Milliyetçilik ve PKK

Parlamentoda CHP ve MHP'nin yanı sıra, Kürt milliyetçiliğini temsil eden DTP de olacak. DTP'nin PKK'dan uzaklaştırılması, PKK'yı marjinalleştirmeyi kolaylaştırır..." /> Milliyetçilik ve PKK

Parlamentoda CHP ve MHP'nin yanı sıra, Kürt milliyetçiliğini temsil eden DTP de olacak. DTP'nin PKK'dan uzaklaştırılması, PKK'yı marjinalleştirmeyi kolaylaştırır..." /> Başbakan Erdoğan'a mektup (2) - İSMET BERKAN - Radikal

Başbakan Erdoğan'a mektup (2)

<strong><em><font color="#BF0000">Milliyetçilik ve PKK</font></em></strong><br></br>Parlamentoda CHP ve MHP'nin yanı sıra, Kürt milliyetçiliğini temsil eden DTP de olacak. DTP'nin PKK'dan uzaklaştırılması, PKK'yı marjinalleştirmeyi kolaylaştırır...

Sayın Erdoğan, dünkü mektupta, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ekonomik dönüşümünü tamamlamasının önündeki en önemli engellerden birinin yükselen reaksiyoner milliyetçilik olduğunu yazmaya çalıştım.
Önümüzdeki dönem parlamentoda Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi
Hareket Partisi tarafından temsil edilecek olan, Türkiye'yi dünyadan izole etmeyi hedefleyen, yabancı düşmanlığı ve zaman zaman ırkçılığa varan
aşırı tutumlar içeren bu milliyetçilik türünün dışında, parlamentomuzda etnik Kürt milliyetçiliği de temsil edilecek.
Bu iki milliyetçiliğin parlamento çatısı altında çatışmalarında siz ve partiniz arada kalabilecek, bazen o yana bazen de bu yana savrulabileceksiniz.
Oysa 22 Temmuz seçimlerinin kendisi de gösterdi ki, bağırıp çağırmak, milliyetçilik nutukları atmak değil de iş yapmak, hizmet götürmek ve daha da önemisi siyaset yapmak, Kürt sorununun çözümünü kolaylaştırıyor esas olarak.
Bana göre 'Kürt sorunu' ile 'Ayrılıkçı PKK terörü sorunu' uzaktan birbirine çok benziyor veya birininin içinden çıkıyormuş gibi gözüküyor olmalarına rağmen aslında birbiriyle çatışma halinde olan sorunlar.
Bölgeye siyaset geri geldikçe, yani sorunlar konuşulmaya ve onlara hal çareleri aranıp önerilmeye başlandıkça, sivil alan genişledikçe, 'Kürt sorunu' dediğimiz sorun çözüm yoluna yaklaşıyor ve bu olduğu müddetçe de PKK sorunu küçülüyor.
Geçmişte böyle oldu. PKK zemin kaybettiğini görünce yeniden eylemlere başladı. Ama PKK eylemleri eskisi gibi kitle tabanı bulamadı, çünkü insanlar barışın faydasını görüyordu artık.
Bence de mesele burada düğümleniyor: Kürtlerle PKK'nın arasındaki mesafeyi açmakta yani. Bunun yolu da, 'Kürt sorunu'nu çözmeye çalışmaktan, bölgenin meselelerini 'normalize' etmekten, sivil siyasete alan yaratmaktan geçiyor.
Bakın, iki yıl sonra yerel seçim yapıldığında AKP'nin Van, Hakkâri, Şırnak gibi önemli merkezlerde belediye başkanlığını alması hayal değil. Hatta daha da ileri gideyim, Diyarbakır'ı da AKP kazanabilir, bu ciddi bir ihtimaldir.
Kürt sorununun çözüme yaklaşmasıyla, bölge insanının uzun onyıllar boyunca çözülmeyip kronikleştirilmiş dertlerinin çözüm yoluna girmesiyle PKK ayrılıkçılığının marjinalize olması arasındaki doğrudan ilişki her fırsatta sergilenmeli ki, etnik milliyetçilik şiddetten uzaklaşsın, Türkiye'de barış içinde bir arada yaşama fikri zedelenmesin.
Evet, ayrılıkçıların, Kürt sorunu çözüme yaklaştıkça veya bu sorunun ciddiye alınıp üzerinde uğraşıldığı izlenimi yaygınlaştıkça kendilerini köşeye sıkışmış hissedeceklerine kuşku yok.
Meclis'teki DTP'ye bu açıdan bir 'şans' diye yaklaşmak da mümkün, bir 'risk' diye yaklaşmak da. Size doğru uzatılan bir el varsa onu reddetmeyin ama başlangıçta tokalaşmak için uzatılan el kazayla yumruğa dönüşürse siz de yumruğunuzu sıkmakta tereddüt etmeyin. DTP'nin PKK'dan uzaklaşıp Kürtlerin sorunlarının partisi olması, Türkiye'nin hem Kürt sorununu çözmesini hem de PKK'yı marjinalleştirmeyi kolaylaştıracak bir gelişme olur, bunu teşvik edin.
Sayın Erdoğan, izninizle yarın da mektubuma devam edeceğim.