Ankara'da hedef...

Amerika'nın 'terörle mücadele'de ikiyüzlülüğü, Türkiye'deki Batı aleyhtarlığını körüklüyor. Yani son bomba, Batı karşıtlığını daha da artıracak.

Esasında sormak bile abes, terörün hedefi, adı üstünde terör yaratmak, güvensiz bir ortam yaratmaktır.
Bu anlamda Ankara'daki saldırı hedefine ulaşmış sayılabilir. Özellikle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın olayın heyecanı içinde söylediği, 'Bundan sonra büyük şehirlerde bu çeşit patlamalar olabilir' sözüyle birlikte gerçekten güvensiz bir atmosfer doğdu.
Ancak öte yandan, Orgeneral Büyükanıt bu sözleri söylemese de, art arda gelen bazı haberler yüzünden bu atmosfer çoktan doğmuştu.
Biz bu atmosferi Abdullah Öcalan'ın yakalanması sürecinde ve yakalanmasının hemen ardından çok şiddetli biçimde yaşadık. PKK'lı intihar eylemcileri art arda pek çok eylem gerçekleştirdi 1998 sonu ile 1999'un ilk ayları arasında. Bunlar içinde İstanbul'daki Mavi Çarşı'ya yapılan ve çok kişinin ölmesiyle sonuçlanan saldırının dehşeti hâlâ akıllarda.
PKK'nın büyük şehirlerde bu çeşit kitlesel katliam anlamına gelecek eylemlerin lojistik hazırlığını tamamladığı biliniyordu. Son birkaç yıldır gerek güvenlik birimleri ve gerekse istihbarat birimleri bu yönde sayısız uyarı yaptılar.
Nitekim son dönemde özellikle ama aslında son iki-üç yıldır, PKK'nın Kuzey Irak'ta elde ettiği ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin batısına gönderdiği A3 ve A4 diye adlandırılan plastik patlayıcıların bir bölümü yakalandı. Her zaman, yakalanan patlayıcının yakalanmayandan daha az olduğu tahmini yapılıyordu.
Ankara'daki eylemle ilgili bütün işaretler PKK'yı ve onun yöntemlerini gösteriyor şimdilik. Zaten eylem bir anlamda önceden haber verilmiş bir nitelik de taşıyor. PKK'nın çıkıp 'Biz yapmadık' demesi çok da inandırıcı değil, geçmişte de böyle inkâr ettikleri ama daha sonra bir biçimde kabullendikleri eylemler oldu.
Ankara'daki intihar bombacısının hedefi o güzergâhtan geçecek devlet protokolü müydü, bombacı bir sebeple heyecanlandığı ve paniğe kapıldığı için mi bombayı erken patlattı, bu soruların cevaplarını öğrenmek imkânsız.
Önemli olan bu saldırının 20-25 tane Kürt milliyetçisi siyasetçinin bağımsız milletvekili olarak Meclis'e girmeye hazırlandığı seçim atmosferinde yapılmış olması.
Zaten siyaseten bir hayli gergin bir atmosferde yaşamaya başlayan Türkiye'de, bu bomba patlamasa bile 20-25 Kürt milliyetçisinin milletvekili olarak Meclis'te bulunacak olması ihtimali potansiyel bir gerginlik kaynağıydı. Üstüne patlayan bombayla birlikte Kürt sorununun barışçı yöntemlerle çözülmesi ümidi de bana göre havaya uçmuş bulunuyor.
Son yıllarda artık ciddi bir siyasi eğilim haline gelen içe kapanmaya kaynaklık eden şeylerden biri, hatta belki başlıcası, PKK'nın Amerikan işgali altındaki Irak'ta serbestçe hareket ediyor ve Türkiye içinde eylemler gerçekleştiriyor olmasıydı. Amerika'ya yönelik derin güvensizlik ve bu ülkenin terörle mücadele adı altında sergilediği ikiyüzlülük, Türkiye'de genel bir Batı aleyhtarlığını da körüklüyor. Yani, Ankara'daki bomba, Batı aleyhtarlığını artırıcı bir etki de yaratacak.