Anayasa değişmeli

Demokratikleşme ve sivilleşme meselesi iki önemli konumuz. Yazıldığı günden beri 1982 Anayasası tartışılıyor. Soru şu: Madde madde tadil mi edelim, yoksa sıfırdan mı yazalım?" /> Anayasa değişmeli

Demokratikleşme ve sivilleşme meselesi iki önemli konumuz. Yazıldığı günden beri 1982 Anayasası tartışılıyor. Soru şu: Madde madde tadil mi edelim, yoksa sıfırdan mı yazalım?" /> Başbakan Erdoğan'a mektuplar (3) - İSMET BERKAN - Radikal

Başbakan Erdoğan'a mektuplar (3)

<strong><em><font color="#BF0000">Anayasa değişmeli</font></em></strong><br></br>Demokratikleşme ve sivilleşme meselesi iki önemli konumuz. Yazıldığı günden beri 1982 Anayasası tartışılıyor. Soru şu: Madde madde tadil mi edelim, yoksa sıfırdan mı yazalım?

Sayın Erdoğan, bu köşede iki gündür size hitaben yazdığım mektuplarda Türkiye'nin kişi başına 10 bin dolarlık ekonomik refaha ulaşma hedefini sekteye uğratması muhtemel konuların başında reaksiyoner milliyetçiliğin ve etnik ayrılıkçılığın geldiğini söylemeye çalıştım.
Türkiye'nin geleceğine bu iki tehlikeli milliyetçilik türünden daha az tehdit içermeyen ama sanki çok büyük sıcak çatışmaya da konu değilmiş gibi gözüken bazı konular da var, bunların başında demokratikleşme ve sivilleşme geliyor.
Türkiye, belki de yazıldığı ilk günden beri 1982 Anayasası'nı tartışıyor. Öyle bir anayasa ki, yazılıp halk oyunda kabul edilmesinin üstünden daha beş yıl geçmeden iki defa tadil edilmişti bile. Halen 25 yaşındaki Anayasamızın üçte birden fazla bölümünü son beş yılda yeniden yazdık ve düzenledik. Bu yazının yazıldığı günlerde halen kapsamlı bir anayasa değişikliği paketi halkoyuna sunulacağı günü bekliyor.
Yani, bizim Anayasamızla bir sorunumuz olduğu belli. Zamanında Meclis Başkanı olarak Hüsamettin Cindoruk bir çalışma yaptırmış, siyasi partilerimizin Anayasanın hangi maddesinde nasıl bir değişiklik istediğini dertletmişti. Anayasa'nın değiştirilmesi istenmeyen maddesi yok gibi bir şeydi.
O halde işe Anayasa ile başlamak en doğrusu. Burada soru şu: Son 25 yıldır yaptığımız gibi Anayasa'yı madde madde tadil mi edelim, yoksa sıfırdan bir anayasa mı yazalım?
Belki daha doğrusu sıfırdan anayasa yazmak ama bu konuda gerçek demokratik mutabakat bulmak, madde madde konsensüslere ulaşmak çok daha zor. O yüzden, belki de Anayasa'ya bütüncül bir bakışla yaklaşmak ama onu madde madde tadil etmek en uygulanabilir çözüm. Böylece tek tek maddeler de daha çok konuşulabilinir, bir genel uzlaşma yerine detaylar dahil tam uzlaşma bulunabilir.
Size 'Kısa anayasa lazım' diyenlere sakın inanmayın, dünyada kısa anayasa diye bir şey olmadığı gibi (merak eden Amerikan Anayasası'nı okuyabilir, hiç kısa olmadığı gibi bazı konularda ne kadar ayrıntıya girdiğini görünce şaşırabilirsiniz) son Anayasa Mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı gibi yasa koyucunun ne demek istediğini en net ve en ayrıntılı biçimde yazmasında sayılamayacak kadar fayda var. Ama belki, laf olsun diye Anayasa'ya yazılmış kimi konular, mesela çevre, mesela spor gibi konular Anayasa'dan çıkartılabilinir.
Türkiye'de askerin siyaset üzerindeki rolünü meşrulaştıran konuların başında bizim demokrasimizin sistemik olarak sakat kurulması geliyor. Demokrasi, oy çoğunluğuyla iktidara gelenlerin hiç denetimsiz dilediklerini yaptıkları rejimlerin adı değildir. Demokrasinin özü, iktidarın denetlenmesi ve dengelenmesidir. Mesele bu denetleme ve dengelemeyi kimin, hangi demokratik meşruiyetle yapacağı meselesidir.
Bizde denetleme ve dengeleme görevi hiçbir demokratik meşruiyeti olmayan, kendileri hiçbir zaman hesap vermeyen kurumlar tarafından yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı ve TSK bu kurumlardan bazıları.
Eğer siz Başbakan olarak kendi egonuzdan biraz vazgeçip sizi denetleyecek demokratik bir kurumun Anayasa'ya girmesini sağlarsanız, Türkiye demokratikleşme ve sivilleşme konusunda çok büyük bir adım atmış olur.
TSK'nın gündelik siyasetten uzaklaşması son tahlilde hem TSK'nın kendisi hem de bu ülke açısından çok olumlu olacaktır. Rejim üzerinde sanki her zaman bir TSK gölgesi varmış imajını ne Türkiye hak ediyor ne de TSK.
Türkiye'nin kişi başına 10 bin dolar hedefini yakalaması için demokrasisini geliştirip neredeyse kusursuz hale getirmesi, bunu da sivil yollarla yapması gerek. Yoksa, kör topal demokrasiyle 10 bin dolara varmak kolay değil.
Sayın Erdoğan, izninizle size yarın son bir mektup daha yazacağım.