analizi yapılmasa binlerce insanın hayranlıkla bakıp sanat eleştirmenlerinin hayranlık dolu yazılar yazacağı bir resim nasıl birden bire işe yaramaz sıradan bir şeye dönüşür? @yuksel_gunal

Kulağa garip geliyor ama bazen öyle evet. Sadece resim ya da heykel gibi tek olma özelliği önemli olan dallarda değil, performans gibi herkes tarafından tekrar edilebilecek eylemlerde bile imza bazen işin önüne geçebiliyor. Belki biliyorsun bu konuda en bilinen işlerden birini İtalyan sanatço Pierre Manzoni üretmişti. Manzoni dışkısını konserveleyip ‘Artist’s Shit’ olarak satışa çıkarmış ve sanatçı imzasıyla neyin dahi satılabileceğini ortaya koymuştu.

Güncel sanat akımı beraberinde ‘iş’ kelimesini getirdi. “Ahmet’in işi”, “Ayşe’nin son işi” gibi. O sevimsiz yapıt kelimesine de razıyım. Tünel Meydanı’nda yakında ‘Huysuz İhtiyar’ adlı bir protesto oturması gerçekleştirip bu konuyu gündeme getirirsem eylemim güncel sanat olarak kabul edilir mi? @Tahsinamca

İş kelimesi İngilizce ‘work’ün çevirisi olduğu için bazen kulağa yabancı geliyor, haklısın. Öte yandan yapıt da anıtı çağrıştırıyor sanki. En iyisi eylem olarak bu konuda alternatif bir çözüm üretmek, ne dersin? Ama dikkat et de ‘özçekim’ gibi TDK yaratıcılığına kapılma olur mu? 

İyi haftalar!