Barzani seçimi kaybederse

Kuzey Irak'ı iyi bilenlere göre Barzani seçim için son kozunu oynuyor, yani milliyetçiliği...

Kuzey Irak'ta Kürt Otonom Bölgesi'nde önümüzdeki aylarda parlamento seçimleri yapılacak. İddia o ki, Irak Cumhurbaşkanlığı'nı da yapan Celal Talabani'nin partisi Kürdistan Yurtseverler Birliği KYB, Mesut Barzani'nin partisi Kürdistan Demokratik Partisi KDP'ye göre bu seçimden daha umutlu. Hatta dün konuşma fırsatını bulduğum Kuzey Irak'ı iyi bilen iki Türk işadamına göre Barzani'nin seçimden hüsranla çıkması bekleniyor.
Yine iddia o ki, Barzani seçim için son ve en büyük kozunu oynuyor bugünlerde, yani milliyetçilik kozunu. Kimi gözlemciler, Barzani'nin Türkiye'ye karşı diklenmelerinin ardında bu milliyetçiliğin izleri bulunduğunu öne sürüyorlar. Ve biraz daha ileri giden Kuzey Irak'ta iş yapan bir gözlemci, PKK'nın son iki saldırısı ile Barzani'nin seçim kampanyası arasında ilişki kuruyor. Yani, PKK Türkiye'yi Kuzey Irak'a bir operasyona tahrik edecek, Barzani de bu operasyona karşı çıkarak ne kadar milliyetçi olduğunu kanıtlayacak.
Kuzey Irak'taki seçimle ilgili spekülasyon yapacak durumda değilim ama bu iddialar da yenilir yutulur cinsten değil, ayrıca çok mantıksız da gözükmüyor. Tabii bir şartla: Sahiden Barzani'nin seçimleri kaybetmekte olması...
***
Kuzey Irak'ta ne olursa olsun, Türkiye açısından ok yaydan çıkmış gibi gözüküyor. Türkiye, zamanlamasını ve stratejik takvimini kendi belirleyemediği bir inisiyatif kullanıyor şu anda.
Hükümetten gelen açıklamalara bakılacak olursa, Türkiye artık karşısındaki taraflardan, yani Amerika ve Irak'tan (tabii Kuzey Iraklı liderlerden de) söz değil eylem bekliyor.
PKK'nın bu aşamada 'eylemsizlik'e ikna edilmesi Türkiye'yi tatmin edecek bir gelişme değil ve olamaz. Türkiye'yi bu saatten sonra durduracak olan tek şey bence PKK'nın silah bırakması olacaktır. Örgüt silah bıraktığını açıklamadıkça Türkiye'nin baskısı ve gerekirse sınır ötesine operasyonları durmayacaktır. Pazar günü sabaha karşı başlayan ve sınır ötesine geçtiğinden de kuşku duyulmayan halen devam eden operasyonun genişleyeceği anlaşılıyor.
Yarın öbür gün, Dağlıca'daki taburumuza saldıran 200 kişilik PKK'lı grup yok edilip bu operasyon tamamlansa bile diyelim önümüzdeki haftalarda PKK'nın çeşitli üs bölgelerine ve kamplarına yeniden nokta operasyonları
devam edecektir. Hatta etmelidir de.
Ta ki PKK silah bırakana kadar.
***
Sınır ötesine izin veren tezkerenin Meclise sevk edildiği günden beri aynı şeyi söylüyorum: Bu tezkerenin stratejik amacı ve hedefi PKK'yı ya marjinalize etmek ya da örgütün silahlı mücadeleden vazgeçmesini sağlamak olmalı.
Ve açıkçası, konjonktür Türkiye'ye böyle bir şans da veriyor. Amerika Irak'ta başarısız olurken, sırf PKK diye bir örgütün varlığı yüzünden bir de Kuzey'de istikrarsızlığı, Türkiye'nin müdahalesini istemeyecektir. O yüzden yardımcı olmaya çalışacaktır, daha aktif olacaktır.
Öte yandan Kuzey Iraklı Kürtler, orta ve uzun vadeli çıkarlarının güneydeki komşuları ve ülkedaşları Araplardansa kuzey komşuları Türklerle iyi ilişki götürmekte olduğunu er veya geç anlayacaklar ve ellerindeki PKK kartını daha fazla tutmak istemeyeceklerdir.
Keşke bu işler güç kullanmaya veya güç tehdidine gerek kalmadan kendiliğinden olsaydı, ama ne yapacaksınız bugünlere gelindi. Şimdi Türkiye gündelik olayların heyecan ve öfkesini kendi lehine kullanmayı başarırsa ve elindeki kartları doğru sırayla doğru zamanlarda açarsa, PKK sorununu çok yeni ve barışçı bir aşamaya taşıyabilir.